Bayanlar için samimiyet budur.Ez az intimitás a nőknek.
Bayanlar için samimiyet budur.Ini keintiman bagi wanita.
Bayanlar için samimiyet budur.Isso é intimidade para as mulheres.
Bayanlar için samimiyet budur.이 같은 대화방식이 여성에겐 친밀감으로 느껴지는 것이죠.
Bayanlar için samimiyet budur.Questo dà alle donne un senso di intimità.
Bayanlar için samimiyet budur.To je intimnost za ženske.
Bayanlar için samimiyet budur.To jest bliskość dla kobiet.
Bayanlar için samimiyet budur.Toto je pro ženy intimita.
Bayanlar için samimiyet budur.Αυτό είναι οικειότητα για τις γυναίκες.
Bayanlar için samimiyet budur.Для женщин подобное поведение естественно.
Bayanlar için samimiyet budur.Това е интимността за жените.
Bayanlar için samimiyet budur.Це - природно для нас.
Bayanlar için samimiyet budur.זוהי האינטימיות מבחינת הנשים.
Bayanlar için samimiyet budur.هذه هي العلاقة الحميمة للمرأة.
Bayanlar için samimiyet budur.何百万年も前から
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.A nők a szemtől szembeni beszélgetésből kapják meg az intimitást.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.As mulheres obtêm intimidade na conversa cara-a-cara.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Doznajemy uczucia bliskości dzięki rozmowie twarzą w twarz.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Elles la trouvent dans une discussion face à face.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Femeile devin intime vorbindu-si fata in fata.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Frauen bekommen Vertrautheit durch Gespräche von Angesicht zu Angesicht.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.여성은 상대방과 얼굴을 마주보며 하는 대화에서 친밀감을 느낍니다.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Kvinnor får intimitet genom att tala ansikte mot ansikte.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Las mujeres obtienen intimidad hablando cara a cara
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Le donne creano tale senso parlando faccia a faccia.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Phụ nữ trở nên thân thiết bởi từ việc nói chuyện mặt đối mặt.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Vrouwen krijgen intimiteit van een gesprek onder vier ogen.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Wanita mendapatkan keintiman dari berbicara tatap muka.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Ženske dosežemo intimnost s pogovorom iz oči v oči.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Ženy vytvářejí důvěrné přátelství pomocí rozhovoru tváří tvář.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Οι γυναίκες αντιλαμβάνονται την οικειότητα μιλώντας πρόσωπο με πρόσωπο.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Вони розмовляють, дивлячись в обличчя співрозмовнику.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.Психологическая близость у женщин формируется во время откровенного разговора.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.נשים יוצרות אינטימיות דרך שיחה פנים-אל-פנים.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.النساء ينلن الحميمية من الحديث وجها لوجه.
Bayanlar yüz yüze konuşarak samimiyet kurarlar.向かい合わせで親近感を感じます
Bazıları da bize bakıyorlar, oldukça samimi, yakın bir bakışları var.Так, ця неформальність дуже несподівана. Ми очікуємо чогось більш суворого.
Belki yerine Vallner gitti. İkisi çok samimiler. CMS ile Bakan'ın arası nasıl?.אולי זה יעשה משהו .השניים האלה די קרובים
Belki yerine Vallner gitti. İkisi çok samimiler.Îmi dă dureri de cap.
Belki yerine Vallner gitti. İkisi çok samimiler.Misschien levert dat wat op.
Belki yerine Vallner gitti. İkisi çok samimiler.Peut-être que ça nous ramènera quelque chose.
Belki yerine Vallner gitti. İkisi çok samimiler.Quizá esto provocará alguna reacción.
Belki yerine Vallner gitti. İkisi çok samimiler.Может быть, сейчас что-то сдвинется.
Belki yerine Vallner gitti. İkisi çok samimiler.إنه يصنع لي صداع
Ben bu yüzden samimi olmadığını batığı yaşayacaktır. Reklam, Sayın bulamıyor난 너무 솔직 오전하면 난파선을 겪게됩니다. 당신은 광고, 씨를 찾을 수 없습니다
Ben bu yüzden samimi olmadığını batığı yaşayacaktır. Reklam, Sayın bulamıyorיסבלו הטביעה אם אני כל כך כנה. אתה לא יכול למצוא את הפרסומת, מר
Ben bu yüzden samimi olmadığını batığı yaşayacaktır. Reklam, Sayın bulamıyorستعاني من الغرق إذا أنا صريح جدا. لا يمكنك العثور على الإعلان ، والسيد
Ben bu yüzden samimi olmadığını batığı yaşayacaktır. Reklam, Sayın bulamıyorウィルソン?"
Beni gördüğüne çok sevindi, çok samimiydi.Il était vraiment heureux de me voir, c'était sincère.
Beni gördüğüne çok sevindi, çok samimiydi.Nagyon boldog volt, hogy láthatott. Őszintén.
Beni gördüğüne çok sevindi, çok samimiydi.Χάρηκε πραγματικά που με είδε.
Beni gördüğüne çok sevindi, çok samimiydi.لقد كان سعيدا برؤيتي
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Ayo, racun ramah dan tidak, pergi dengan saya Untuk makam Juliet, karena harus ada saya gunakan kepadamu.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Gyere, szívélyes és nem méreg, menj velem Júlia sírjához, mert ott kell azt használni téged.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Haide, otrava cordiale şi nu, mergi cu mine la mormântul Julietei, pentru că trebuie să ţi-am folosi.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Hãy đến, thân mật và không độc, đi với tôi mộ Juliet, tôi phải sử dụng ngươi.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.나 줄리엣의 무덤까지 가서, 따뜻한 아니라 독을 가자, 내가 너에게 거기서 사용해야합니다하십시오.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Kom, hartelijk en niet vergiftigen, met mij meegaan naar Julia's graf, want er moet gebruik ik jou.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Kom, hjärtlig och inte gift, gå med mig till Julias grav, för det måste jag använder dig.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Kom, hjertelige og ikke gift, gå med mig til Julies grav, for der skal jeg bruge dig.