Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Maar er is nog iets dat we allemaal ervaren in deze ruimte.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Ma c'è qualcos'altro che tutti stiamo vivendo in questa stanza.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Mais il y a autre chose encore que tout le monde dans cette salle ressent.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Mas existe algo mais que todos estamos a experienciar nesta sala.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Nhưng có những thứ khác mà tất cả chúng ta có thể cảm nhận trong căn phòng này
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Pero hay algo más que experimentamos en este recinto.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Tetapi ada sesuatu yang lain yang kita semua sedang alami dalam ruangan ini.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Υπάρχει όμως και κάτι άλλο που βιώνουμε όλοι σ" αυτό το δωμάτιο.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Але в цьому залі ми переживаємо не тільки образи.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Но есть что-то ещё, что испытывают все находящиеся в этом зале.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.Но има нещо друго, което всички ние в тази стая преживяваме.
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.אבל ישנו משהו נוסף שכולנו כאן חווים:
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.ولكن هنالك شيئ أخر نشهده الان في هذه القاعة
Ama yine de bu salonda hepimizin birlikte deneyimlediğimiz başka bir şey daha var.経験していることが他にもあります 人は視覚や聴覚や触覚を
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.Amikor az alkotmányt fogalmazták, földet szórtak a kinti macskakövekre, hogy koncentrálni tudjanak.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.Când au scris Constituția, au tasat pământ peste caldarâmul din fața Primăriei ca să se poată concentra.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.Když psali Ústavu, pokryli blátem dlažební kostky před halou, aby se mohli soustředit.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.Ked písali našu Ústavu, tak dali hlinu cez všetky dlažobné kocky vonku pred halou tak, aby sa mohli sústrediť.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.Khi họ viết Hiến pháp, họ đã đổ đất lên đá sỏi bên ngoài hội trường để mà họ có thể tập trung.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.그분들이 헌법을 제정할때, 홀 밖에 있는 자갈위에 흙을 뿌려서 집중할 수 있도록 했죠.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.Ko so pisali ustavo, so po vseh kamnitih pločnikih zunaj dvorane posuli prst, da bi se lahko koncentrirali.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.W trakcie pisania Konstytucji, pokryli bruk pod oknami ziemią, żeby hałas ich nie dekoncentrował.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.Όταν έγραψαν το Σύνταγμα, έβαλαν χώμα στο λιθόστρωτο έξω από την αίθουσα ώστε να μπορέσουν να συγκεντρωθούν.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.כשהם כתבו את החוקה, הם פיזרו עפר על החצץ מחוץ לאולם כדי שהם יוכלו להתרכז.
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.عندما كتبوا دستور البلاد فقاموا وضع طين حول كل البحص الذي يحيط القاعة من اجل ان يحافظوا على تركيزهم ..
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.當佢哋撰寫《美國憲法》嘅時候道, 佢哋喺大堂外嘅石卵上鋪滿泥土減噪道, 等佢哋可以專心撰寫。
Anayasayı yazdıklarında, odaklanabilmeleri için salonun dışındaki parke taşlarının üzerine toprak koymuşlar.議会の外側の石畳に土を敷き詰めることで 集中できるようにしたのです だから 騒音を低減させる技術がなければ
"Anghiari Savaşı" adındaki tablonun Floransa'da Vecchio Sarayında "500'ler Salonu" nda olduğu sanılıyor."Bitwy pod Anghiari", które powinno znajdować się w Izbie 500 w Palazzo Vecchio, we Florencji.
"Anghiari Savaşı" adındaki tablonun Floransa'da Vecchio Sarayında "500'ler Salonu" nda olduğu sanılıyor."Die Schlacht von Anghiari", das sich vermutlich im Saal der 500 im Palazzo Vecchio in Florenz befindet.
"Anghiari Savaşı" adındaki tablonun Floransa'da Vecchio Sarayında "500'ler Salonu" nda olduğu sanılıyor.la "Battaglia di Anghiari", che si presume si trovi nel Salone dei Cinquecento di Palazzo Vecchio, a Firenze.
"Anghiari Savaşı" adındaki tablonun Floransa'da Vecchio Sarayında "500'ler Salonu" nda olduğu sanılıyor."Битва при Анг'ярі", яка, як припускають, мала б бути розміщена у Холі 500 у Палаццо Веккіо, Флоренція.
"Anghiari Savaşı" adındaki tablonun Floransa'da Vecchio Sarayında "500'ler Salonu" nda olduğu sanılıyor."Битката в Ангиари", която трябваше да се намира в Залата на 500-те на Палазо Вечио във Флоренция.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.De repente se oyó un golpe violento contra la puerta de la sala, un grito agudo, y entonces - el silencio.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.De repente veio um baque violento contra a porta da sala, um grito agudo e então - silêncio.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Dintr-o dată a venit o bufnitură violentă împotriva uşa de salon, un strigăt ascuţit, precum şi apoi - tacere.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Đột nhiên có đến một uỵch bạo lực chống lại các cánh cửa của phòng khách, khóc một sắc nét, và sau đó im lặng.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Hirtelen jött heves puffanással az ajtónak a nappaliba, egy éles kiáltás, és Ezután - csend.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Improvvisamente ci fu un tonfo violento contro la porta del salotto, un grido acuto, e poi - il silenzio.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.갑자기 응접실의 문이에 대한 폭력 쿵, 날카로운 외침, 그리고이왔다 다음 - 침묵.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Nagle rozległ się gwałtowny łomot do drzwi salonu, ostry krzyk, a potem - cisza.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Náhle sa strhol násilný úder proti dverám do salónu, ostrý výkrik, a potom - ticho.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Náhle se strhl násilný úder proti dveřím do salónu, ostrý výkřik, a pak - ticho.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Nenadoma je prišel nasilno proti udarcem vrata salon, oster krik, in potem - tišina.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Plotseling kwam er een hevige klap tegen de deur van de salon, een scherpe huilen, en dan - stilte.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Plötsligt kom en våldsam duns mot dörren till salongen, en skarp gråta, och då - tystnad.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Plötzlich kam ein heftiger Schlag gegen die Tür des Salons, ein scharfer Schrei, und dann - Stille.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Soudain il y eut un bruit sourd violents contre la porte du parloir, un cri aigu, et alors - le silence.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Tiba-tiba terdengar bunyi gedebuk kekerasan terhadap pintu ruang tamu, menangis tajam, dan maka - diam.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Tuli yhtäkkiä väkivaltainen jysähti vastaan oven saliin, terävä huuto, ja sitten - hiljaisuus.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Ξαφνικά ήρθε μια βίαιη γδούπος από την πόρτα της αίθουσας, μια απότομη κραυγή, και τότε - σιωπή.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Вдруг раздался сильный стук к двери гостиной, резкий крик, и потом - тишина.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.Раптом пролунав сильний стукіт до дверей вітальні, різкий крик, і потім - тиша.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.فجأة هناك جاء جلجل عنيفة ضد باب الردهة ، صرخة حادة ، و ثم -- الصمت.
Aniden salonun kapı karşı şiddetli bir gümbürtüyle, keskin bir çığlık, ve oraya geldi sonra sessizlik.その後 - 沈黙。 "HUL - LO!"テディHenfreyは言った。 "HUL - LO!"タップから。
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! A crié le père dans la salle à la cuisine, en battant des mains,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! ", Gritó el padre a través de la sala a la cocina, dando una palmada,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Gritou o pai pelo corredor até a cozinha, batendo palmas,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna 'hét cha thông qua đại sảnh vào nhà bếp, vỗ tay của mình,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Huusi isän kautta sali keittiöön, taputus kätensä,
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna! "Kiáltotta az apa révén a csarnok a konyhába, taps a kezét,