Bugün buraya TED'in samimiyetini hissetmek için toplandık.Nous sommes aujourd'hui tous réunis pour savourer la chaleur de TED.
Bugün buraya TED'in samimiyetini hissetmek için toplandık.Wir sind heute alle hier, um die wohlig-warme Atmosphäre hier bei TED zu genießen.
Bugün buraya TED'in samimiyetini hissetmek için toplandık.Сегодня мы собрались здесь, чтобы насладиться теплом и уютом TED.
Bugün buraya TED'in samimiyetini hissetmek için toplandık.היום התכנסנו כולנו כדי לרחוץ בזוהרה החמים של TED.
Bugün buraya TED'in samimiyetini hissetmek için toplandık.لقد اجتمعنا هنا اليوم حتى نستفيد من الخبرات المقدمة اليوم في TED.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Jestem absolutnie szczery mówiąc o tym, co doceniam w tej książce.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.제가 지금까지 말한 이 책에 대한 모든 감상이 정말 저의 진심이기 때문입니다.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Koska arvostan täysin vilpittömästi kaikkea mitä olen kirjasta sanonut.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Má chvála, kterou jsem dosud na adresu této knihy vyslovil, byla naprosto upřímná.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Mert teljesen őszintén dicsértem mindent, amit eddig említettem.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Omdat ik absoluut oprecht ben in mijn waardering van alles wat ik over dit boek gezegd heb.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Parce que je suis absolument sincère dans mon appréciation de tout ce que j'ai dit à propos de ce livre.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Pentru că sunt absolut sincer în ceea ce privește aprecierea acestei cărți.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Perchè il mio apprezzamento delle caratteristiche citate del libro è assolutamente sincero.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Porque eu sou absolutamente sincero na minha apreciação de tudo o que disse sobre este livro.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Porque soy absolutamente sincero en mis comentarios acerca de este libro.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Saya benar-benar tulus terhadap pujian yang saya katakan tentang buku ini.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Weil ich wirklich ehrlich bin mit meiner Wertschätzung über alles was ich über dieses Buch gesagt habe.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Γιατί είμαι απόλυτα ειλικρινής σε όλα όσα είπα για αυτό το βιβλίο.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Защото съм абсолютно искрен в оценката си за всичко, което казах за тази книга.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.Потому, что я абсолютно честен в моих оценках, которые я высказал по поводу этой книги.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.מפני שאני כנה לחלוטין בהערכה שאני רוחש ובכל מה שאמרתי על הספר הזה.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.لإني صادق حقا في تقديري في كل ما قلته عن الكتاب.
Bu kitabın takdir ettiğim yönleriyle ilgili söylediklerim samimiydi.高い評価を述べましたが もっと良くできたと思います
Bu konuda samimi olduğuna inanacağım.Azt fogom hinni, hogy ezt komolyan gondolja.
Bu konuda samimi olduğuna inanacağım. Başkan Park Dong Jae'nin kriz geçirdiğini duydun, değil mi?Ελπίζω να το εννοείς αυτό. "κουσες ότι ο Πρόεδρος Παρκ ΝτονγκΤζε έχασε τις αισθήσεις του;
Bu konuda samimi olduğuna inanacağım.Je crois que vous êtes sincère.
Bu konuda samimi olduğuna inanacağım.اتمنى ان تكون كلماتك صادقة
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.Ale ponieważ to, ta bliskość, z którą my pracujemy razem jako zespół przybiera nowy wymiar, nowe znaczenie
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.Ale práve kvôli tomuto, tá dôvernosť, s ktorou pracujeme ako tím, naberá nový rozmer, nový význam.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.De emiatt az intimitás miatt, dolgozunk együtt csapatként ez teljesen új dimenzióba kerül, új jelentést kap.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.하지만 이로 인해, 한 팀으로 일하는 우리의 친밀감은 또 다른 차원 그리고 또 다른 의미를 갖게 됩니다
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.Maar daardoor krijgt de intimiteit waarmee we als team samenwerken, een nieuwe dimensie, een nieuwe betekenis.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.Но благодаря этому, близость, с которой мы работаем как команда, приобретает новое измерение, новое значение.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.Но заради това интимността, с която работим заедно като екип, придобива ново измерение, нов смисъл.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.אבל בגלל זה, האינטימיות בה אנחנו עובדים ביחד כצוות לוקחת מימד חדש, משמעות חדשה.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.و لكن بسبب هذا, الألفة بين الأشياء التي نعمل بها كفريق تأخذ منحنى آخر, معنى جديد.
Bu nedenle, grup olarak çalışmamızı sağlayan samimiyet yeni bir boyut ve anlam kazanıyor.新しい次元 新しい意味を 得ることができるのです デザインする車が関係を仲介して
Bunlar cennete ait varlıklar, daha ciddi bakmalarını beklerdik ancak oldukça samimi bir bakışları var.Врешті-решт, це ж небесний суд. Це зображення справді чудове і відчутно складне.
Bunu izlemek -- ve şarapla olan ilişkiyi duymuşsunuzdur sanki şarapla samimiyetiniz şarap olgunlaştıkça artar.꽃을 찾아드는 곤충들을 보고... 사람들이 와인에 빠져드는 이야기를 우리는 듣습니다. 숙성해가면서 다양한 향기를 품게되고,
Bunu izlemek -- ve şarapla olan ilişkiyi duymuşsunuzdur sanki şarapla samimiyetiniz şarap olgunlaştıkça artar.集まって来るのです ワインと人間との関係に似ています 成熟するに従って仲間となるのです そして香りも違ってきます
Bu samimi gibi geliyor.Dat klinkt intiem.
Bu samimi gibi geliyor.Nghe cặn kẽ thế.
Bu samimi gibi geliyor.Parece intimidante.
Bu samimi gibi geliyor.Se escucha intimidante
Bu samimi gibi geliyor.To zní důvěrně.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.그건 솔직히 1999년 미국 CEO들에겐 아주 슬픈 기사였습니다.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Ce fut franchement un commentaire plutôt triste pour les PDG americains en 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Dat was eigenlijk een tamelijk triest oordeel over Amerikaanse CEO's in 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Era francamente un comentario bastante triste sobre los CEOs Americanos en 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Francamente, questo era un commento piuttosto triste sui manager americani nel 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Offen gesagt, war das ein sehr trauriger Kommentar zu den amerikanischen CEOs von 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Szczerze mówiąc, to był naprawdę smutny komentarz amerykanskich dyrektorów generalnych w 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.-- το οποίο, για να είμαι ειλικρινής, λέει πολλά για τους Διευθύνοντες Συμβούλους της Αμερικής του 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Откровенно, это был печальный титул для генерального директора в Америке 1999 года.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.Честно казано, това беше много тъжен коментар за американскте ГИДиректори през 1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.זו היתה באמת פרשנות עגומה לגבי המנכ"לים האמריקאיים ב-1999.
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.وبصراحة..كان يعد هذا تعليقًا مؤسفًا بالنسبة للرؤساء التنفيذيين الأمريكيين في عام 1999
-- bu samimi olarak, 1999'da Amerikan CEO'ları üzerine oldukça acıklı bir röpörtajdı.正直な話 1999年のアメリカの CEO が このレベルでは寂しい限りです 後にカナダのドキュメンタリー映画 『ザ・コーポレーション』で
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.C'est le résultat de la forte intention, l'effort sincère et l'exécution intelligente.