Opera salonu eklektik bir mimari yapıya sahiptir.Komplek ini memiliki sebuah bangunan opera.
Üst katta bulunan büyük salona Kabul Salonu denir.Ruang utama yang dipergunakan sebagai tempat salat di lantai atas adalah ruang lepas.
Geliş salonunda 4 adet bagaj bantı vardır.Terminal domestik kedatangan memiliki 4 pengambilan bagasi.
Mahkeme salonuna girdiğinde, herkes şok oldu.Saat Amin tiba di Istana, sebuah tembakan terjadi.
Tam simetrik olan iki katlı binada dört daire ve büyük bir salon vardı.Bangunan dua lantai ini sangat simetris dan memiliki empat apartemen dan sebuah aula besar.
DOT'un salonu Maçka G-Mall'dadır.Kantor Kecamatan Turi berada di Jl.
Alt katta bir mutfak ve bir yemek salonu bulunmaktadır.Ruang dapur dan makan terdapat dalam satu kamar.
Şablon:Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası - Sırıkla atlamaCEV (Inggris) Templat:Kejuaraan Bola Voli Eropa
Homer, yerel bir atari salonuna gider ve video boks maçlarında deneyimli olan bir çocuk bulur.Homer pergi ke balai permainan video arcade setempat, ingin belajar bermain video dari seorang ahlinya.
Oyunlar Töölö Spor Salonu'nda yapıldı.Olahraga-olahraga ini dilakukan di lapangan luas.
İmkanları oldukça gelişmiş olup okulda spor salonu ve oldukça büyük bir kütüphane mevcuttur.Fasilitas gedung atau ruang belajar, perpustakaan cukup representative.
Salon 5000 seyirci kapasitesine sahiptir.Stadion ini berkapasitas 5.000 penonton.
Düğün salonunda hazırlanan program izlenir.Struktur Pidato Adat pada Pidato Perkawinan.
Stauffenberg toplantının yapıldığı salona girdi.Stauffenberg menghilang dari tempat rapat.
Ama evet, kimse o spor salonuna ayak basmadı.Sangat hebat bahkan tidak ada yang menghentikan langkahnya di turnamen dunia.
Bunu oyun salonlarına reklam amacıyla dağıtmıştır.Reaksi pemain terhadap in-game advertising bervariasi.
B Grubu maçları Bolu 17 Temmuz Spor Salonun'da oynandı.Dia membuat debut T in the Parknya pada tanggal 11 Juli.
Diğer iki konferans salonu ise 200 koltuk kapasitesine sahiptir. ^Satu menara memiliki kapasitas 12 tempat duduk.
Babası, Ferdinand Lindemann, Hanover'de bir spor salonunda modern diller öğretiyordu.Cha của ông, Ferdinand Lindemann, dạy ngôn ngữ hiện đại tại một trường trung học ở Hanover.
Film için, Lea Salonga tarafından seslendirilmiştir.Trong bộ phim, bài hát được biểu diễn bởi Lea Salonga.
Salonun orkestra çukuru, taşınabilir ve ayarlanabilir, kaplanabilir ve en fazla 130 müzisyen alabilir.Khoang dàn nhạc của sân khấu có thể di chuyển và đóng lại, dành cho 130 nhạc công.
Sinema salonlarındaki filmlerin sunuşunda, günümüzde kullanılan en yaygın çerçeve oranı 1.85:1 ve 2.39:1'dir.Các tỉ lệ màn hình phổ biến hiện này trong các rạp phim là 1.85:1 và 2.39:1.
Batman Başlıyor ayrıca ilk beş gününde, gösterildiği 55 IMAX salonunda, 3.16 milyon$ kazanarak rekor kırdı.Batman Begins cũng phá kỷ lục 5 ngày đầu tiên công chiếu ở 55 rạp IMAX, thu về 3,16 triệu đô la.
Annesi, Emilie Crusius, Spor Salonunun müdürünün kızıydı.Mẹ ông, Emilie Crusius, là con gái của hiệu trưởng trường trung học.
Bu bina aynı zamanda dünyadaki ilk Carnegie Müzik Salonu'nun bulunduğu kütüphane olma özelliğini taşır.Tòa nhà cũng bao gồm Phòng Hòa Nhạc Carnegie đầu tiên trên thế giới.
Oditoryum(salon) son derece soğuktu ve seyirciler programın uzunluğu yüzünden bitkin düştü.Khán phòng hôm đó cực kỳ lạnh và khán giả đã kiệt sức vì buổi biểu diễn quá dài.
İkisi de ev içi güzellik salonlarıyla donatılmıştı.Cả hai cửa hàng đều được trang bị dịch vụ chăm sóc sắc đẹp.
Film 15 Haziran 2005 günü ABD ve Kanada'da 3,858 sinema salonunda gösterime girdi.Phim khởi chiếu 15/6/2005 ở Mỹ và Canada trên 3,858 rạp chiếu phim.
Spor salonun yeri Nonhyun-dong (논현동), Seoul olarak biliniyor.Trung tâm thể dục sẽ được đặt tại Nonhyun-dong (논현동), Seoul vào tháng Bảy.
Salonun kapasitesi 7.500 kişidir.Sức chứa của Cung trình diễn này là 7500 người .
Özenti sosyete Paris'in ünlü salonlarına da girmekten geri kalmadı.Phổ không được mời tới tham dự các buổi hòa đàm ở Paris).
Fuhuşun yer aldığı yerlerin arasında oteller, karaoke barları ve güzellik salonları vardır.Nơi mua bán dâm thường là các khách sạn, phòng karaoke và các viện chăm sóc sắc đẹp.
Bütün katlarında birer salon ve ikişer oda vardır.Đất nước này đủ chỗ cho hai người và cả những căn phòng đẹp.
Bubka’nın sırıkla atlamada açıkhavada ve salonda 35 dünya rekoru bulunuyor.Trong sự nghiệp, Bubka đã phá kỷ lục thế giới nhảy sào nam 35 lần .
Alt katta bir mutfak ve bir yemek salonu bulunmaktadır.Ở trung tâm vườn có một quán café và quán ăn.
Grup aşaması 4 ulusal salonda oynanmıştır.Giải đấu được tổ chức tại 4 sân vận động ở bốn thành phố.
IMAX salonlarından 640,000 dolar kazanarak rekor gelir sağladı.Những buổi chiếu mở màn nửa đêm đem về 640.000 USD từ các phòng chiếu IMAX.
Dahili bina normal olarak bir oturma odası, bir mutfak ve bir ağaç döşemeli merkezi salonu içerir.Khu vực cánh trong thường gồm phòng khách, bếp và một phòng sinh hoạt trung tâm có sàn lót bằng gỗ.
Yemek salonunda 360 kişiyi ağırlayabilmekte idi.Ông được 286 trên tổng số 300-thành viên trong hội đồng đề cử.
Lovejoy bunun ardından ikiliyi takip ederek batmakta olan yemek salonuna iniyordu.Lovejoy bám theo hai người trong phòng ăn hạng nhất đang chìm.
Tek sahneye sahip olup salon 202 kişiliktir.Sức chứa của sân vận động là 20,000 người.
Sahne 3: Otelin salonu.Vụ Khách sạn 3.
Mahkeme salonuna girdiğinde, herkes şok oldu.Khi ông bị bức tử, trong triều ngoài nội ai cũng thương xót .
Herkes salonun geniş bir bölümünde uykuya dalar.Mọi nạn nhân đều phải nằm ngủ trên sàn nhà lạnh lẽo.
Ayrıca yerel bir tiyatro salonunda sahneye çıktı.Sau đó, anh đi diễn tại nhà hát địa phương.
Kanadalı bir mimar olan Frank Gehry’nin tasarladığı bu konser salonu 23 Ekim 2003 tarihinde resmen açıldı.Frank Gehry thiết kế xây dựng và nhà hát đã được mở cửa vào ngày 24 tháng 10 năm 2003.
Salonlar genelde oldukça büyüktür.Nhụy hoa thường là lớn.
Ancak söz edilen salon 1927 yılında açıldığından bu bilgilerin doğruluğu hakkında şüpheler vardır.Một nghiên cứu được công bố vào năm 1977, nói về sự nghi ngờ tính xác thực của câu chuyện.
Genel Kurul salonuna ek olarak, Meclis ayrıca, Edinburgh Şehir Konseyi'nden kiralanan binalar kullanmıştır.スコットランド国教会総会堂に加えて、エディンバラ市議会から借りた建物も使用していた。
Her gün bu salona girdiğimde şampiyonluk fotoğraflarını görüyorum.私は毎日部屋に入るときそれを見る。
Bir dondurma salonudur.アイスクリーム工房。
Bir oy katibi Meclis başkanının önünde oturur ve elektronik oylama ekipmanı ve salon saatlerini çalıştır.投票係員は議長の前に座り、電子投票機と議場の時計を管理している。
Teatro Nacional de São Carlos, Portekiz'in başkenti Lizbon'da bulunan bir opera salonudur.サン・カルルシュ国立劇場 (Teatro Nacional de São Carlos)は、ポルトガル・リスボンにあるオペラハウス。
Duruşma salonunda bayrak olacaktır.仮院にて法灯を継承す。
25 Ocak 2012'de, Kristal Salon'un yarışmanın gerçekleştirileceği yer olduğu doğrulandı.2012年1月25日、バクー・クリスタル・ホールが会場となることが正式決定された。
Susanna ve Kontes birbirlerinin elbiselerini değişip giymiş halde salona girerler.スザンナと伯爵夫人が衣装を交換してやってくる。
Kentin en büyük tiyatro salonu 2,300 kişi kapasiteli Mayflower Theatre'dır (önceki ismi the Gaumont).最も大きい劇場は、2,300人の収容力があるメイフラワー・シアター (Mayflower Theatre) である。
Kentte iki tane sinema salonu bulunmaktadır.市内には2つの映画館がある。
Daha önce bir sinema salonuydu.かつては映画館などもあった。
1906 yılına gelindiğinde Mexico City'deki sinema popülerliğine uyum sağlamak için 16 sinema salonu açıldı.1906年(明治39年)までに、メキシコシティには、16軒の映画サロンが開かれ、同国での映画の大衆化に寄与した。