samimi ile cümle
samimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu samimi ifade üzerine Üftâde tane tane buyurdu ki: "Ey Bursa kâdısı!Skomentował to słowami: „Biedna kurwa!
Bunu samimi olarak söylüyorum, kendinize iyi bakın.Jag säger detta till dig uppriktigt; var snäll och ta hand om dig själv.
Samîmî arkadaş/dost, bana bir hikâye anlat.Historien - eller historier - om en familj.
Bu hâremağası, uzun yıllar boyunca prensin samimi arkadaşıydı.Han var befälhavare och nära vän till kejsaren under många år.
Bu samimi ifade üzerine Üftâde tane tane buyurdu ki: "Ey Bursa kâdısı!De frågade själen: 'Varifrån kommer du, du mandråpare?
Samimi kişiydi.Він був чесний.
Samîmî arkadaş/dost, bana bir hikâye anlat.Вказується єдине джерело історій і розповідей — кіпу.
Mimi samimiyet Madalyonu'nu buldu.Як забавку складав міми.
Köyde Çerkez gelenekleri samimi bir şekilde uygulanırdı.У селі здавна шанувались духовні традиції.
Cem annesi ile daha samimidir, babasına ise biraz uzaktır.Аліса набагато більше часу проводить з батьком, аніж з матір'ю.
Samîmî arkadaş/dost altından iyidir.Найкраща подруга - Золота Пітьма.
Biz samimi arkadaşlarız.Ми близькі друзі.
Onun çok samimi bir gülümsemesi var.У неї дуже дружелюбна посмішка.
Effie'nin mektubundaki samimiyetten kuşku duymaya gerek yoktu.O Pavlově autorství listu se nikdy nepochybovalo.
Kan davası bugun bitmiş ve taraflar arasında samimi sıcak ilişkiler başlamıştır.Zasnoubení bylo zrušeno a vztahy mezi bratranci ochladly.
Samîmî arkadaş/dost, bana bir hikâye anlat.Příběh v příběhu - viz též povídka Medailon.
Birbirleriyle çok samimiydiler.A byli spolu tak šťastní!
Amacına erişmesinde kendisine iş yerinden üç samimi arkadaşı yardımcı olmaya çalışırlar.Jenže pro splnění svého úkolu musí navštívit tři cizí světy, kde jsou ukryta.
""Sevgiliyi oynayacaksam arada samimiyet olmalı"".Chci chodit na rande, chci se milovat!".
Bu hâremağası, uzun yıllar boyunca prensin samimi arkadaşıydı.Soția sa este pentru o perioadă sedusă de prinț.
Samimi fikrini duymak istiyorum.Aș dori să-ți aud părerea sinceră.
O bana karşı samimi.El este prietenos cu mine.
Büroda samimi bir atmosfer var.În birou este o atmosferă prietenoasă.
Onların samimi olduğunu umuyorum.Sper că ei sunt prietenoși.
Aşk ilk önce samimiyetle başlar.A találkozás szerelem első látásra.
Victor'un babasının en samimi arkadaşlarından biri.Will egyik legjobb meleg barátja.
Cem annesi ile daha samimidir, babasına ise biraz uzaktır.A szülei elváltak, az anyjával jó a kapcsolata, az apjával már kevésbé.
Diğerleriyle samimiyet içinde bir araya gelmek.Őszintén érdeklődj mások iránt!
Bu samimi ifade üzerine Üftâde tane tane buyurdu ki: "Ey Bursa kâdısı!Hänen viimeiset sanansa olivat: "Vauhtia, indianalainen paskiainen!
Samîmî arkadaş/dost, bana bir hikâye anlat.Kuin oma poika: Tarinoita uudesta maasta.
Çıplak ve samimi.Alastomat ja kuolleet.
Rodolfo gelir ve yaptığı hileyi itiraf eder ama Luisa'ya sevgisinin çok samimi olduğuna yemin eder.Ο Ροδόλφος φθάνει και παραδέχεται την παραπλάνηση, αλλά ορκίζεται πως ο έρωτάς του είναι ειλικρινής.
Samîmî arkadaş/dost, bana bir hikâye anlat.Σκηνοθεσία Τζένη Κοσμίδου (Φιλική Συμμετοχή Γιώργος Κιμούλης) Θα σου πω μία ιστορία.
Zaman içinde İsa, Meryem ile samimi bir ilişki kurar.Εκείνος ήθελε από καιρό να δει τον Ιησού από κοντά.
Samimi duygulardan uzaklaşma.Αποφύγετε έντονες εκφράσεις προσώπου.
Samîmî arkadaş/dost, bana bir hikâye anlat.En historie i historien – eller mere rigtigt en samlehistorie.
İncelikli, samimi, iyi niyetli.Hjerteligt, følt, inderligt.
Erişim tarihi: 29 Ağustos 2009. ^ Samimi beklentiler...8. august 2003. Store forventninger.
Bu hâremağası, uzun yıllar boyunca prensin samimi arkadaşıydı.Dette var begynnelsen på deres vennskap gjennom mange år.
Bu samimi ifade üzerine Üftâde tane tane buyurdu ki: "Ey Bursa kâdısı!Sementara itu Mpu Gandring yang sedang berlelaku (bertapa) mengumpat :”Hei Arok!
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.Trong bữa ăn, họ thường "kể lể" về việc thiếu các mối quan hệ thân mật và quà tặng sô cô la.
Samîmî arkadaş/dost, bana bir hikâye anlat.Sử kí - Tư Mã Tương Như truyện.
Bunu samimi olarak söylüyorum, kendinize iyi bakın.Một lời dạy rất hay, các ngươi phải tự xem xét lấy!
AYRICA İMECE USULÜ İLE İŞLERİNİ YAPARLARDI.Buda halk arasıda samimiyeti arttırırdı.Tào Tham cùng Tiêu Hà, Phàn Khoái tôn Lưu Bang làm Bái Công cùng đứng lên khởi nghĩa.
Bu samimi ifade üzerine Üftâde tane tane buyurdu ki: "Ey Bursa kâdısı!Mã Đằng trách mắng Hoàng Khuê rằng: "Đồ hủ nho kia!
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.子供らは毅の贈物のチョコレートに有頂天になる。
Siz, bizim her zaman ve vaziyette samimi bir mefkure arkadaşımızsınız.ほのおくんをいつも勇気付けてくれる、優しくて大切な友達。
Amblem, dürüstlüğü ve samimiyeti sembolize ediyor.真実と、 誠実さが、私たちの絆を育む。
Zaman içinde İsa, Meryem ile samimi bir ilişki kurar.おお、いつくしみ、恵みあふれる 喜びのおとめマリア。
Fakat bu samimi üslubu, renkli tasvirleri, okuyucuyu sürükleyecek kadar çekici ve canlıdır.その姿は妖艶で流麗であり、読者にかなり人気が高い。
Ekin: Çok samimi arkadaşımdı. çok üzüldüm. duyduğumdan beri inanmak istemiyorum.わるい癖だとわかっていて、素直に信じられないのが、かなしかった。
Kendi köylüsü ve akrabaları dışında kişilerle samimi ilişkiler kurmaktan kaçınırlar.自分の親族以外の人間を見下しているところがある。
Biz onları ahiret yurdunu düşünen samimi kimseler kıldık.於我滅後當撰法眼使千年在世利益眾生。
Aşk ilk önce samimiyetle başlar.最早一開始是恋母情结。
Rodolfo gelir ve yaptığı hileyi itiraf eder ama Luisa'ya sevgisinin çok samimi olduğuna yemin eder.鲁道夫来到她们家,承认自己的欺骗,但是发誓他的爱是真诚的。
Ancak partinin; bu konulardaki samimiyeti ve icraatları zaman zaman tartışma konusu olmuştur.當世荀顗曾就互體這個題目與鍾會辯論。
Samimi duygulardan uzaklaşma.別離情緒惡。
Çift 1929 yılında boşanmasına rağmen son derece samimi bir şekilde arkadaş olarak kalmışlardır.其父母在1929年离婚,但仍然保持友好。
Bu samimi ifade üzerine Üftâde tane tane buyurdu ki: "Ey Bursa kâdısı!對此,貞德給了一個著名的答覆: 「混帳!
Samîmî arkadaş/dost, bana bir hikâye anlat.馳傳給夫廩,猶如故事。