Ana içeriğe geç
Sözlük

salon ile cümle

salon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun anlamı 18 yaşından küçük kimselerin salona alınmasının yasak olduğuydu.Celor sub 18 ani legea le interzice să intre într-un sex shop.
1868’de Mandolin Çalgıcısı adlı tablosu Paris Salonu’na kabul edildi.În 1868, lucrarea Cântăreață la mandolină a fost prezentată în cadrul Salonului de la Paris..
Salondaki pek çok kişi bu sözleri ilk kez duyuyordu.Multe specii au fost descrise în această lucrare pentru prima dată valabil.
Linz, Graz ve Wiener Neustadt şehirlerindeki salonlarda sadece ilk tur maçlarıda yapılmıştır.Locatiile din Linz, Graz și Wiener Neustadt au fost utilizate numai în timpul tur preliminar.
Salon 20: Reformlar Dönemi.A patra etapă, cea a reformelor.
Salon 5000 seyirci kapasitesine sahiptir.Capacitatea stadionului este de 5.000 de spectatori.
Mekan: Wartburg şatosu büyük salonu.Sala unde se ține concursul, castelul din Wartburg.
Salonun tavanı.Acoperișul din tablă.
"Aynı anda mutfakta ve salonda".Este întâlnit în bucătării și restaurante.
Birinci katta yemek salonu vardır.La baza primului puț se află o sală în pantă.
Babası bir polis memuru, okul öğretmeni ve güzellik salonu sahibiydi.Mama ei a fost un mic întreprinzător, deținând o școală de dans și un magazin de bijuterii.
Ayrıca yine spor merkezinde Fin hamamı, Sauna ve fitness salonu bulunmaktadır.Mai au nevoie de reparație clasele și sala de sport.
Şarkının videosu bir konser salonunda geçer.Compoziția are și o versiune pentru sala de concert.
12: 40-12:50 arasında bomba patlayarak konferans salonu yerle bir oldu.La 12:40 s-a produs explozia, distrugând în bună partea sala de conferințe.
İç saha maçlarını 1.000 kişilik Eczacıbaşı Spor Salonu'nda oynamaktadır.Ele creează o atmosferă festivă în lobby-ul sălii pentru 1000 de locuri.
Mahkemedeki diğer sanıkların itirazları ve öfkeli bağrışmaları arasında salondan çıkartılır.Mărturia ei a fost punctată de o rafală de obiecții ale apărării și de chemări deoparte de către judecător.
Salonlarından birinde 5.000 sandalye bulunmaktadır.Are o capacitate de 5.000 de locuri, toate pe scaune.
Kolej masraflarını karşılamak için kuaför salonlarında çalışıyordu.Sam vinde mașinile ca să plătească taxa pentru colegiu.
Ayrıca, bu salon güreş ve savunma sporları için de kullanılmaktadır.Sala continuă să fie utilizată pentru evenimente sportive și concerte.
2017 Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası'nda altın madalya kazanmıştır.Ea a câștigat medalia de aur în Campionatul European de Atletism în sală din 2017.
Daha sonra park içerisinde nikah salonu kuruldu.Mai târziu, revista Les soirées de Paris a fost creată aici.
Tablonun 1867'deki Paris Salonu'nda sergilendiği düşünülür.Tabloul este gata pentru Salonul de la Paris din anul 1811.
Birçok odası ve salonu vardır.Are numeroase magazine și restaurante.
Bekleme salonundayım.Sunt în sala de așteptare.
Yemek salonu nerede?Unde este sala de mese?
Yemek salonu nerede?Unde e sala de mese?
Ertesi gün grup, Osaka Salonu'nda ilk konser turuna başladı.Másnap a csapat elkezdte az első turnéját az Osaka Hall-ban.
Salon Lideri (Gym Leader) adı verilen bu eğitmenleri yenerek Rozet (Gym Badge) kazanılır.Egy edzőterem-vezető legyőzéséért jelvény (Gym Badge) jár.
Salondaki pek çok kişi bu sözleri ilk kez duyuyordu.Ezen az előadáson volt hallható először a dobszólója is.
İç saha maçlarını 19 Eylül Spor Salonu'nda oynamaktadır.Hazai mérkőzéseit a 19 Eylül stadionban játssza.
Fuhuşun yer aldığı yerlerin arasında oteller, karaoke barları ve güzellik salonları vardır.A helyszínek jellemzően szállodák, karaoke bárok és szépségszalonok.
Iron Maiden ilk konserini 1 Mayıs 1976 günü Londra'nın doğusundaki Poplar semtinde bir salonda verdi.Az Iron Maiden első koncertjére 1976. május 1-jén Kelet-Londonban került sor.
Hisar toplantı salonu, küçük çaplı toplantı odaları ve Rumeli Terası binanın bir parçasıdır.Az épület részeit képezik még a Hisar terem, kisebb gyűléstermek a félemeleten és a Rumeli terasz.
Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor salonunda yapılmaktadır.A mérkőzéseket az Ayhan Şahenk Sportcsarnokban tartják.
Salon HDD Olimpija Ljubljana isimli profesyonel buz hokeyi kulübünün iç saha maçlarına ev sahipliği yapar.Míg a nagyobb csarnok a HDD Olimpija Ljubljana professzionális jégkorong csapatnak.
Grieghallen; Bergen, Norveç'te bulunan 1500 koltuklu bir konser salonudur.A Grieghallen egy 1500 férőhelyes koncertterem Norvégiában, Bergenben, az Edvard Grieg téren.
Salondan da “Hayır” yanıtı yükseldi.Az általános kérdésre a válasz negatív.
Balo salonunda prensin alımlı karısı belirir.A bálteremben megkezdődik a hercegnőbál.
En son olarak salonda genç ve Gurnemanz kalmıştır.Utoljára csak Jolánka maradt a teremben és Holubán.
Ana giriş çok büyük bir salona açılır.A bejárati ajtó egy hatalmas térre nyílik.
Çok amaçlı salonda çeşitli etkinlikler yoğun bir şekilde yürütülmektedir.Kulcsolt Kéz: sok érzelgős dolog történik itt.
Salondaki seyirciler yeteneklere oy verirler.A győztest a nézői szavaztok döntik el.
Şarkının videosu bir konser salonunda geçer.Videoklipjét egy koncert során vették fel.
Ama evet, kimse o spor salonuna ayak basmadı.Egyetlen meccsen sem lépett pályára a fehér mezeseknél.
Salon 12.500 seyirci kapasitesine sahiptir.12 500 nézőt tudott befogadni.
Salona Alfredo girer ve kumar oynamaya başlar.Fran a kártya felől érdeklődik, és kártyázni kezdenek.
Bu salon bir yangın geçirince günümüze sadece nostaljik hatırası kalmıştır.Ma már csak egy tábla őrzi a tűz helyén az esemény emlékét.
Daha küçük basketbol salonu 4.050 kişilik oturma kapasitesine sahiptir.A kisebb, kosárlabda csarnok 4500 férőhelyes.
Salonda 19.911 kişi basket karşılaşmalarını izleyebilmektedir.Napjainkban 98 787 ülőhelyen követhetik figyelemmel a nézők a mérkőzéseket.
Şarkıyla birlikte salon canlanır, diğerleri de şarkıya eşlik eder.Az énekesnő beül mellé, majd együtt énekelnek az utcán, és több ember is csatlakozik.
Yavaş yavaş diğer şövalyeler de salondan çıkarlar.Ekkor récsényi lovagok szerzik meg a falut.
Yeni bir büyük konferans salonu açıldı.A fő csarnokból újabb fogadószoba nyílik.
2004 yılında 5000 m ve 10000 m ile 5000 m salonda dünya rekorlarına imza attı.1949-ben 5000 és 10 000 méteren is világcsúcstartó volt.
1886'dan itibaren resimleri Salon des Indépendants'da düzenli olarak sergiledi.1888-tól képeit rendszeresen állította ki a bécsi Künstlerhaus.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.Másnap azonban Anna ismét feltűnik a könyvesboltban, egy ajándékkal.
İlk sinema salonu 1908 yılında açılmıştır.Színházát 1908-ban avatták fel.
Kaderinin belli olacağı salona girer.A könyv bevezetőjében találunk utalást az Aveszta sorsára.
2009 yılında kampüs içerisindeki bir spor salonu da duruşma salonu haline getirildi.2009-ben az oktatóteremben kialakításra került a terráriumi bemutatóterem.
Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası'nda iki madalyası vardır.Két érme van a fedett pályás atlétikai Európa-bajnokságokról.
Viyana'da bulunan Wiener Stadthalle salonu ise sadece finallerde kullanılmıştır.A Wien folyó egész bécsi szakasza is kerülethatárként szolgál.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
salon ile cümle - Sayfa 32 - salon kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App