Hani dondurmayı ısırdığınızda saplanan o sancı gibi. Ve bu sancı beni sımsıkı kavradı ve sonra bıraktı.C'etait le genre de douleur -- caustique -- que vous ressentez lorsque vous mordez dans une glace.
Hani dondurmayı ısırdığınızda saplanan o sancı gibi. Ve bu sancı beni sımsıkı kavradı ve sonra bıraktı.Ed era il tipo di dolore, dolore caustico, che si prova quando si morde il gelato.
Hani dondurmayı ısırdığınızda saplanan o sancı gibi.Беше от онзи вид болка - изгаряща болка - която получавате, когато отхапете сладолед.
Hani dondurmayı ısırdığınızda saplanan o sancı gibi.Я відчула такий біль - пекучий біль - який буває, коли ви кусаєте морозиво.
Hani dondurmayı ısırdığınızda saplanan o sancı gibi.הכאב הצורב הזה שחוטפים כשנוגסים בגלידה.
Hani dondurmayı ısırdığınızda saplanan o sancı gibi.ألم لاذع -- يحصل لك عندما
Hani dondurmayı ısırdığınızda saplanan o sancı gibi.鋭い痛みです それは 私を捕らえて
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.A szélütés reggelén, lüktető fájdalomra ébredtem a bal szemem mögött.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.Ce matin-là, je me suis réveillée avec une douleur lancinante derrière mon oeil gauche.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.En la mañana de mi derrame cerebral, me desperté con un dolor punzante en mi ojo izquierdo.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.La mattina dell'ictus, mi sono svegliata con un dolore martellante dietro l'occhio sinistro.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.Pagi itu saat stroke, saya bangun dengan denyutan menyakitkan di belakang mata kiri saya.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.Vào buổi sáng đó, tôi thức dậy với cơn đau búa bổ đằng sau mắt trái.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.V to ráno som sa zobudila na búšivú bolesť za ľavým okom.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.В утрото на удара се събудих със силна пулсираща болка зад лявото око.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.Того ранку я прокинулася від пульсуючого болю за лівим оком.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Den morgen jeg fik slagtilfældet, vågnede jeg op til en hamrende smerte bag mit venstre øje.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Ik werd die ochtend wakker met een kloppende pijn achter mijn linkeroog.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.În dimineața accidentului, m-am trezit cu o durere puternică dinapoia ochiului stâng.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.왼쪽 눈 뒤가 욱신욱신 아팠습니다. 타는 듯한 고통이었습니다. 마치 아이스크림을
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Morgonen då jag fick en stroke, vaknade jag upp med en bultande smärta bakom mitt vänstra öga.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Na manhã do AVC, acordei com uma forte dor por detrás do meu olho esquerdo.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Obudził mnie ostry ból umiejscowiony za lewym okiem.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Tisto jutro, ko sem imela napad, sem se zbudila z razbijajočo bolečino za levim očesom.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Toho rána, když jsem si prožila mozkovou mrtvici, jsem se vzbudila s bušivou bolestí za levým okem.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Το πρωί του εγκεφαλικού ξύπνησα νιώθοντας ένα παλλόμενο πόνο πίσω από το αριστερό μου μάτι.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.בבוקר השבץ התעוררתי עם פעימות כאב מאחורי עיני השמאלית, מין כאב-
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.في صباح ذلك اليوم، استيقظت على ألم قوي خلف عيني اليسرى. وكان ذلك النوع من الألم
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.目を覚ましました その痛みは アイスクリームをかじった時に感じるような
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.(7:15) Voici, le méchant prépare le mal, Il conçoit l`iniquité, et il enfante le néant.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.(7:15) Вот, нечестивый зачал неправду, был чреват злобою и родил себе ложь;
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.a prihotovil si smrteľnú zbroj, svoje šípy urobil pre bezľútostných prenasledovníkov.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Eis que o mau está com dores de perversidade; concedeu a malvadez, e dará � luz a falsidade.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Er liggen dodelijke pijlen op, die uit vuur bestaan.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Glej, brezbožnik rodi krivico; spočel je nadlogo, rodil bo laž.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Halálos eszközöket fordít reá, és megtüzesíti nyilait.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.hän valmistaa surma-aseet ja tekee nuolensa palaviksi.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.He aquí que gesta maldad, concibe afanes y da a luz mentira
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Iată că cel rău pregăteşte răul, zămisleşte fărădelegea, şi naşte înşelăciunea:
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Kìa , kẻ dữ đương đẻ gian_ác ; Thật nó đã hoài_thai sự khuấy khỏa , và sanh điều dối_trá .
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Kìa, kẻ dữ đương đẻ gian ác; Thật nó đã hoài thai sự khuấy khỏa, và sanh điều dối trá.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.악인이 죄악을 해산함이여 잔해를 잉태하며 궤휼을 낳았도다
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Lihatlah, orang jahat merencanakan kejahatan; ia membuat rencana jahat dan melakukan penipuan
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.och han riktar mot honom dödande skott, sina pilar gör han brinnande.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.og legger drepende våben til rette imot ham; sine piler gjør han brennende.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Připravil sobě i zbroj smrtelnou, střely své proti škůdcím přistrojil.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Se, hanundfanger Tomhed, svanger med Ulykke føder han Blændværk;
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Siehe, der hat Böses im Sinn; mit Unglück ist er schwanger und wird Lüge gebären.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Si prepara strumenti di morte, arroventa le sue frecce
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Zgotował nań broó śmiertelną, a strzały swoje na prześladowników przyprawił.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Ιδου, ο ασεβης κοιλοπονει ανομιαν συνελαβε δε πονηριαν και εγεννησε ψευδος
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Ето, нечестивият е в мъки да роди беззаконие, Зачена нечестие и роди лъжа.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.הנה יחבל און והרה עמל וילד שקר׃
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.هوذا يمخض بالاثم. حمل تعبا وولد كذبا.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.試 看 惡 人 因 奸 惡 而 劬 勞 . 所 懷 的 是 毒 害 、 所 生 的 是 虛 假
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.試看惡人 因 奸惡 而 劬勞.所懷 的 是 毒害 、 所生 的 是 虛假
Kadın gebeydi. Doğum sancıları içinde kıvranıyor, feryat ediyordu.A będąc brzemienna, wołała pracując ku porodzeniu i męczyła się, aby porodziła.
Kadın gebeydi. Doğum sancıları içinde kıvranıyor, feryat ediyordu.A jsuci těhotná, křičela, pracujici ku porodu a trápěci se, aby porodila.
Kadın gebeydi. Doğum sancıları içinde kıvranıyor, feryat ediyordu.A ki terhes vala, és akarván szûlni, kiált vala, és kínlódik vala a szûlésben.
Kadın gebeydi. Doğum sancıları içinde kıvranıyor, feryat ediyordu.A súc tehotná kričala v pôrodných bolestiach a trápila sa majúc porodiť.