Odada herkesin oturmasına yetecek kadar sandalye bulunmalıdır.Penkki on monen istuttava istuin.
2002 parlamento seçiminde, parti 610,461 oy aldı (8.2%, 47 sandalye).Vuoden 2002 parlamenttivaaleissa puolue sai 610 461 ääntä (8,2 %, 47 paikkaa).
Çift elektrikli sandalyede idam edildi.Heidät teloitettiin sähkötuolissa.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Edustajat valitaan puolueiden pitkiltä listoilta suhteellisella vaalitavalla d'Hondtin menetelmällä.
Tekerlekli sandalyededir.Pyörätuolit Respecta.
Bir gitaristtir ve paraplejik manuel tekerlekli sandalye kullanmaktadır.Kevin McHale) on kitaristi ja parapleegikon käsikäyttöisen pyörätuolin käyttäjä.
Çoğunluk için ise 238 sandalye gerekmektedir.Kirkossa on istumapaikat 280 henkilölle.
Locke inmek için tekerlekli sandalyesini bekler.Paljastuu, että Locke on pyörätuolissa.
Muhafazakarlar 2010 seçimlerinde en çok sandalye kazanan parti olmuş ancak mutlak çoğunluğu sağlayamamıştır.Vuoden 2010 parlamenttivaaleissa konservatiivit saivat eniten paikkoja mutta eivät määräenemmistöä.
İki parti beraber beş sandalye kazanmıştır.Hänelle kertyi molemmissa turnauksissa viisi ottelua.
Sandalyelerin sayısı oyuncuların sayısından her zaman bir eksiktir.Tuoleja tulee olla koko ajan yksi vähemmän kuin leikkiin osallistuvia.
1899 - Martha Place, elektrikli sandalye ile idam edilen ilk kadın oldu.20. maaliskuuta – Martha M. Placesta tuli ensimmäinen sähkötuolissa teloitettu nainen.
Şu anda, Senato 81 sandalye içeriyor.Provinsseja on 81 kappaletta.
Styles da onlara sandalyeyle vurdu.Tällöin Ellefson myös potkaisi tuolin lavalta.
1890 - Elektrikli sandalyenin ilk kullanımı New York'taki Auburn hapishanesinde gerçekleşti.1890 – New Yorkissa suoritettiin ensimmäinen teloitus sähkötuolissa.
Tekerlekli sandalye tenisi standart tenis kortunda, özel tekerlekli sandalyeler ile yapılan bir spor dalıdır.Pyörätuolitennis on tenniksen pohjalta kehitetty vammaisurheilulaji, jota pelataan pyörätuolissa istuen.
Bu durumda portakal kasası aslında soyut olarak bir sandalyedir.Mahalaukku on itse asiassa ruoansulatuskanavan pullistuma.
1 Ekim 2006 seçimlerinde de parti parlamentoda 13 sandalye kazandı.1. lokakuuta 2006 pidetyissä vaaleissa edustajainhuoneeseen valittiin edustajia 12 puolueesta.
Ligde, 10 tekerlekli sandalye basketbol takımı bulunmaktadır.Ratkaisu: Säkissä on siis yhteensä kymmenen palloa.
Gana 230 sandalyeli bir parlamentoya sahiptir.Puolue sai valtiopäivävaaleissa 230 edustajaa valtiopäiville.
Ama sandalye insanın düşmesini engelleyen bir dış kuvvet uygulamaktadır.Αλλά η καρέκλα εφαρμόζει μια εξωτερική δύναμη προς τα πάνω εμποδίζοντας το άτομο να πέσει.
2 sandalye Türk temsilcileri içindir.2 έδρες για τους Τούρκους.
Daha sonra parti grubuna 10 sandalye daha katılmıştır.Μετά στο κόμμα δόθηκαν και άλλες 10 έδρες.
Tabloda sandalyenin üzerinde bir pipo ve bir torba pipo tütünü görülmektedir.Πάνω στο κάθισμα της καρέκλας υπάρχει μια διακοσμημένη πίπα και μια σακούλα καπνού πίπας.
4 sandalye Rom, Aşkali ve Mısırlı temsilcileri içindir.4 έδρες για τους εκπροσώπους των Ρομά, Ασκαλιού και Αιγύπτιων.
Kent meclisi 78 sandalyeye sahiptir.Το Κοινοβούλιο της Σιγκαπούρης απαρτίζεται από 87 έδρες.
1 sandalye Goralı temsilcileri içindir.1 έδρα για τους Γκοράνι.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.1 έδρα καταλαμβάνεται από ανεξάρτητο υποψήφιο.
Son üç azınlık dini resmen tanınmış ve korunmuş ve İran parlamentosunda sandalyeleri bulunmaktadır.Οι τέσσερεις τελευταίες αναγνωρίζονται επίσημα ως μειονότητες και κατέχουν έδρες στο Κοινοβούλιο.
Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur.Το βασικό είδος τραπεζιού είναι τυπικά συνδυασμένο με καρέκλες.
VVD, 41 sandalyeyle en büyük parti olarak kaldı.Το Κόμμα Τζατίγια είναι το κύριο κόμμα της αντιπολίτευσης με 42 έδρες.
Sandalyeler, masalar, her şey kırıldı.Υφάσματα, τουαλέτες, πατρόν, αρχεία όλα καταστράφηκαν.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Έλαβαν μέρος στην εορτή των γενεθλίων του.
Sandalyeler de, milli seçim birimine göre dağıtılır.Οι έδρες της Βουλής κατανέμονται μεταξύ των πολιτειών κατά πληθυσμό.
Söz konusu 120 sandalye, dört yılda bir gerçekleştirilen seçimler ile belirlenir.Η Βουλή των Αντιπροσώπων έχει 120 μέλη, τα οποία εκλέγονται για τετραετή θητεία.
Sol taraftaki sandalyenin üstünde bir kılıç vardır.Έχει στη μέση ζωσμένο το σπαθί στην αριστερή μεριά.
Meclis'teki sandalye dağılımı: sol: 348, sağ: 281.New York: Random House, σελ. 871-872.
Gine meclisi toplamda 114 sandalyeye sahiptir.Ο αριθμός των εδρών της εθνοσυνέλευσης είναι 113.
İşçi partisi ise 32 sandalyeyle ikinci sırada yer aldı.Στην τέταρτη θέση βρέθηκε το κόμμα Πολίτες (Ciudadanos) με 32 έδρες.
2010 genel seçimlerinde 24 sandalye kazanarak üçüncü büyük parti oldu.Στις εκλογές του 2010, το κόμμα ήρθε τρίτο, κερδίζοντας 24 έδρες στο κοινοβούλιο.
Odada eski bir sandalyeden başka bir şey yoktu.Δεν υπήρχε τίποτα στο δωμάτιο εκτός από μία παλιά καρέκλα.
Kedi sandalyenin üstünde uyuyor.Η γάτα κοιμάται πάνω στην καρέκλα.
Büyük bir sandalye istiyorum.Θέλω μια μεγάλη καρέκλα.
Büyük bir sandalye istiyorum.Θέλω μια μεγάλη καρέκλα.
Tekerlekli sandalyededir.Sidder i kørestol.
Elektrikli sandalye'de idam edilen ilk kişi William Kemmler'dır.William Kemmler, første person henrettet i den elektriske stol.
Bu geçici yeri Bijou olarak adlandırıp yerel cenazeciden sandalye kiraladılar.Dette interimistiske teater hed Bijou, og stolene var lånt fra en lokal bedemand.
Güç dengesi 64 sandalye ile ultramilliyetçi Rusya Liberal Demokrat Partisi'ne kalmıştır.Tungen på vægtskålen lå hos de 64 deputerede fra det ultranationalistiske liberaldemokratiske parti.
2002 parlamento seçiminde, parti 610,461 oy aldı (8.2%, 47 sandalye).Ved parlamentsvalget i 2002 fik partiet 610.461 stemmer (8.2 %, 47 mandater).
Şu anda, Senato 81 sandalye içeriyor.Der er 81 pladser i Senatet.
Bremen eyalet parlamentosunda sekiz sandalye kazandı.BZÖ vandt 7 sæder i den østrigske nationalråd.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.De resterende pladser fordeles mellem partierne efter D'Hondts metode.
Bunlar 72 sandalyeli Senato ve 257 sandalyeli Temsilciler Meclisi'dir.Ved valget skal vælges 72 repræsentanter til senatet, og 257 repræsentanter til deputeretkammeret.
Bunun sonucunda tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı.Efter dette blev han tvunget til at bruge rullestol.
23 Ocak 1989 günü, saat 7:06'da Bundy Elektrikli sandalyede, Kimberly Leach cinayetinden idam edildi.Kl 7.06, den 24. januar 1989, blev Bundy henrettet i den elektriske stol i Floridas Statsfængsel.
Bu sonuçla mecliste sandalye sayısı 596'ya düştü.I denne verdens sorger sænkt 596.
Fakat Avam Kamarası'nda nadiren sandalye kazanırlar.Det er sjældent, at nogen foretrækker stolen.
Kent meclisi 78 sandalyeye sahiptir.Øen er inddelt i 78 kommuner.
Adam kalkıp gittiği sırada Locke'u onun arkasından seslenirken tekerlekli sandalyede görüyoruz.Da manden rejser sig op for at gå bliver det chokerende afsløret, at Locke sidder i kørestol.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Værelset havde en divan, et bord og to stole.