samimi ile cümle
samimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Megnéztem újra, és a becsületesség kénytelen legyek őszinte.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Podíval jsem se znovu a poctivost mě přimělo abych byl upřímný.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Pozrel som sa znovu a poctivosť ma prinútilo aby som bol úprimný.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Sem pogledal še enkrat, in poštenost prisiljeni mi, da je odkrit.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Spojrzałem ponownie i uczciwość skłoniła mnie być szczery.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Tôi nhìn một lần nữa, và sự trung thực bắt buộc tôi để được thẳng thắn.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Погледнах отново, и честност ме принуди да бъда откровен.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Я подивився ще раз, і чесність змусила мене бути відвертим.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Я посмотрел еще раз, и честность заставила меня быть откровенным.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.نظرت مرة أخرى ، والصدق اضطرني إلى أن أكون صريحا.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda."私は古いやつ、それがされている可能性がどのように表示されません。"
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Astăzi, mai mult ca oricând, puţină onestitate va face mult.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Aujourd'hui, plus que jamais, un peu d'honnêteté va allerloin.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Dnes viac ako inokedy malá čestnosť znamená veľký dosah.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Dnes víc než kdy jindy prochází čestnost dlouhou cestou.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Dziś, bardziej niż kiedykolwiek, odrobina szczerości daleko nas zaprowadzi.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Heutzutage, mehr als je zuvor, bringt uns ein bisschen Ehrlichkeit sehr weit.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Hoje, mais do que nunca, um pouco de honestidade vai valer muito.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Hoy más que nunca un poco de honestidad va a recorrer un largo camino.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.I dag, mere end nogensinde, en lille smule ærlighed vil hjælpe meget.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.오늘날, 다른 때 보다도, 약간의 정직함은 커다란 호응을 얻게 됩니다.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Ma jobban, mint valaha, egy kis őszinteség nagyon messzire visz.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Oggi più che mai un po' di onestà può far molto.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Saat ini, terlebih lagi, kejujuran akan membuahkan hasil.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Vandaag, meer dan ooit, kom je een heel eind met een beetje eerlijkheid.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Σήμερα, πιο πολύ από ποτέ, λίγη ειλικρίνεια μπορεί να πάει πολύ μπροστά.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Днес повече от всякога малко честност ще ни отведе надалеч.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Сегодня, больше чем когда-либо, немного честности позволит пойти очень далеко.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.Сьогодні, як ніколи раніше, чесності необхідно подолати довгий шлях.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.היום, יותר מתמיד, למעט יושר יש ערך רב.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.واليوم، أكثر من أي وقت مضى، وبالصدق قليلا سوف نقطع شوطا طويلا.
Bugün, birazcık samimiyet, daha önce olmadığı kadar büyük etki yaratacak.大きな効果をもたらす時代です というわけで 誠実さと透明性にのっとって
Bugün buraya TED'in samimiyetini hissetmek için toplandık.Hoy estamos todos reunidos para disfrutar del cálido resplandor de TED.
Bugün buraya TED'in samimiyetini hissetmek için toplandık.Nous sommes aujourd'hui tous réunis pour savourer la chaleur de TED.
Bugün buraya TED'in samimiyetini hissetmek için toplandık.Wir sind heute alle hier, um die wohlig-warme Atmosphäre hier bei TED zu genießen.
Bugün buraya TED'in samimiyetini hissetmek için toplandık.Сегодня мы собрались здесь, чтобы насладиться теплом и уютом TED.
Bugün buraya TED'in samimiyetini hissetmek için toplandık.היום התכנסנו כולנו כדי לרחוץ בזוהרה החמים של TED.
Bugün buraya TED'in samimiyetini hissetmek için toplandık.لقد اجتمعنا هنا اليوم حتى نستفيد من الخبرات المقدمة اليوم في TED.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Jestem absolutnie szczery mówiąc o tym, co doceniam w tej książce.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.제가 지금까지 말한 이 책에 대한 모든 감상이 정말 저의 진심이기 때문입니다.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Koska arvostan täysin vilpittömästi kaikkea mitä olen kirjasta sanonut.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Má chvála, kterou jsem dosud na adresu této knihy vyslovil, byla naprosto upřímná.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Mert teljesen őszintén dicsértem mindent, amit eddig említettem.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Omdat ik absoluut oprecht ben in mijn waardering van alles wat ik over dit boek gezegd heb.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Parce que je suis absolument sincère dans mon appréciation de tout ce que j'ai dit à propos de ce livre.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Pentru că sunt absolut sincer în ceea ce privește aprecierea acestei cărți.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Perchè il mio apprezzamento delle caratteristiche citate del libro è assolutamente sincero.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Porque eu sou absolutamente sincero na minha apreciação de tudo o que disse sobre este livro.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Porque soy absolutamente sincero en mis comentarios acerca de este libro.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Saya benar-benar tulus terhadap pujian yang saya katakan tentang buku ini.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Weil ich wirklich ehrlich bin mit meiner Wertschätzung über alles was ich über dieses Buch gesagt habe.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Γιατί είμαι απόλυτα ειλικρινής σε όλα όσα είπα για αυτό το βιβλίο.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Защото съм абсолютно искрен в оценката си за всичко, което казах за тази книга.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Потому, что я абсолютно честен в моих оценках, которые я высказал по поводу этой книги.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.מפני שאני כנה לחלוטין בהערכה שאני רוחש ובכל מה שאמרתי על הספר הזה.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.لإني صادق حقا في تقديري في كل ما قلته عن الكتاب.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.高い評価を述べましたが もっと良くできたと思います
Bu konuda samimi olduğuna inanacağım.Azt fogom hinni, hogy ezt komolyan gondolja.
Bu konuda samimi olduğuna inanacağım. Başkan Park Dong Jae'nin kriz geçirdiğini duydun, değil mi?Ελπίζω να το εννοείς αυτό. "κουσες ότι ο Πρόεδρος Παρκ ΝτονγκΤζε έχασε τις αισθήσεις του;
Bu konuda samimi olduğuna inanacağım.Je crois que vous êtes sincère.