Ana içeriğe geç
Sözlük

sandalye ile cümle

sandalye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Daar was ze, zittend in dezelfde arm-stoel, op zoek naar zo massief als altijd.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Där var hon, sitter i samma fåtölj, ser så stora som någonsin.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Da war sie, sitzen in den gleichen Sessel und schaute so massiv wie nie.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Der var hun, siddende i den samme arm-stol, ser så massiv som nogensinde.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Eccola lì, seduto nella stessa poltrona, guardando più massiccio che mai.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Elle était là, assis dans le même fauteuil, regardant aussi massive que jamais.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Hiện cô được, ngồi trong cùng một cánh tay ghế, nhìn lớn hơn bao giờ hết.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.I přehodil pár šaty a šel kolem mě palců Tam byla, seděl ve stejném křesle, vypadal stejně masivní jako dřív.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.그녀는 언제나처럼 거대한 찾고, 팔 - 의자 같은에 앉아 있었는데.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Ott volt, ült ugyanabban a karosszékben, akik a masszív, mint valaha.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Sanalah dia, duduk di lengan-kursi yang sama, tampak sama besar seperti sebelumnya.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Siinä hän oli istua samassa nojatuolin, näytti yhtä massiivinen kuin koskaan.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Tam bola, sedel v rovnakom kresle, vyzeral rovnako masívne ako predtým.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Tam je bila, kjer je sedel v isti naslonjač, ki je videti večjo maso kot vedno.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Εκεί ήταν, κάθεται στην ίδια πολυθρόνα, εξετάζοντας τόσο ογκώδες όσο ποτέ.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Там ее, сидя в том же кресле, глядя, как массовые, как никогда.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Там її, сидячи в тому ж кріслі, дивлячись, як масові, як ніколи.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.Там тя седеше в същото кресло, изглежда все по-масивна.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.هناك كانت ، ويجلس في نفس ذراع الكرسي ، يبحث ضخمة كما كان دائما.
O her zamanki gibi büyük görünümlü, aynı kol sandalyeye oturan vardı.唯一の違いは、彼女が行っていたとして、彼女は、歯を暴くということでした
Önerilen kemoterapiyi gördüm ve tekerlekli sandalye mahkum oldum.עשיתי את הכימותרפיה שהומלצה לי, קיבלתי כיסא גלגלים מתכוונן.
Önerilen kemoterapiyi gördüm ve tekerlekli sandalye mahkum oldum.リクライニング式車いすを買いました その車いすはモーターが付いていて 運転していろんなところに行けました
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorum1、2、3つの椅子に座っています 椅子と人間とは全く違いますが
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumAici în faţă am unu, doi, trei oameni stând pe una, două, trei scaune.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumAquí, en la parte del frente, tengo una, dos, tres personas sentadas en una, dos, tres sillas.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumDi depan sini, saya melihat satu, dua, tiga orang duduk di atas satu, dua, tiga kursi.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumHier vorne sind ein, zwei, drei Menschen auf ein, zwei, drei Stühlen.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumItt elől van egy, két, három ember akik az egy, két, három széken ülnek.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorum지금 여기 제 앞에 하나, 둘, 세명의 사람이 하나, 둘, 세개의 의자에 앉아 있지요.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumLà devant, il y a 1, 2, 3 personnes assises sur 1, 2, 3 chaises.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumMam tutaj 3 osoby siedzące na 3 krzesłach.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumQuì di fronte ho una, due, tre persone sedute su una, due, tre sedie.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumΕδώ μπροστά, έχω ένα, δύο, τρία άτομα που κάθονται σε μία, δύο, τρεις καρέκλες.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumЗдесь, в переднем ряду, есть один, два, три человека которые сидят на одном, двух, трех стульях.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumНа передніх рядах тут, я бачу одного, двох, трьох людей, що сидять у одному, двох, трьох кріслах.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumТук отпред седят един, двама, трима души, седнали на един, два, три стола.
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumיש כאן אחד, שניים, שלושה אנשים יושבים על אחד, שניים, שלושה כסאות
Ön tarafta bir,iki,üç tane sandalyeye oturmuş bir iki üç kişi görüyorumأمامي هنا، لدي واحد، إثنين، ثلاثة أشخاص جالسين فوق واحد، إثنين، ثلاثة كراسي.
Onun sandalye ve bir şişe zaman zaman, CLINK.자신의 의자와 병 가끔 돈.
Onun sandalye ve bir şişe zaman zaman, CLINK.la sua sedia e il tintinnio occasionale di una bottiglia.
Onun sandalye ve bir şişe zaman zaman, CLINK.له كرسي وصلصلة عرضية من زجاجة.
Onun sandalye ve bir şişe zaman zaman, CLINK.それはすべて終わった、見知らぬ人には仕事を再開していた。
O oda yine sessiz kaldı döndüğünde hafif krepitasyon Onun sandalye ve bir şişe zaman zaman, CLINK.Když se vrátila v místnosti bylo ticho opět s výjimkou slabé praskání of židli a občasné cinkání lahví.
O oda yine sessiz kaldı döndüğünde hafif krepitasyon Onun sandalye ve bir şişe zaman zaman, CLINK.Keď sa vrátila v miestnosti bolo ticho opäť s výnimkou slabé praskanie of stoličku a občasné cinkanie fliaš.
O oda yine sessiz kaldı döndüğünde hafif krepitasyon Onun sandalye ve bir şişe zaman zaman, CLINK.Ketika ia kembali ruangan itu terdiam lagi, kecuali untuk kertak samar his kursi dan sesekali denting botol.
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz?Bạn có thấy chiếc ghế kia?
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz?Seht ihr diesen Stuhl da?
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz? Turuncu olanını ? 1940'ta yapılmış organik sandalye.저기 오랜지색 의지가 보이나요? 저 의자는 1940년에 만들어진 유기농 의자입니다.
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz? Turuncu olanını ? 1940'ta yapılmış organik sandalye.אתם רואים את הכיסא שם? הכתום? זהו הכיסא האורגני.
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz? Turuncu olanını ? 1940'ta yapılmış organik sandalye.اترون الكرسي هناك؟الكرسي البرتقالي؟انه الكرسي العضوي 1940
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz? Turuncu olanını ? 1940'ta yapılmış organik sandalye.チャールズはその椅子を作ると同時に
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz? Turuncu olanını ?Widzicie to pomarańczowe krzesło?
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz?Vedete quella sedia?
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz?Vedeți acel scaun acolo?
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz?¿Ves esa silla de ahí?
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz?Vous voyez ce fauteuil là-bas?
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz?Zie je die stoel daar?
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz?Видите это кресло? Оранжевое?
Oradaki sandalyeyi görüyor musunuz?Виждате ли онзи стол там?
Oraya değil! Ateş etmek için sandalyelere çıkmamız gerekir!Museli bychot stát na židli aby se přes to dalo střílet!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sandalye ile cümle - Sayfa 49 - sandalye kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App