Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımMapple pai gostava de uma reputação tão grande para a sinceridade e santidade, que
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımMapple Tatăl sa bucurat de astfel de o mare reputaţie pentru sinceritate şi sfinţenie, că
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımMapple Πατέρας απολαμβάνει μια τέτοια ευρεία φήμη για την ειλικρίνεια και την ιερότητα, που
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımMapple האב נהנה כגון מוניטין רחב עבור כנות קדושה, כי
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımOče Mapple uživali tako široko ugled za iskrenost in svetosti, ki
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımOtec Mapple užil tak širokou pověst upřímnost a svatosti, které
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımOtec Mapple užil tak širokú povesť úprimnosť a svätosti, ktoré
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımPadre Mapple disfrutado de una gran reputación por la sinceridad y la santidad, que
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımPadre Mapple goduto di una grande reputazione per la sincerità e di santità, che
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımPère Mapple apprécié une telle grande réputation pour la sincérité et la sainteté, que
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımVader Mapple genoten van een dergelijk breed reputatie voor oprechtheid en heiligheid, dat
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımVater Mapple genossen eine so große Reputation für Ehrlichkeit und Heiligkeit, dass
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımБатько Mapple користувався таким широку популярність за щирість і святості, що
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımОтец Mapple пользовался таким широкую известность за искренность и святости, что
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımОтец Mapple се радва на такава широка репутация за искреност и светостта, че
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldımتتمتع هذه Mapple الد سمعة واسعة للصدق وقدسية ، أن
Baba Mapple, samimiyet ve kutsallığı gibi geniş bir itibar keyif aldım私はステージの任意の単なるトリックで悪評を招くことから彼を疑うことができなかった。
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediAnh ấy nói chỉ cần tôi thật lòng muốn chơi tennis.
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediA spus ca trebuie doar sa vreau sa joc si sa fiu sincera in legatura cu asta.
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediDia bilang aku hanya perlu ada keinginan main dengan tulus.
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediEr sagte, ich müsste nur den Willen haben und ernst an die Sache rangehen.
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediHan sa att jag bara behöva vela spela och vara ärlig om det.
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediHij zei dat ik alleen zou moeten willen spelen en er oprecht over zijn.
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediIl a dit que si je voulais jouer au tennis et que j'étais vraiment sincère, ça irait.
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediMi ha detto che devo solo voler giocare ed essere sincera in questo.
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediPovedal, že sa to len musím chcieť naučiť.
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediPowiedział że muszę chcieć grać i być w tym szczera.
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediΕίπε πως απλά πρέπει να'χω τη θέληση να παίξω και να είμαι ειλικρινής γι'αυτό.
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediОн сказал, что мне просто надо искренне захотеть научиться.
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediהוא אמר רק צריך רצון לשחק ולהיות בקיע
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediقال أن علي أن أريد اللعب فقط و أكون صادقة حيال الأمر
Bana sadece istekli ve samimi olmamın yeteceğini söylediあの方?
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.A nők hajlamosak másképp megélni az intim kapcsolatot, mint a férfiak.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.As mulheres tendem a obter intimidade de forma diferente dos homens.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Femeile tind sa dezvolte un soi de intimitate pe care barbatii nu o dezvolta.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Frauen neigen dazu, Vertrautheit anders herzustellen als Männer.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.여성은 남성과는 다른 방법으로 상대방과 친밀감을 쌓아갑니다.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Kobiety postrzegają bliskość inaczej niż mężczyźni.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Kvinnor tenderar att skapa intimitet annorlunda än män.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Las mujeres tienden a obtener intimidad diferente a como lo hacen los hombres.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Le donne tendono ad avere un senso di vicinanza diverso dagli uomini.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Les femmes obtiennent l'intimité différemment des hommes.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Phụ nữ thường thân thiết với nhau theo cách khác với nam giới.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Vrouwen lijkten intimiteit anders te vatten dan mannen.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Wanita mendapatkan keintiman dengan cara berbeda daripada pria.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Ženske postanejo intimne drugače kot moški.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Ženy vytvářejí důvěrné přátelství jinak než muži.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Οι γυναίκες τείνουν να αντιλαμβάνονται την οικειότητα διαφορετικά από τους άνδρες.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.Как правило, у женщин межличностные отношения складываются иначе, чем у мужчин.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.У жінок інше уявлення про міжособистісні стосунки, ніж у чоловіків.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.נשים יוצרות אינטימיות בשונה מגברים.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.النساء تميل إلى الحصول على علاقة حميمة بشكل مختلف عن ما يقوم به الرجال.
Bayanlar erkeklerden farklı samimiyet kurarlar.対面での会話
Bayanlar için samimiyet budur.Aceasta este intimitatea pentru femei.
Bayanlar için samimiyet budur.C'est l'intimité telle que les femmes la vivent.
Bayanlar için samimiyet budur.Das ist Vertrautheit für Frauen.
Bayanlar için samimiyet budur.Dat is intimiteit voor vrouwen.
Bayanlar için samimiyet budur.Đây là sự thân thiết kiểu phụ nữ.
Bayanlar için samimiyet budur.Detta är intimitet för kvinnor.
Bayanlar için samimiyet budur.Esto es intimidad para las mujeres.