sanık ile cümle

sanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sanık mahkemede sessiz kalarak kendisini savunma yolunu seçti.He has chosen to defend himself at his trial through silence.
Sanıklar mahkemeye "adil" muameleden ötürü teşekkür ettiler.They thanked the court for the "just" treatment.
Hırvat General Ante Gotovina ve diğer iki sanık Mayıs ayında mahkemeye çıkarılacak. [Getty Images]Croatian General Ante Gotovina and two other defendants will go on trial in May. [Getty Images]
Sanık Rrüstem Mustafa-Remi, "Bugün adalet sistemi içinde bir hata işlendi."A wrong was done today within the justice system.
Sanık, Mladiç'i medyadan tanıdığını da doğruladı.He confirmed that he knew who Mladic was from the media.
Sanıkların avukatları, davanın adil şekilde görülüp görülmeyeceğinden emin olmadıklarını belirtti.The defendants' lawyers say they are not certain the trial will be fair.
Sanık ve iddia makamının devir kararına itiraz etmek için 15 günü bulunuyor.He and the prosecution have 15 days within which to appeal the referral decision.
Sanıkların atanmaması son derece önemlidir." dedi.It's very important not to appoint the accused," he said.
Sanık hakkındaki suçlamaları reddetti.The defendant has denied wrongdoing.
Sanık altı ay içinde en az beş kadına tecavüz etmekten suçlu bulundu.He was convicted of raping at least five women in six months.
Her iki sanık da suçsuz olduğunu iddia etti.Both pleaded not guilty.
Steven Avery - sanık, Halbach'ın öldürülmesinden suçlu bulundu.Steven Avery – defendant, convicted of Halbach's killing.
28 Mart 2019'da Shotti, suçlu bir itirazda bulunan ikinci yardımcı sanık oldu.On March 28, 2019, Shotti became the second co-defendant to enter a guilty plea.
Dava, rapçi 6ix9ine ve yardımcı Shotti'nin sanıklar olarak dahil edilmesiyle dikkat çekiyor.The case is notable for its inclusion of rapper 6ix9ine and his associate Shotti as defendants.
Sanıkların çoğu entelektüeldi.Most of the accused were intellectuals.
Sanıkların çoğu Klaipėda'yı Almanya'nın bir parçası olarak gördüklerini belirtti.Most of the accused stated that they viewed Klaipėda to be part of Germany.
İki çocuğu mirasçı olarak sanık oldu.[1][2]Her two children became defendants as heirs.[35][36]
Abu Omar al-Saif - Suudi vatandaşı ve sanık finansçı [1], Aralık 2005'te Dağıstan'da öldürüldü.Abu Omar al-Saif – Saudi national and accused financer,[147] killed in Dagestan in December 2005.
Kule sanıklarının ısrarı ve cesaretinin bir sembolü olarak kaldı. [2] [3]It remained a symbol of the persistence and courage of the defendants of the tower.[2][3]
Tüm diğer sanıklar 2015 yılı içinde suçlarını kabul etti.All of his co-defendants followed over the course of 2015.[26]
Bu yeni politika, sanıkların haklarını ihlal etmek için daha fazla imkan vermektedir.[4][5]This new policy gives further license to infringe on the rights of defendants.[4][14]
Sanıkların yargılanmasına Aralık 1940'ta başlandı.The trial of the accused persons began in December, 1940.
Bu sorular sanıkların kaderine karar vermek içindir.Diese Fragen haben das Schicksal des Häftlings zu entscheiden.
Yōsuke Matsuoka ve Osami Nagano olmak üzere iki sanık dava sırasında ölmüştür.Von den 28 Angeklagten starben Yosuke Matsuoka und Osami Nagano eines natürlichen Todes während des Prozesses.
Hayatını fuhuş yaparak kazanmak zorunda kalır, ta ki suçsuz olduğu bir cinayette sanık durumuna düşene kadar.Sie können aber erst in Frieden ruhen, wenn ihr Mord gerächt ist.
Her iki sanık da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Allerdings wurden beide Angeklagte freigesprochen.
Toplam 28 sanık yargılanmıştır.29 Beschuldigte wurden inhaftiert.
19 sanık idama mahkum oldu.19 Beschuldigte wurden entlassen.
Sanıkların çoğu bir avukat veya jüri görememişti.Über Jahre hinweg wurde die Zeugin nicht von einem Staatsanwalt oder einem Richter einvernommen.
İddianame kabul edildiğinde davada tutuklu sanık yoktu.Während der Urteilsverkündung war keiner der Angeklagten im Gericht anwesend.
Sanıklar sonunda beraat etti.Den Kriminalbeamten erwischte es am Ende.
20 Temmuz 2004'teki duruşmada ise dava, tüm sanıkların beratıyla sonuçlandı.Am 20. Februar 2004 ging der Prozess mit Freisprüchen für alle Angeklagten zu Ende.
Şu anda bu davadan dolayı tutuklu sanık bulunmamaktadır.Dies ist nicht allein darauf zurückzuführen, dass hier ein einzelner Angeklagter vor Gericht stand.
6 Temmuz 2008 - Davanın sanıklarından Kuddusi Okkır vefat etti.Am 10. Juli 2008 erklärte die US-Justiz den Verdacht gegen die Familie des Opfers für haltlos.
Sanık avukatları, olaya bir örgüt veya çetenin karıştığını yalanladılar.Les Dieux les firent donc disparaître par le moyen d'un déluge ; ils périrent ou devinrent des singes.
Herta Oberheuser, Nürnberg mahkemeleri'nde Doktorlar davasında yargılanan tek kadın sanıktı.Herta Oberheuser est la seule femme présente dans le box des accusés du procès des médecins à Nuremberg.
29 Temmuz 1921'de İngiliz Kraliyet Başsavcısı sanıkların hepsine beraat kararı verir.Le 29 septembre 1972, le jury rend son verdict en tous points identiques aux réquisitions du parquet.
Sanıklar beraat ederler.Les condamnés sortent.
Yargıtay 9. Dairesi 9 Ekim 2013 tarihinde verdiği kararla sanıklara verilen kararları büyük oranda onadı.Le législateur de la loi du 9 juillet 2001 entend désormais les distinguer nettement.
Kitap dört kısımdan oluşmaktadır: Duruşma, yargıç, tanık ve sanık.La décision doit être acceptée par l’ensemble des parties : le juge, le plaignant et l’accusé.
Bu sorular sanıkların kaderine karar vermek içindir.C’étaient donc elles qui déterminaient le sort des prisonniers.
19 sanık idama mahkum oldu.Seuls 11 accusés attendaient d'être jugés.
Yıldırım 49’lar Davası’nın sanıklarındandır.1988 : procès des « 4 CCC ».
Sanıkların savunmaları 25 Ağustos günü yapıldı.Le 26 août, les témoins de la défense sont auditionnés.
Kalan 10 sanık ölüm cezasına çarptırıldı.Les six autres accusés sont condamnés à mort.
Birçok sanık, sorgulamalar sırasında söylediklerinden farklı bir savunma yapmadı.Les trois accusés n’ont pas présenté de témoignage pour leur défense.
Sanıklar, duruşmada bulunmayan avukatlarına danışamadı.He encargado a mis abogados que no interpongan recurso.
Avukatlar, iddianamenin hazırlandığı 9 Ekim tarihinden iki gün öncesine değin sanıklarla görüştürülmemiştir.Los abogados no pudieron ver a los acusados hasta dos días antes de que comenzara el juicio, el 9 de octubre.
Şu anda bu davadan dolayı tutuklu sanık bulunmamaktadır.El detenido no se halla en este caso preso.
Diğer iki sanık beraat etti.Dos imputados fueron absueltos.
3 sanık hakkındaki dava düşerken, 2 sanık da yargılama sırasında vefat etmiştir.En el accidente murieron él y dos abogadas.
Sanıkların, yaşı ve sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.Los oficiales prisioneros serán tratados con las consideraciones a su grado y edad.
Nuremberg'de Hakimler davası'nda yargılanan en yüksek rütbeli sanıktı.Fue el acusado de mayor rango durante los Juicios de Núremberg.
Davanın bazı sanıkları 1964'te görülen Rivonia Davası'nda hüküm giymişlerdir.Fueron juzgados en el proceso de Rivonia.
Bu karardan sonra sanıklar, nöbetçi mahkemeler tarafından tahliye edildi.Esta vez, el demandado está rodeado por los abogados.
Sanıklar yalan söylemediklerini ifade etmişlerdir.Y sé el líder no mintió.
Sanıklar yalan söylemediklerini ifade etmişlerdir.I fratelli non mentivano.
Savaş suçu işleme suçlamasıyla yakalanan Japon sanıkların davası, Aralık 1949'da Habarovsk'ta görüldü.Il processo a questi accusati giapponesi avvenne a Chabarovsk nel dicembre 1949.
Yōsuke Matsuoka ve Osami Nagano olmak üzere iki sanık dava sırasında ölmüştür.Due imputati, Yōsuke Matsuoka e Osami Nagano, morirono di morte naturale durante il processo.
Dava, tüm sanıkların suçsuz bulunduğu 1961 yılına dek sürmüştür.Seguì un aggressivo processo, durato dal 1956 al 1961, al termine del quale tutti gli imputati furono assolti.
İlgili Sayfalar