Ana içeriğe geç
Sözlük

salon ile cümle

salon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
12: 40-12:50 arasında bomba patlayarak konferans salonu yerle bir oldu.Às 12h40, a bomba explodiu afetando toda a sala de reuniões.
Susanna ve Kontes birbirlerinin elbiselerini değişip giymiş halde salona girerler.Chegam a Condessa e Susanna, com as vestes trocadas, e ocasiona-se um encontro complicado.
Konser salonunun inşası 1865 ve 1870 arasında Charles Burguet tarafından gerçekleştirilmiştir.A praça circular de Ludgate Circus foi construída entre 1864 e 1875.
Hatay Arkeoloji Müzesi koleksiyonu sekiz sergi salonu ve bahçesinde sergilenmekteydi.No noite do sacrifício, foram oferecidas ao Orochi oito jarras de sakê.
Sinema salonu halen tiyatro gösterileri için kullanılmaktadır.O anfiteatro é utilizado ainda hoje para festivais de teatro.
2003'te Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nda yarışmıştır.Em 2009 sediou o Campeonato do Mundo de Atletismo.
Kupa, şilt ve vazoların bir kısmı diğer odalara ve alt kattaki büyük salona konmaya başlandı.A partir da audiência foram atiradas garrafas, lixo, entre outras coisas no palco, enquanto se divertiam.
Salonun kapasitesi 7.500 kişidir.A capacidade do salão é de 2500 pessoas.
Salondaki pek çok kişi bu sözleri ilk kez duyuyordu.Para muitos colecionadores se trata da primeira ocasião de poder ouvi-lo.
Tiyatro salonu aynı zamanda Sabancı Tiyatro Festivali'ne de ev sahipliği yapıyor.O palácio também acolhe a companhia Teatro do Bolhão.
En sevdiği ders Biteloji, en sevmediği ders Ahşap Salonudur.A sua matéria favorita na escola é artes e a que menos gosta é línguas.
Özenti sosyete Paris'in ünlü salonlarına da girmekten geri kalmadı.Nunca mais ele voltaria a entrar nas famosas salas da Polytechnique.
1507'de Venedik'teki Düka Sarayı'nın salonlarından biri için resimler çizdi.Em 1507, recebeu um pagamento de uma obra para o salão de audiências no palácio do Doge.
1963 yılından itibaren salonda yapılmaya başlandı.Demite-se em 1963 após ter organizado todo este Departamento.
Çok sinirlenen Cal tabancayla onları içerisine su dolmakta olan birinci sınıf yemek salonuna kadar kovalar.Cal pega uma pistola e os persegue até o parcialmente inundado salão de jantar da primeira classe.
Daha sonra bir meclis salonu inşa edildi.Foi criado um município.
Estonya Tiyatrosu Tallinn’de opera binası ve konser salonu olarak hizmet veren bir binadır.O Teatro Estônia é uma sala de concertos em Tallinn.
Üretilen bu filmler, sinema salonu adı verilen özel binalarda gösterilmektedir.Os filmes são exibidos em sala especializada de cinema.
Spor salonuna kaçmadan önce de onu ateşe verir.Antes de sair do local, ela decide atear fogo na escola.
Şu anda üç katta toplam on sergi salonu bulunmaktadır.Possui dez salões de exposição em três andares.
CRR Konser Salonu.Choir Concerto.
Salon seçilir ve tüm kentin genç kızlarının ilgisini çeken bir eğlence tertip edilir.Um lugar para inspiração e diversão para toda família.
Salonlarından birinde 5.000 sandalye bulunmaktadır.A capacidade é de 5.000 pessoas em arquibancadas e cadeiras.
Bu resim aynı yıl Paris Salonu'nda sergilendi.No ano seguinte, juntamente com o grupo, expôs no salão de Paris.
Yan salonların da ön ve arka cephelerinde birer kapı bulunur.Existem portas na parte frontal e posterior do salão.
Salonun basketbol karşılaşmaları için alabileceği en yüksek kişi sayısı 15,442 koltuktur.A capacidade da arena para partidas de basquetebol é de 15.504 espectadores.
İçerisine bir giriş salonu ve bir bar yerleştirilir.Um restaurante e um bar foram adicionados.
Teatro Nacional de São Carlos, Portekiz'in başkenti Lizbon'da bulunan bir opera salonudur.No que diz respeito à ópera, o Teatro Nacional de São Carlos em Lisboa é o mais representativo.
Sargent Paris Salonu'na ilk kez 1878 yılında kabul edildi.Marabá foi apresentada pela primeira vez no Salão de Paris no ano de 1882.
Başlangıçta, daha sonra "Hala Gliwice" olarak değiştirilen mekana "Podyum Salonu" adı verildi.Inicialmente, o objeto recebeu o nome de "Podium Hall", que mais tarde foi transformado em "Hala Gliwice".
(Salonun o zamanki adı FleetCenter idi.)(Sippican era o nome da tribo local.).
Dördüncü katta ise Kubbe Salonu, hükûmet toplantı salonu ve Kütüphane bulunmaktadır.O terceiro e quarto andares abrigam escritórios administrativos e uma biblioteca.
Kentte birçok tiyatro salonu ve tiyatro topluluğu bulunur.Na capital ainda existe um grande número bibliotecas e teatros.
Emek Sineması, Cumhuriyet dönemi’nin en eski sinema salonu.O Cine-Teatro Monumental é a sala de cinema mais antiga da cidade de Benguela.
İlk Metropolitan Opera Salonu 22 Ekim 1883'te Faust'un gösterimiyle Broadway'de açılmıştır.A primeira Metropolitan Opera House foi inaugurada em 22 de outubro de 1883 com o Faust, de Charles Gounod.
2000 yılının Eylül'ünde "National Inventors Hall of Fame" (Ulusal Mucitler Onur Salonu)'na alınır.Em 2004, o seu nome ficou a constar do National Inventors Hall of Fame (NIHF).
Blanche'ın tabloları Paris Salonu'nda da sergilendi.Seus trabalhos foram expostos no Salão de Paris.
Konser organizasyonlarında salonun seyirci kapasitesi 4.500'e kadar çıkabilmektedir.Sobre o salão de concertos fica o salão de festas, onde cabem até 4.500 pessoas ao mesmo tempo.
Kasım 2016'da bir yangın ortaçağ kent salonunun büyük bir bölümünü tahrip etti.Um sismo em Agosto de 2016 destruiu três quartos da cidade.
Koladera dansı çiftler halinde yapılan bir salon dansıdır.Como dança, a coladeira constitui uma dança de salão, dançada aos pares.
Artık Tango kendi içinde biraz daha yumuşayarak, Salon Tangosu halini almıştır.Posteriormente, a milonga, como dança, foi absorvida pelo tango.
Masaj salonu çalışanına kartı gösterir ve bununla bedava masaj yapılacağını söyler.Os passageiros do trem o veem sem a máscara, mas prometem guardar segredo.
Büyük SalonGrande Hall.
Sala São Paulo, dünyanın en iyi akustik konser salonlarından biri olan São Paulo'da.Sala São Paulo, em São Paulo, uma das salas de concerto com melhor acústica no mundo.
Bir dondurma salonudur.Naar een ijsclub.
İlk Metropolitan Opera Salonu 22 Ekim 1883'te Faust'un gösterimiyle Broadway'de açılmıştır.Ze trad ook op in de openingsvoorstelling van de Metropolitan Opera op 22 oktober 1883, in Gounods Faust.
84. katta Tayland'ın ilk ve tek açık hava 360 derece dönebilen salonu vardır.Op de 84ste verdieping bevindt zich Thailands enige, in de openlucht, ronddraaiend luchtdek.
Daha önce bir sinema salonuydu.Oorspronkelijk was het een bioscoop.
Bankers Life Fieldhouse, Indianapolis,Indiana'da yapılmış olan ABD'de bir kapalı spor salonudur.Bankers Life Fieldhouse is een sportarena in Indianapolis, Indiana.
Dördüncü katta ise Kubbe Salonu, hükûmet toplantı salonu ve Kütüphane bulunmaktadır.Op de vierde verdieping is de ruimte waar de regering vergadert en een bibliotheek.
Bu resim aynı yıl Paris Salonu'nda sergilendi.Deze werd echter geweigerd op de Parijse salon van dat jaar.
Tablo benzer sebepten 1875 salonuna kabul edilmedi.Dit is waarschijnlijk de reden waarom het werd geweigerd door de Salon van 1875.
2006 Dünya Basketbol Şampiyonası'nın final turu bu salonda oynanmıştır.In 2006 werd de finale van het Wereldkampioenschap basketbal 2006 gespeeld in de arena.
1 yarı kapalı düğün salonu bulunmaktadır.Een 12½-jarig huwelijk.
Maçların düzenleneceği salon, daha önce Efes Pilsen World Cup 6'ya ev sahipliği yaptı.Bekende clubs die ooit hebben deelgenomen aan de EFES Pilsen Cup:
Tek sahneye sahip olup salon 202 kişiliktir.Deze theaterzaal biedt plaats aan 204 personen.
Chopin o zaman 23 yaşında olmasına rağmen çoktan Paris salonlarında tanınan ünlü bir besteci idi.Chopin was op 23-jarige leeftijd al een zeer bekende componist en pianist in de salons van Parijs.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.De volgende ochtend komt de familie naar beneden, om blij de cadeaus uit te pakken.
Fred'in bowling e merakı vardır, evinin salonunun çevresinde bilardo, poker ve golf oynar.Freds interesses zijn bowlen, pool, poker, luieren in huis en golf.
O sırada Elvira ve Lindoro Cezayir'den ayrılırken veda etmek için salona girerler.Dan komen Lindoro, Elvira en Zulma binnen om afscheid te nemen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod