Ana içeriğe geç
Sözlük

sandalye ile cümle

sandalye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca, Schleswig-Flensburg'da 6, Nordfriesland'da 4 sandalye elde edildi.Küblböck bekommt sechs Punkte in Flensburg.
1997'de oyların %1'i ile bir sandalye kazandı ise de, bir sonraki seçimlerde yine parlamento dışı kaldı.1997 gewann sie mit 1 % der Stimmen einen Sitz, vier Jahre später verfehlte sie wieder mit 1 % den Einzug.
Diğer muhalefet ise yalnızca 14 sandalye kazanabildi.Von den vorherigen 13 Begegnungen konnte Deutschland nur zwei Spiele gewinnen.
2012'de yapılan son parlamento seçimlerinde 12 sandalyenin sahibi olmuşlardır.Bei den Parlamentswahlen 2012 bekam AN sieben Plätze.
Şu anda, Senato 81 sandalye içeriyor.Die People’s Action Party erreichte dabei 81 Sitze.
Çoğunluk için ise 238 sandalye gerekmektedir.Die neue Version sollte nur noch 234 Sitze haben.
1995 yılında geçirdiği bir kazanın ardından tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamak zorunda kalmıştır.Seit einem Unfall im Jahr 1971 war sie auf den Rollstuhl angewiesen.
2001 seçimlerinde % 17.1 oy alan koalisyon böylece parlamentodaki 240 sandalyeden 48'ine sahip oldu.Die Koalition für Bulgarien gewann bei den Wahlen 2001 17,1 % der Stimmen und 48 von 240 Sitzen.
2009 seçimlerinde, Selahaddin ilinde 28 sandalyeden ikisini almıştır.2004 entschied sie zwei von 28 Wahlkreisen in Karnataka für sich.
Köpek sandalyenin üzerine çıktı ve hareket etmeden beş dakika durdu.Un chien sauta sur la chaise et resta immobile pendant cinq minutes.
Lütfen, bir sandalye alın ve bizimle oynayın.S'il vous plaît, prenez une chaise et venez jouer avec nous.
İki ya da üç tane daha sandalye getir.Apporte 2 ou 3 chaises supplémentaires.
Sandalyeyi biraz oynatabilir misiniz?Pourriez-vous bouger un peu la chaise ?
Tom en üst rafa ulaşmak için bir sandalyeye çıktı.Tom grimpa sur une chaise pour atteindre la plus haute étagère.
Bu sınıfta yirmi dört sandalyemiz var.Nous avons vingt-quatre chaises dans cette salle de classe.
Öğretmen sandalyesinde oturuyordu.L'enseignant était assis sur la chaise.
1890 - Elektrikli sandalyenin ilk kullanımı New York'taki Auburn hapishanesinde gerçekleşti.1890 : première exécution par chaise électrique à la prison d'Auburn, de New York.
Mahkûm zehirli iğne veya elektrikli sandalye arasında seçim yapabilir.Les condamnés peuvent choisir entre l'injection létale et la chaise électrique.
En çok üyeye 20 sandalye ile Demokratik Seferberlik sahip oldu.Cela lui offrit le gouvernement avec une majorité de 20 sièges.
Meclis, 217 sandalyeden oluşuyor.Le club est composé de 217 adhérents.
Locke inmek için tekerlekli sandalyesini bekler.Locke tourne la roue.
TLC için ikisi arasında sandalye maçı ayarlandı.Il annonce un match entre eux deux, à TLC.
Tekerlekli sandalyededir.Le Fauteuil à roulettes.
Augustus Hill, yakalanırken sakat kalır ve cezaevinde tekerlekli sandalye ile dolaşır.Augustus Hill est un prisonnier en fauteuil roulant.
İnfazı, ayağı kırık olduğu için sandalye üzerinde oturur vaziyette gerçekleştirildi.Elle se retrouve en chaise roulante car sa jambe est cassée.
Daha sonra onu bir sandalyeye bağlar.Il le fait attacher à sa chaise.
1915'te ciddi bir sakatlığın 10 yıl ardından, ayağı kesildi ve tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kaldı.En 1955, à la suite d'une attaque, il doit se résoudre à utiliser un fauteuil roulant.
P(sandalyelereErişim) # Uyandım - uygun sandalye sayısını değiştir.(Visual Interface) vim : voir vi (VI aMélioré, ou VI iMproved). cd : change le répertoire courant.
Kent meclisi 78 sandalyeye sahiptir.L'assemblée compte 78 sièges.
İşçi partisi ise 32 sandalyeyle ikinci sırada yer aldı.Ils remportent la deuxième place avec 73 points.
Ama sandalye insanın düşmesini engelleyen bir dış kuvvet uygulamaktadır.Mais la chaise lui applique une force externe sous les fesses, qui l'empêche de suivre cette tendance.
Belediye meclisinde 1 sandalye kazandı.Il a obtenu 1 siège à la Chambre des députés.
2001 seçimlerinde % 17.1 oy alan koalisyon böylece parlamentodaki 240 sandalyeden 48'ine sahip oldu.En 2001, la coalition a remporté 17,1 % des voix, lui permettant d’occuper 48 des 240 sièges au Parlement.
Çift elektrikli sandalyede idam edildi.Six membres de la mission sont exécutés sur la chaise électrique.
Bir sandalyeye bağlandı ve vurularak idam edildi.Il est emmené devant un peloton d'exécution et fusillé.
Senatonun 40 sandalyesi bulunmaktadır.Le Sénat comporte 47 sièges.
Bunun sonucunda tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı.Il a finalement été cloué sur un fauteuil roulant.
Bununla birlikte, 2010 ABD nüfus sayımı, eyaletin oy hakkını yine 53 sandalyede tuttu.Depuis le recensement de 2010, la Californie dispose de 53 élus à la Chambre des représentants des États-Unis.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Un candidat indépendant obtient également un siège.
Muhafazakarlar 2010 seçimlerinde en çok sandalye kazanan parti olmuş ancak mutlak çoğunluğu sağlayamamıştır.Le Parti conservateur est arrivé en tête lors des élections de 2010, sans toutefois remporter de majorité.
Sandalyeyi kapan kazanır.Prenez donc une chaise.
Bu üye sandalyeleri içinden 100 tanesi seçimle belirlenmektedir.Dix sept sièges sont ainsi en jeu lors de ces élections.
Bazı yerlerde aynı hat üzerinde hem sandalyeler hem de kabinler yer alabilmektedir.Le principe consiste à placer sur une même ligne à la fois des sièges et des cabines fermées.
Sandalye, oturmak için kullanılan bir eşyadır.Une chaise de bureau est un type de chaise qui est conçu pour une utilisation dans un bureau.
Bir sınıfta belli sayıda sandalye vardır.La CLASSE a plusieurs instances.
Tam bu esnada Carter yaratığın önüne bir sandalye tutarak yaratığın içine hapsolmasını sağlıyor.Carter finit par réussir à l'emprisonner dans une chaise qu'il brise.
1599) 1890 - William Kemmler, Amerikalı suçlu katil (elektrikli sandalye ile idam edilen ilk kişi) (d.1890 : William Kemmler, premier détenu exécuté par la chaise électrique (° 9 mai 1860).
Sandalye kapıdan uzak.La silla está lejos de la puerta.
Bu sandalye oldukça küçüktür.Esta silla es demasiado pequeña.
Bu sandalye plastikten yapılmıştır.Esta silla está hecha de plástico.
Herkes için yeterli sandalye var mı?¿Hay sillas suficientes para todos?
Kedi sandalyenin altındadır.El gato está bajo la silla.
O, oğluna bir sandalye yaptı.Él le hizo una silla a su hijo.
Dedemin tekerlekli sandalyesini gördün mü?¿Viste la silla de ruedas del abuelo?
Sandalyeler tahtadan yapılmış.Las sillas están hechas de madera.
O, sandalyenin altında.Está debajo de la mesa.
Şu sandalyeler yolu kapatıyor.Esas sillas están en el camino.
Öğretmen sandalyeye oturdu.El profesor se sentó en la silla.
Lütfen bu sandalyede oturun.Por favor, siéntese en esta silla.
Lütfen ceketini sandalyenin üstüne koy.Por favor pon tu chaqueta encima de la silla.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod