Ana içeriğe geç
Sözlük

salon ile cümle

salon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sütunlu salon: Kutsal alana giden yol.I Helligånds Sogn ligger Helligåndskirken.
Bu şehirde Victim açılıyor, ve spor salonu sokak dövüşü öğretiyor.I byen findes Nøvling Kirke, Nøvling Skole og Nøvling Fodboldklub.
Kentte iki tane sinema salonu bulunmaktadır.Byen rummer to biografer.
Kapalı spor salonu yapılmaktadır.Idrætshistorisk Værksted har per.
1 yarı kapalı düğün salonu bulunmaktadır.Kobberbryllup afholdes efter 12½ års ægteskab.
Salondaki pek çok kişi bu sözleri ilk kez duyuyordu.Han oplevede så at sige mange ting for første gang.
1889 Paris Salonu'na katıldı.1880 udstillede han på salonen i Paris.
Bu salonda (Pazar günleri hariç) her gün yerel ve ulusal sanatçıların görsel eserleri sergilenir.Der er hele året udstillinger af lokale og udenlandske kunstnere.
Oda büyük teşhir salonuna bağlanır.Dette rum kan forbindes med den store sal.
Diğer iki konferans salonu ise 200 koltuk kapasitesine sahiptir. ^Lillesalen har sammen med galleriet 200 siddepladser.
Salon, 18 Şubat 2014 tarihinde hizmete açılmıştır.Bygningen blev genåbnet for publikum 18. februar 2006.
Film 352 farklı sinema salonunda gösterilmiştir.Filmen blev set af 52.355 i de danske biografer.
12: 40-12:50 arasında bomba patlayarak konferans salonu yerle bir oldu.Mellom kl. 12:40 og 12:50 detonerte bomben og ødela konferanserommet.
Mısır Firavunu'nun kızı Amneris salona gelir.Amneris, Faraoens datter, kommer inn.
Bu dönemde Akrobatlar'ı yaptı (1877), çeşitli gravürler üretti ve bazı çalışmalarını Salon'da sergiledi.I denne perioden malte han «Akrobater» (1877), laget trykk, og stilte ut noen av verkene sine på Salongen.
Bu dava, onların Leinstrand'da ve daha sonra Trondheim'deki mahkeme salonlarında sorgulanmalarına yol açtı.Dette førte til forhør på Leinstrand og senere i Lagtingshuset i Trondheim.
Bu resim aynı yıl Paris Salonu'nda sergilendi.Stykket ble fremført i Paris det samme året.
1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi.I 1824 viste Parissalongen arbeider av John Constable.
Zankel Hall salonu, 599 koltuk kapasiteli olup, "resital salonu" olarak bilinir.The Hilton Road Side, som den kalles, inneholder 519 sitteplasser og benyttes for bortelagets supportere.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.På kvelden sitter man hjemme sammen med familien og åpner julegaver.
Mutfaktan geçerek balo salonunun arkasındaki kiler bölümüne yol almak ister.Inngangen til Kjøkkenet går via bakgangen.
İlk sinema salonu 1908 yılında açılmıştır.Den første kinoen ble åpnet i 1909.
Sinema salonlarındaki filmlerin sunuşunda, günümüzde kullanılan en yaygın çerçeve oranı 1.85:1 ve 2.39:1'dir.De vanligste sideforholdene for filmprojektering i Amerika er 1,85:1 og 2,40:1.
2006 yılında kulüp yeni salonu Krуlatskoe Spor Sarayı'na taşındı.I 2010 flyttet klubben til nye Audi-Sportpark.
(İago, Cassio, Otello: Vieni; l’aula è deşerta - "Gel bu salon boşmuş").(Burt Bacharach/Marit Trulsrud), (Bartender, bare fyll mitt glass/Bor du fortsatt i byen?)
Dempsey Şöhreti Uluslararası Boks Salonu üyesidir.Dempsey er også medlem av den internasjonale boksingens Hall of Fame.
Konferans Salonu 400 kişi kapasitelidir.Kurs- og konferansedelen har kapasitet til 40 personer.
Firuzabad'da olduğu gibi sarayların büyük bir kısmı, üzerinde kubbe bulunan bir iç kabul salonu barındırır.Mange av palassene inneholder en audienshall som bestod, som i Firouzabad, av et kammer under en kuppel.
Malmö Isstadion, İsveç'in Malmö şehrinde yer alan kapalı bir spor salonu.Malmö Isstadion er en innendørs idrettshall i Malmö i Sverige.
1. Sahne: Adalet Tapınağı'nda bir salon.Scene 1: Et rom i rettsbygningen.
Ama evet, kimse o spor salonuna ayak basmadı.Heller ingen utøvere protesterte på medaljepodiet.
Mahkeme salonuna girdiğinde, herkes şok oldu.Da folkemengden beveget seg mot parlamentsbygningen ble de beskutt.
Dördüncü haftasında ise toplamda 30 salondan, $16,398 ortalama ile toplamda $491,933 elde etti.Bidraget endte på fjerdeplass med 1 349 stemmer.
Salondan da “Hayır” yanıtı yükseldi.Dette takket magasinet nei til.
Pek çok büyük şehrin özel ve kamuya ait konser salonları bulunur.I mange av de store byene har de egne, autoriserte utsalgssteder.
Konser salonunda konserler ve şiir dinletileri düzenlenir.I kapellet organiseres i dag konserter og gudstjenester.
İkisi, aynı salonda karşılaşır ve birbirlerine doğru yürümeye başlarlar.De to møtes på soverommet og omfavner hverandre.
İçerisine bir giriş salonu ve bir bar yerleştirilir.Det er også innretta en restaurant med bar for besøkende.
Gene börek konusunda ihtisaslaşmış börek salonları mevcuttur.Det finnes imidlertid fortsatt gode jaktlinjer av storpuddel.
10 yaşındayken Chicago'da bir kuaför salonunda keşfedilmiştir.Han ble oppdaget da han som 6-åring sang i en frisørsalong.
Hamamatsu'dan salona ulaşım otobüsle yaklaşık 13 dakikadır.Det er ca. 30 minutters kjøring med bil fra Hammerfest.
Bunların içinde yazın konser verilen salonları bile vardır.Her holdes det også konserter i sommersesongen.
Salonlar genelde oldukça büyüktür.Blomstene er som regel ganske store.
Küçük bir salona sahip olan 75.Yıl Sahnesi, merkezi bir noktada yer almaktadır.De første 45 årene holdt fabrikken til i Teatergata 7 i sentrum av Lillestrøm.
Justiniana Prima ve Salona gibi şehirler bu saldırılara yenik düştü.Kota-kota seperti Justiniana Prima dan Salona menyerah pada serangan semacam itu.
İlk sinema salonu 1908 yılında açılmıştır.Bioskop pertama dibuka pada 1908.
Salon (İngilizce).Salon (dalam bahasa Inggris).
Ertesi gün grup, Osaka Salonu'nda ilk konser turuna başladı.Pada hari berikutnya, Arashi memulai konser tur pertama mereka di Aula Osaka.
Enternasyonal 1864 yılında işçilerin Londra’da Saint Martin Salonu’nda gerçekleştirdiği toplantıda kuruldu.Didirikan tahun 1864 pada pertemuan pekerja yang diselenggarakan di St Martin Hall, London.
24 Ocak 2012 tarihinde, IU Tokyo'nun Bunkamura Orchard Salonu'nda canlı vitrin düzenledi.Pada tanggal 24 Januari 2014, IU mengadakan live showcase di Tokyo's Bunkamura Orchard Hall.
Nargile ve Kahve salonları Dubai' de oldukça popülerdir.Kafe shisha dan qahwa juga populer di Dubai.
Paris Salon jürisi Cézanne'in eserlerini gösterime sunmayı 1864'ten 1869'a kadar her sene reddetmiştir.Paris Salon terus menerus menolak karyanya dari periode 1864 hingga 1869.
Bir Yargı Salonu.Ruang Sidang.
1966'da UFO adında yeni bir konser salonu açıldı ve İngiliz psikedelik rock'ının merkezi haline geldi.Pada waktu itu di London dibuka arena konser baru, UFO Club dan segera menjadi pusat musik psikedelik Inggris.
Film 352 farklı sinema salonunda gösterilmiştir.Film ini diputar di 255 gedung bioskop.
İlk sembolist çalışması olarak kabul edilen Oedipus ve Sfenks 1864'teki Paris Salonu'nda sergilendi.Oedipus and the Sphinx, salah satu lukisan simbolis pertamanya, dipamerkan di Salon pada 1864.
Salonun ortasında mermer bir havuz vardı.Mereka tidak tahu bahwa di tengah-tengah istana ada kolam.
Kurum ayrıca içinde sinema ve sergi salonu bulunan Yugoslav Film Arşivi Müzesi'ni bünyesinde barındırır.Institusi ini juga mengelola Museum Arsip Film Yugoslavia lengkap dengan teater film dan balai pamerannya.
Belirgin bir sebep olmadığı halde kimse salondan dışarı çıkmak istemez.Anehnya, tak seorang pun yang berniat untuk meninggalkan tempat itu.
İlk Metropolitan Opera Salonu 22 Ekim 1883'te Faust'un gösterimiyle Broadway'de açılmıştır.Penampilan pertama yang diberikan oleh Opera Metropolitan adalah Gounod’s Faust pada 22 Oktober 1883.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod