O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Cô đặt chiếc mũ trên ghế một lần nữa bằng lửa.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Dala klobouk na židli opět u ohně.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Dala klobúk na stoličke opäť pri ohni.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Dia ditempatkan topi di kursi lagi dengan api.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Ea a pus pălăria pe scaun din nou de foc.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Ela colocou o chapéu na cadeira novamente pelo fogo.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Ella colocó el sombrero en la silla junto al fuego.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Elle a placé le chapeau sur la chaise à nouveau par le feu.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Ha messo il cappello sulla sedia di nuovo vicino al fuoco.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Hän sijoitti hattu tuolille jälleen nuotion.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Hon satte hatten på stolen igen vid elden.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.그녀는 화재로 다시 의자에 모자를 배 치.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Ő helyezte a kalapot a széken újra a tűz.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Ona postavil klobuk na stol spet ob ognju.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Położyła kapelusz na krześle ponownie przy ognisku.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Sie legte den Hut wieder auf den Stuhl am Feuer.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Έχει τοποθετηθεί το καπέλο στην καρέκλα και πάλι από την πυρκαγιά.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Вона поклала капелюх на стілець знову пожежа.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Она положила шляпу на стул снова пожар.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.Тя постави шапката отново на стола до огъня.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.وضعت قبعة على الكرسي مرة أخرى بسبب الحريق.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir."こと - "私は、先生を知っていなかった、"彼女は、始め、彼女は困惑停止。
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Dia melakukan tugas yang sangat sulit mendorong kursi ke jendela.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Ele assumiu a tarefa muito difícil de empurrando uma cadeira até a janela.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Él emprendió la difícil tarea de empujando una silla a la ventana.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.El şi-a asumat sarcina foarte dificil de împinge un scaun la fereastră.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Er übernahm die schwierige Aufgabe der schob einen Stuhl an das Fenster.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Ha intrapreso il difficile compito di spingendo una sedia alla finestra.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Han åtog sig den mycket svåra uppgiften att knuffande en stol över till fönstret.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Hän lupasi erittäin vaikea tehtävä shoving tuoli yli ikkunan.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Han påtog sig den meget vanskelige opgave med at skubbede en stol hen til vinduet.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Hij deed de toezegging de zeer moeilijke taak van het duwen een stoel naar het raam.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Il a entrepris la tâche très difficile de bousculer une chaise vers la fenêtre.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Lotil se zelo težko nalogo shoving stol k oknu.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Ông đã tiến hành các nhiệm vụ rất khó khăn xô đẩy một chiếc ghế vào cửa sổ.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Ő vállalta a nehéz feladatot tolta egy széket az ablakhoz.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Podjął bardzo trudne zadanie popychanie krzesło do okna.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Ten sa ujal veľmi náročná úloha strčí stoličku k oknu.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Ten se ujal velmi obtížný úkol strčí židli k oknu.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Ανέλαβε το πολύ δύσκολο έργο της shoving μια καρέκλα πάνω στο παράθυρο.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Він узяв на себе дуже важке завдання штовхаючи крісло до вікна.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Он взял на себя очень трудную задачу толкая кресло к окну.
O çok zor bir görev üstlendi. Pencerenin yanına bir sandalye tıkıyorum.Той предприе много трудна задача блъскане на един стол до прозореца.
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye."Có rất nhiều phòng!" Alice phẫn nộ, và cô ngồi xuống trong một lớn cánh tay ghế tại một đầu của bảng.
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye."Det finns gott om plats!", Sa Alice indignerat, och hon satte sig i en stor fåtölj i ena änden av bordet.
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye."Hay un montón de sitio!", Dijo Alicia indignada, y se sentó en un gran sillón en un extremo de la mesa.
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye."Jest mnóstwo miejsca!" Powiedziała Alice z oburzeniem, i usiadła w dużym fotel na jednym końcu stołu.
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye."Je tu veľa miesta!" Povedal rozhorčene Alice a posadila sa do veľkého kreslo na jednom konci stola.
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye.'충분해 있어요! "앨리스는 분개했다, 그리고 그녀는 대형에 앉아 테이블의 한쪽 끝에있는 팔 - 의자. '어떤 와인'은 월 헤어는 말했다
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye."On runsaasti tilaa!" Sanoi Alice vihaisesti, ja hän istui suuressa nojatuolin toisessa päässä pöytää.
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye."Rengeteg hely! Mondta méltatlankodva Alice, s leült egy nagy karosszékbe egyik végén az asztalra.
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye.'Tu je veliko prostora! "Je povedala Alice Ogorčeno, in je sedel v velikem naslonjač na enem koncu tabele.
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye."Има много място! - Каза Алис възмутено, и тя седна в голяма кресло в единия край на масата.
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye."Там багато місця! Обурено сказала Аліса, і вона сіла у великій крісло на одному кінці столу.
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye."Там много места! Возмущенно сказала Алиса, и она села в большой кресло на одном конце стола.
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye."יש המון מקום!" אמרה אליס בכעס, והיא התיישבה גדול הכורסא בקצה אחד של השולחן. "שתה קצת יין," אמר הארנביב ב
'Oda BOL!' Alice öfkeyle dedi ve o büyük bir oturdu masanın bir ucunda kol sandalye.テーブルの一方の端にアームチェア。 "いくつかのワインを持って、"三月うさぎの中で述べている トーンを奨励。
Oda, sandalyeler, odun.Olhem à volta da sala: cadeiras, madeira.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Acolo ea a fost, aşezat în acelaşi fotoliu, aspect mai masiv ca niciodată.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Była tam siedzi w tym samym fotelu, patrząc, jak ogromne jak nigdy dotąd.