samimi ile cümle
samimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu konuda samimi olduğuna inanacağım.اتمنى ان تكون كلماتك صادقة
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.Ale ponieważ to, ta bliskość, z którą my pracujemy razem jako zespół przybiera nowy wymiar, nowe znaczenie
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.Ale práve kvôli tomuto, tá dôvernosť, s ktorou pracujeme ako tím, naberá nový rozmer, nový význam.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.De emiatt az intimitás miatt, dolgozunk együtt csapatként ez teljesen új dimenzióba kerül, új jelentést kap.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.하지만 이로 인해, 한 팀으로 일하는 우리의 친밀감은 또 다른 차원 그리고 또 다른 의미를 갖게 됩니다
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.Maar daardoor krijgt de intimiteit waarmee we als team samenwerken, een nieuwe dimensie, een nieuwe betekenis.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.Но благодаря этому, близость, с которой мы работаем как команда, приобретает новое измерение, новое значение.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.Но заради това интимността, с която работим заедно като екип, придобива ново измерение, нов смисъл.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.אבל בגלל זה, האינטימיות בה אנחנו עובדים ביחד כצוות לוקחת מימד חדש, משמעות חדשה.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.و لكن بسبب هذا, الألفة بين الأشياء التي نعمل بها كفريق تأخذ منحنى آخر, معنى جديد.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.新しい次元 新しい意味を 得ることができるのです デザインする車が関係を仲介して
Bunlar cennete ait varlıklar, daha ciddi bakmalarını beklerdik ancak oldukça samimi bir bakışları var.Врешті-решт, це ж небесний суд. Це зображення справді чудове і відчутно складне.
Bunu izlemek -- ve şarapla olan ilişkiyi duymuşsunuzdur sanki şarapla samimiyetiniz şarap olgunlaştıkça artar.꽃을 찾아드는 곤충들을 보고... 사람들이 와인에 빠져드는 이야기를 우리는 듣습니다. 숙성해가면서 다양한 향기를 품게되고,
Bunu izlemek -- ve şarapla olan ilişkiyi duymuşsunuzdur sanki şarapla samimiyetiniz şarap olgunlaştıkça artar.集まって来るのです ワインと人間との関係に似ています 成熟するに従って仲間となるのです そして香りも違ってきます
Bu samimi gibi geliyor.Dat klinkt intiem.
Bu samimi gibi geliyor.Nghe cặn kẽ thế.
Bu samimi gibi geliyor.Parece intimidante.
Bu samimi gibi geliyor.Se escucha intimidante
Bu samimi gibi geliyor.To zní důvěrně.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.그건 솔직히 1999년 미국 CEO들에겐 아주 슬픈 기사였습니다.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Ce fut franchement un commentaire plutôt triste pour les PDG americains en 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Dat was eigenlijk een tamelijk triest oordeel over Amerikaanse CEO's in 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Era francamente un comentario bastante triste sobre los CEOs Americanos en 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Francamente, questo era un commento piuttosto triste sui manager americani nel 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Offen gesagt, war das ein sehr trauriger Kommentar zu den amerikanischen CEOs von 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Szczerze mówiąc, to był naprawdę smutny komentarz amerykanskich dyrektorów generalnych w 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.-- το οποίο, για να είμαι ειλικρινής, λέει πολλά για τους Διευθύνοντες Συμβούλους της Αμερικής του 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Откровенно, это был печальный титул для генерального директора в Америке 1999 года.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Честно казано, това беше много тъжен коментар за американскте ГИДиректори през 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.זו היתה באמת פרשנות עגומה לגבי המנכ"לים האמריקאיים ב-1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.وبصراحة..كان يعد هذا تعليقًا مؤسفًا بالنسبة للرؤساء التنفيذيين الأمريكيين في عام 1999
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.正直な話 1999年のアメリカの CEO が このレベルでは寂しい限りです 後にカナダのドキュメンタリー映画 『ザ・コーポレーション』で
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.C'est le résultat de la forte intention, l'effort sincère et l'exécution intelligente.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.Det er resultatet af store hensigter, oprigtig flid og intelligent udførelse.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.È il risultato di una grande aspirazione, uno sforzo sincero e di un agire intelligente.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur."É o resultado de uma intenção firme, de esforço sincero e execução inteligente.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.E rezultatul obiectivelor înalte, efortului sincer şi execuţiei inteligente.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.Es el resultado de la alta intención, el esfuerzo sincero y la ejecución inteligente.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.Het is het resultaat van hoge verwachting, oprechte inspanning en intelligente uitvoering.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.높은 의도와 성실한 노력과 똑똑한 실행의 결과이다.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.Mindig a komoly elhatározás, őszinte erőfeszítés és intelligens megvalósítás eredménye.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.Sie ist das Ergebnis hoher Ziele, ernsthaftem Bemühens und kluger Ausführung.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.To rezultat silnych intencji, szczerych wysiłków i inteligentnego wykonania.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.Είναι το αποτέλεσμα υψηλής προσδοκίας, ειλικρινούς προσπάθειας και έξυπνης εκτέλεσης.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.Оно всегда результат чётких намерений, чистосердечного труда и обдуманного исполнения.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.Це завжди результат високої мети, щирої праці й розумного виконання.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.היא התוצאה של כוונות גבוהות, מאמץ כנה והוצאה לפועל של אינטליגנציה.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.بل هو نتيجة للنية الحاسمة والجهد الصادق والتنفيذ الذكي.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.数ある選択肢の中の 最善の選択なのである」
[Çok samimi] [Ciddi hatalar]Серйозна помилка (Сміх)
[Çok samimi][Erg intiem]
[Çok samimi][Hyvin intiimi]
[Çok samimi][Intymność]
[Çok samimi][매우 친근함]
[Çok samimi][Meget intim]
[Çok samimi][Molto intimo]
[Çok samimi][Muita intimidade]
[Çok samimi][Muy íntima]
[Çok samimi]Nagyon bensőséges
[Çok samimi][Rất thân mật]