1825 yılında tüccar Peter Dillon, Erromango adasında sandal ağacı varlığını keşfetti.Obchodník Peter Dillon v roce 1825 objevil na ostrově Erromango zdroje santalového dřeva.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Křesla v těchto departementech se rozdělují D'Hondtovou metodou.
Geta (下駄) yukata ile birlikte erkek ve kadınlar tarafından giyilen sandaletlerdir.Geta (下駄) jsou dřeváky, které nosí ženy i muži společně s jukata.
Katıldıktan hemen sonra örgütün icra komitesindeki 105 sandalyenin 33ü El Fetih’e verildi.Okamžitě mu bylo přiděleno 33 ze 105 křesel ve výkonném výboru OOP.
Sandalye, oturmak için kullanılan bir eşyadır.Křeslo je druh sedacího nábytku, který slouží k odpočinku.
175–176 National Gallery'de Van Gogh'un Sandalyesi175-176 Národní shromáždění.
Parti 2011 seçimlerinde bir yerel sandalye almıştır.V říjnových volbách roku 1991 získal křeslo v Národním shromáždění.
Jerry plaj sandalyesine oturmuş rahalıtlıyordur.Jerry umírá téměř pokojně na lavičce.
Dönmeden önce de, sandalet ve kılıcını dev bir kayanın altına bırakır.Následně odchází a ještě u skalnatého převisu zahodí druhou polovinu legendárního meče.
Ulusal Liste 1969 seçimlerinde 4 sandalye kazandı.Ta v volbách v roce 1969 získala čtyři křesla v Knesetu.
Daha sonra parti grubuna 10 sandalye daha katılmıştır.Ke skupině se později připojilo dalších 70 rodin.
2008 Mart seçimlerinde Temsilciler Kongresi'nde 10 sandalye kazandı.V březnu 2010 získali zelení ve volbách 5 křesel v senátu.
Ulusal Meclis toplamda 118 sandalyeye sahiptir ve vekiller beş yıllık bir süre için görev almaktadırlar.Jednokomorový parlament (Národní shromáždění) má 131 křesel a je volen na 5 let.
Bir sandalyeye bağlandı ve vurularak idam edildi.Byl přivázán k dělu a zastřelen.
Güç dengesi 64 sandalye ile ultramilliyetçi Rusya Liberal Demokrat Partisi'ne kalmıştır.Výrazně si polepšila Strana pro svobodu a Demokraté 66.
VVD, 41 sandalyeyle en büyük parti olarak kaldı.V nejvyšší české lize nastoupil ve 47 utkáních.
Eskiden Siam kentinin yarısı bambu sandalların üzerinde suda yüzen evlerden oluşurdu.Ve středověkém Japonsku se luky vyráběly z bambusových stromků.
Parti 2012'de kurulduktan sonra, Ekim 2014 parlamento seçimlerinde çok sayıda sandalye kazandı.Strana se však před parlamentními volbami v roce 2006 potýkala s mnoha aférami.
Sandalye sadece mahkûmun oturması içindir.Stadion má místa pouze k sezení.
Tekerlikli sandalye veya protez kullanan katılımcılar için de etkinlikler bulunmaktaydı.Osvědčily se též masáže revmatismem postižených svalů nebo kloubů s přídavkem vratiče.
Buna rağmen programı aksatmayıp kalan beş temsili tekerlekli sandalyede oynadı.Dalších pět plánovaných repríz zazpívala na kolečkovém křesle.
Öneri, Sandal Bedesteni'ni metro istasyonu olarak gösteriyordu.Turné zahrnovalo kapelu Metro Station jako předskokany.
2 sandalye Türk temsilcileri içindir.2 locuri pentru turci.
2002 parlamento seçiminde, parti 610,461 oy aldı (8.2%, 47 sandalye).La alegerile parlamentare din anul 2002, partidul a obținut 610 461 de voturi (8.2 %, 47 locuri).
Sandalye parçalanır.Scaunul Rupea.
Geta (下駄) yukata ile birlikte erkek ve kadınlar tarafından giyilen sandaletlerdir.Yukata este purtată atât de bărbați cât și de femei.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Alocarea mandatelor în cadrul circumscripției naționale, prin metoda d'Hondt.
Bir sandalyeye bağlandı ve vurularak idam edildi.A fost condamnat la moarte de o curte marțială și a fost executat prin împușcare.
1977'de tekerlekli sandalye ile hayatını devam ettiriyordu.În 1977 avea deja dificultăți în comunicare și se deplasa într-un scaun cu rotile.
Etkinliğin konsepti olarak maçlarda masa, merdiven ve sandalye kullanılması serbest olmuştur.Conceptul acestui PPV este ca principale lupte să fie meciuri cu scări, mese și scaune.
Salonlarından birinde 5.000 sandalye bulunmaktadır.Are o capacitate de 5.000 de locuri, toate pe scaune.
Kedi sandalyenin altındadır.Pisica este sub scaun.
Sandalyenin altındaki eldivenleri buldum.Am găsit mănușile care erau sub scaun.
Sandalyenin altında uzaktan kumanda var.Sub scaun este o telecomandă.
Sandalye kimin?Al cui e scaunul?
Meclis, 217 sandalyeden oluşuyor.A szenátus 270 főből áll.
Gana 230 sandalyeli bir parlamentoya sahiptir.A parlament egykamarás, amelyben 230 képviselő foglal helyet.
Gine meclisi toplamda 114 sandalyeye sahiptir.A népi gyűlésben 114 képviselő ül.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Azon a napon hivatalosak a nagyi születésnapjára.
Sandalyeyi kapan kazanır.Székhelye Nyercsinszk.
Sandalyesinde dönüp yere düştüğü yer, birçok insanın favori sahnesi olmuştur.Barátaival sokszor mentek hegyet mászni, ez volt a kedvenc sportjuk.
Çift elektrikli sandalyede idam edildi.Villamosszékben végezték ki.
Tekerlekli sandalyeye mahkum olur.Így kerekesszékbe kényszerült.
Suriye Halk Konseyi'nde 169 sandalyeye sahip olmuştur.Connecticut 169 önkormányzati jogú várossal rendelkezik.
Tekerlekli sandalyededir.Székhelye Oktyabrszkoje.
Sandal ağacı üzerinde oturarak mutluyum ben.Szívesen tartózkodik a fák felső lombkoronaszintjén.
Bunun sonucunda tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı.A stroke következményeképpen kerekesszékhez volt kötve.
Adadan önce 4 yıl tekerlekli sandalyede felçli olarak yaşamıştır.Henry azt állítja, hogy négy hónappal ezelőtt került a szigetre.
Şu anda, Senato 81 sandalye içeriyor.A nagykoalíciós kormánynak így összesen 18 hellyel rendelkezett a 31-ből.
Barak'ın partisi Knesset'te 26 sandalyeyle en büyük partiyi oluşturmaktaydı.Összesen negyvenegy ülésen elnökölt a Bánffy-kormány fennállásának legkritikusabb szakaszában.
Küçük çocuk bir gün sandal ile karşı kıyıya geçer.Következő nap a fiatalasszony vízért megy a partra.
Maç sırasında Strowman, yanlışlıkla Kane'e sandalyeyle vurdu.A dulakodás közben Hadházynak felborult a széke.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Bútorzatuk egy asztal, két lóca, egy szék s egy ágy volt.
2 sandalye Türk temsilcileri içindir.A parlamentben 24 helyet a török ciprióták számára tartanak fenn.
Odada herkesin oturmasına yetecek kadar sandalye bulunmalıdır.A teremben a csapatok egy helyre ülnek.
Blanche 27 yıl önce geçirdiği otomobil kazası sonucunda sakat kalmış ve tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuştur.Ringót 4 éve elütötte egy autó és tolószékbe kényszerült.
Bu sandalyeyi ben yaptım.Ezt a széket én készítettem.
Bu sandalye rahat değil.Ez a szék nem kényelmes.
Çocukken bacakları işlevini yitirmeye başladı ve şimdi tekerlekli sandalye kullanıyor.Lapsena hän alkoi menettää jalkojensa toiminnon ja joutuu käyttämään pyörätuolia.
Sandalye, oturmak için kullanılan bir eşyadır.Istuin on istumiseen tarkoitettu väline.