Bu sandalyeyi ben yaptım.Yo hice esta silla.
O, sandalyede oturdu.Se sentó en la silla.
Bu sandalyeyi seviyorum.Me encanta esta silla.
Başka bir sandalye al.Coge otra silla.
Odanın sadece bir yatağı, bir masası ve bir sandalyesi vardı.La habitación solo tenía una cama, una mesa y una silla.
Benim sandalyemde oturuyorsun.Estás sentado en mi silla.
Üç sandalyeye daha ihtiyacımız var.Necesitamos tres sillas más.
Bu sandalyeler yolda duruyor.Estas sillas están en medio.
Bu benim sandalyem.Esta es mi silla.
Sandalyeye çıkmam gerekecek.Tendré que subirme a una silla.
Sandalyenin bir ayağı kırık.La silla tiene una pata rota.
Bir sınıfta belli sayıda sandalye vardır.En una clase hay un determinado número de asientos.
Sandalyemi alırken ilk defa onu yakından inceledim, oturduğum zaman sağlam bir fikrim vardı."Yo, ciertamente, seguía estirado sobre mi vientre, y toqué con la frente el suelo en su presencia.
Sandalye parçalanır.La silla rota.
1899 - Martha Place, elektrikli sandalye ile idam edilen ilk kadın oldu.1899: Martha M. Place se convierte en la primera mujer en ser ajusticiada en la silla eléctrica.
Bremen eyalet parlamentosunda sekiz sandalye kazandı.El partido de Bird perdió ocho escaños del Parlamento.
Şarkının teması elektrikli sandalyede idam edilecek bir adamın hikâyesi üzerine kuruludur.La letra narra en primera persona la historia de un hombre condenado a morir en la silla eléctrica.
4 sandalye Rom, Aşkali ve Mısırlı temsilcileri içindir.4 asientos para representantes de romaníes y Ashkalíes y egipcios balcánicos.
1890 - Elektrikli sandalyenin ilk kullanımı New York'taki Auburn hapishanesinde gerçekleşti.1890: en Auburn (Nueva York) se realiza la primera ejecución en la silla eléctrica de la historia.
Tekerlekli sandalyededir.Anda en silla de ruedas.
Boş sandalyeler ise, en fazla oy artığı bulunan listelere ilave edilir.Acá se presentan aquellos que obtuvieron la mayor votación por cada lista.
Kosova Meclisi 120 sandalyeye sahip bir meclistir.El parlamento de Israel, el Knesset, tiene 120 escaños.
Harold Wilson'ın liderliğindeki İşçi Partisi yalnızca 3 sandalye farkla çoğunluğunu kazandı.La Liga Awami obtuvo casi todos los escaños menos 7.
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Ahora, debe desaparecer para acabar con la cadena de odio.
2010 genel seçimlerinde 24 sandalye kazanarak üçüncü büyük parti oldu.En las elecciones generales de 2010 ganó 24 escaños, por lo que fue el tercer partido más grande.
Senatonun 40 sandalyesi bulunmaktadır.El Senado cuenta con 40 senadores estatales.
Daha sonra onu bir sandalyeye bağlar.Le dejan entrar pero le atan a una silla.
Oyuncular müzik çalarken sandalyelerin çevresinde müziğin ritmine uyarak yürürler.Cuando empiece a sonar la música, los jugadores deben girar alrededor de las sillas siguiendo el ritmo.
(Ayakta kalan yoktur) Hiçbir öğrenci birden fazla sandalye işgal etmemektedir.Ningún corredor ha sido capaz de imponerse en más de una ocasión.
Odada herkesin oturmasına yetecek kadar sandalye bulunmalıdır.Cualquier invitado adicional tenía que sentarse en una silla.
Gelin bir sandalyeye oturur ve etrafında çember oluşturulur.Aparece representado de cuerpo entero y sentado sobre un sillón.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.En la cámara había dos sillas, un dosel, una cama y una silla de manos.
1 sandalye Goralı temsilcileri içindir.Sección dedicada a Los Rápidos.
Ulusal Meclis toplamda 118 sandalyeye sahiptir ve vekiller beş yıllık bir süre için görev almaktadırlar.La Asamblea nacional tiene 83 representantes y el período legislativo dura cinco años.
Muhafazakarlar 2010 seçimlerinde en çok sandalye kazanan parti olmuş ancak mutlak çoğunluğu sağlayamamıştır.El Partido Conservador de David Cameron ganó las elecciones de 2010, aunque sin llegar a la mayoría absoluta.
Daha sonra parti grubuna 10 sandalye daha katılmıştır.Posteriormente, se unieron diez escaños más a la formación.
O, sandalyede oturdu.Si sedette sulla sedia.
Kedi bir sandalyede uyuyor.Il gatto sta dormendo su una sedia.
O bir sandalyedir.Quella è una sedia.
Meclis, 217 sandalyeden oluşuyor.L'assemblea è costituita da 217 seggi.
Daha sonra onu bir sandalyeye bağlar.Lo fanno sedere su una sedia.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Altri due seggi andarono a candidati indipendenti.
2013 yılında Pakistan'da parlamento seçimleri zamanı partisi ulusal mecliste 35 sandalye kazandı.Cinque anni più tardi, nel 2013, il suo partito ottenne 35 seggi nell'Assemblea Nazionale del Pakistan.
Bremen eyalet parlamentosunda sekiz sandalye kazandı.Anche a Brema aveva una rappresentanza di otto seggi nel Parlamento.
Yine 1960'ta milletvekili seçildi ve Ulusal Mücadele Cephesi, Lübnan hükümetinde on bir sandalye kazandı.Quell'anno stesso fu rieletto deputato e l'FLN ottenne undici seggi in seno al parlamento libanese.
Liste, beş sandalye kazandı fakat 1930 yılında yasaklandı.Difese il titolo per cinque volte prima di essere sconfitto nel 2000.
1995 yılında geçirdiği bir kazanın ardından tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamak zorunda kalmıştır.Dal 2005, in seguito a un incidente automobilistico, si muove su una sedia a rotelle.
Ulusal mecliste bulunan 118 sandalyenin üyeleri beş yıllık süre için seçilmektedir.Inoltre, 118 alti funzionari del partito sono stati banditi dalla politica per cinque anni.
Bu odada hiç sandalye yok.В этой комнате нет стульев.
Bu sandalye hafif.Этот стул лёгкий.
Bu masadır, ve şu da sandalyedir.Это стол, а то стул.
Annesi Ali'yi mama sandalyesine oturtup yemeğini yedirdi.Мать посадила Али на детский стульчик для кормления и покормила его.
Şarkının teması elektrikli sandalyede idam edilecek bir adamın hikâyesi üzerine kuruludur.Песня рассказывает историю о человеке, приговорённом к казни на электрическом стуле.
Odada herkesin oturmasına yetecek kadar sandalye bulunmalıdır.Стул в такой комнате вполне сгодится для сидения на нём.
Çift elektrikli sandalyede idam edildi.Казнена на электрическом стуле.
Salonlarından birinde 5.000 sandalye bulunmaktadır.На трибунах установлено 5000 сидений.
Daha sonra onu bir sandalyeye bağlar.Там его привязывают к стулу.
Senatonun 40 sandalyesi bulunmaktadır.В сенате 47 мест.
Toplam 283 aday 125 sandalyeli meclise girebilmek için yarıştı.Всего было зарегистрировано 283 кандидатов на 125 мест парламента.
Tabloda sandalyenin üzerinde bir pipo ve bir torba pipo tütünü görülmektedir.На сиденье можно заметить пачку сигарет Camel и сумку с косметичкой.