Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Виждам как инвалидни колички се купуват и продават досущ като употребяваните коли.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Инвалидные коляски покупают и продают словно поддержанные автомобили.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.של מערכת המזון הנוכחית על שכונתכם? אני רואה כסאות גלגלים שנרכשים ונמכרים
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.أنا أرى كراسي متحركة تشترى وتباع كالسيارات المستخدمة.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.我見到輪椅好似二手車咁普通咁買賣
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.車いすが まるで中古車のように 売り買いされ 透析センターが スターバックスのように 街角に出現する
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.Deci dacă priviţi acest scaun pe măsură ce mă înclin, tetiera se ridică pentru a-mi susține gâtul.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.De modo que si observan esta silla mientras me reclino, el descansacabeza se eleva hasta encontrar mi cuello.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.Jeśli więc popatrzycie na to krzesło podczas wychylania, zagłówek porusza się za moją szyją.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.이제 이 의자를 보면 제가 기댈 때, 머리 받침이 올라오면서 목을 받치게 됩니다.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.Nếu bạn quan sát chiếc ghế này khi tôi ngả ra, cái tựa đầu vực lên chạm tới phần gáy tôi.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.Quindi se guardate questa sedia mentre la inclino, il poggiatesta viene su per andare incontro al mio collo.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.Αν προσέξετε αυτή την καρέκλα καθώς ανακλίνομαι, το προσκέφαλο ανεβαίνει για να συναντήσει τον αυχένα.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.Ако наблюдавате този стол, докато се облягам, облегалката за глава се вдига, за да посрещне врата ми.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.В этом кресле, когда я откидываюсь, подголовник как раз оказывается под шеей.
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.אז אם אתם מסתכלים על הכסא הזה כשאני נשען, המשענת עולה למעלה בכדי להחזיק את הצוואר שלי
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.فعندما تنظر إلى هذا المقعد عندما اتكئ للخلف , يصعد مسند الرأس ليقابل رقبتي
Ben yasladıkça bu sandalyeye bakarsanız başlık yukarı boynumla birleşmeye geliyor.リクライニングするにつれてヘッドレストが 持ち上がり首をサポートしていますね 理想としては頭蓋骨全体を
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Einer hat einen Stuhl entworfen, der twittert, wenn jemand pupst.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar. (Gülüşmeler)2009年にGizmodoは
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar. (Gülüşmeler)وهناك شخص صنع كرسيا يقوم بإرسال رسالة إلى تويتر عندما يطلق شخص ما الغازات.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Há quem tenha feito uma cadeira que envia um "tweet" quando alguém dá um traque.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Iemand maakte een stoel die twittert als iemand een scheet laat.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.누군가 방귀를 끼면 재잘거리는 의자도 만들 수 있어요.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Một người khác đã làm chiếc ghế mà kêu lên mỗi khi có ai đó "xì bom".
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Nebo tato židle posílá Twitter zprávy, když si na ní někdo prdne.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Niekto napríklad vyrobil stoličku, ktorá twittuje, keď si na nej niekto prdne.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.O bien, alguien creó una silla que tuitea cuando alguien se tira un pedo.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Powstało krzesło, które tweetuje, gdy ktoś puści bąka.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Qualcuno ha fatto una sedia che twitta quando qualcuno scoreggia.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Vagy, valaki készített egy széket, ami twittel, ha valaki fingik.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.Есть даже стул, сообщающий в Twitter, когда кто-то пукает.
Birisi osurduğunda tweet atan bir sandalye de yapmışlar.שמצייץ כאשר מישהו מפליץ.
Bir sandalyede oturuyorum.Egy széken ülök.
Bir sandalyede oturuyorum.Estou sentado numa cadeira.
- Bir sandalye alın efendim.Hier, ga zitten.
- Bir sandalye alın efendim.- Sæt Dem endelig ned.
- Bir sandalye alın efendim. - Sağol, Smith.Duduklah./ Terima kasih, Smith.
- Bir sandalye alın efendim. - Sağol, Smith.- Siéntese Sr. - Gracias, señor Smith.
- Bir sandalye alın efendim. - Sağol, Smith..תפוס מקום .'תודה, סמית -
- Bir sandalye alın efendim. - Sağol, Smith.تفضل سيدي - (شكرا لك ، (سميث -
- Bir sandalye alın efendim.- Slå dig ner.
- Bir sandalye alın efendim.- Ülj ide.
- Bir sandalye alın efendim.- Καθόμαστε...
- Bir sandalye alın efendim.Седнете сър.
- Bir sandalye alın efendim.- Седни накрая.
Bir sandalyede oturuyorum.Ich sitze auf einem Sitz.
Bir sandalyede oturuyorum.Ik zit op mijn bank.
Bir sandalyede oturuyorum.Je suis assis sur une chaise.
Bir sandalyede oturuyorum.Khi tôi đang ngồi trên một cái ghế.
Bir sandalyede oturuyorum.저는 의자에 앉아있습니다.
Bir sandalyede oturuyorum.Saya duduk di kursi.
Bir sandalyede oturuyorum.Sedím na židli.
Bir sandalyede oturuyorum.Siedzę na krześle.
Bir sandalyede oturuyorum.Sono seduto su una sedia.
Bir sandalyede oturuyorum.Stau pe un scaun.
Bir sandalyede oturuyorum.Κάθομαι σε μια καρέκλα.
Bir sandalyede oturuyorum.Когато седя в стол.
Bir sandalyede oturuyorum.Я сидів на стулі.
Bir sandalyede oturuyorum.Я сижу на стуле.