Birçok odası ve salonu vardır.Имеет несколько залов, студий.
Müziki konser salonu ve kapalı spor salonu olarak kullanılmaktadır.Большой зал использовался как театр и концертный зал.
Transit salonda geceleme yasaktır.В пределах парка запрещена ночёвка в палатках.
Cami halen kullanılamaz durumda olduğu için düğün salonunun kapalı bölümü ibadethane olarak kullanılmaktadır.Капелла открыта для свободного помещения, так как служит приходской церковью.
Mermer salonun ortasında Edirnekâri mermer bir havuz ve kösede kafes arkasında padisşahın tahtı bulunmaktaydı.В середине мраморного зала располагался бассейн, а за троном падишаха — тайная комната.
Salon 12.500 seyirci kapasitesine sahiptir.Стадион вмещает 12 500 зрителей.
Maçtan sonra Sampras, "Becker şimdiye kadar oyandığım en iyi salon oyuncusu" açıklamasını yaptı.Также менеджер однажды сказал, что Бобби «лучший игрок, которого я когда-либо тренировал».
1865 yılında ilk defa Paris Salonu'nda bir eseri sergilendi.Впервые выставлялся в парижском Салоне в 1865 году.
Bu geniş alana Şatolar Salonu adı verilmiştir. ^ a b "Türkiye'nin En Uzun Mağaraları".Большо́й дворе́ц — название дворцов: Большой дворец — в Бангкоке.
Salon 18: Romantikler.Т. 88: Романтик Ревью.
Binanın bir bölümü nikah ve konser salonudur.Здание состоит из клубной и концертно-зрелищной частей.
1995 - Michael Johnson, kapalı salonda 400 m Dünya rekoru kırdı: 44,63 s.1999 — Майкл Джонсон побивает мировой рекорд по бегу на 400 метров с результатом 43.18 секунды.
Kopenhag Konser Salonu 2009 yılında kullanıma açıldı.Вестибюль Красной линии открыт в 2009 году.
Boit'in tabloları 1876-1886 yılları arasındaki Paris Salonlarında sergilendi.Его картины регулярно выставлялись в Парижском салоне в 1863—1870 годы.
23 Ekim'de ise Amerika Birleşik Devletleri'nde kısıtlı sayıda salonda gösterime girdi.18 февраля она предстала перед публикой уже в ином образе.
Bu resim aynı yıl Paris Salonu'nda sergilendi.В этом же году некоторые его картины были представлены в Парижском салоне.
Birinci fuayeden balkona, alt fuayeden salona giriliyordu.Выпал из окна 12-го этажа, пытаясь перелезть на балкон .
Yaklaşık üç dakika süren performans sonunda salonda bulunan seyirciler Mor ve Ötesi'ni ayakta alkışladı.По завершении показа зрители в течение 10 минут стоя аплодировали актёрам и съёмочной группе.
Ancak teşhir salonlarının yetersizdi.Багажа знаний явно не хватало.
Son dönemlerde salon usulü düğünler öne çıkmaya başlasa da özüne uygun düğünlerin de yapıldığı görülmektedir.Означает, что свадебная церемония проводится вечером, что считалось наиболее удачным временем.
Dahili bina normal olarak bir oturma odası, bir mutfak ve bir ağaç döşemeli merkezi salonu içerir.Внутреннее крыло обычно состоит из общей комнаты, кухни и холл с деревянным полом.
Kız kardeşi Delphine'in aksine, Paris salonlarında hızlıca yükselmiştir.В отличие от своих предшественников, Филипп чаще пребывал в своём парижском дворце, чем Орлеане.
1986'da parkta bir buz pateni salonu inşa edildi.В 1986 году за 9 месяцев по индивидуальному проекту был построен цех мороженого.
Oturum Salonuna kayıtlı 343 milletvekilinden 242'si lehine oy kullandı.За соответствующее постановление проголосовали 243 депутата из 404, зарегистрировавшихся в зале.
Yan bölümde ise 6.000 koltuklu bir salon daha bulunmaktaydı.Значит, в общежитии должно быть шесть тысяч комнат.
2014 itibarıyla ilçe sınırları içinde 13 sinema salonu vardır.На базе домов культуры действуют 13 киноустановок.
Ankara Spor Salonu, Ankara'nın Ulus semtinde yer alan spor salonu.Ankara Spor Salonu) — крытая спортивная арена в столице Турции Анкаре.
Konser salonunda konserler ve şiir dinletileri düzenlenir.Во втором зале проводятся музыкальные концерты и поэтические встречи.
2013 NBA All-Star Maçı, 17 Şubat 2013 tarihinde Houston Rockets takımının salonu Toyota Center'da yapıldı.Матч всех звёзд 2013 года состоялся на домашней арене клуба «Хьюстон Рокетс» «Тойота-центр».
Dış avlunun güney batı ve güney doğusundaki Askeri Yükseklik ve Yazınsal Şeref salonlarıdır.На юго-западе и юго-востоке Внешнего двора находятся залы Военного величия и Литературной славы.
Baltık devletleri arasındaki en büyük kapalı spor salonudur.Имел лучшую в Балтийских странах спортивную базу.
Sonra yemek şöleni için büyük salonda toplanırlar.Очень скоро они встречаются в ресторане за романтическим ужином.
320 metrekarelik alana kurulu olan tiyatronun seyirci salonu 160 koltuk kapasitelidir.Зрительный зал театра рассчитан на 398 мест.
Koladera dansı çiftler halinde yapılan bir salon dansıdır.В большинстве случаев каскарда — это парный танец, исполняемый лицом к лицу.
Salon 1.751 seyirci kapasitelidir.Вместимость 1750 зрителей.
Salonun kapasitesi 7.500 kişidir.Вместимость стадиона — 7500 человек.
Daha sonraları bu odalar mahkeme salonu olarak kullanılmıştır.في وقت لاحق، تم استخدام هاتين الغرفتين كغُرف محاكم .
Filmin sadece ABD'deki gösterimlerinde 4404 salonda 422 Milyon dolar dolar kazandırdığı tahmin ediliyor.كان من المتوقع أن الفيلم يحقق 422 مليون دولار في 4404 صالة عرض في الولايات المتحدة فقط .
Fred, o bölgenin zengin bir senatörünün oğludur ve bir gece önce dans salonunda Lizzie'yi kiralamıştır.Fred ، هو ابن أحد أغنى أعضاء مجلس الشيوخ في المنطقة ، واستأجر ليزى في ليلة من قبل في ديسكو .
Sinema salonlarındaki filmlerin sunuşunda, günümüzde kullanılan en yaygın çerçeve oranı 1.85:1 ve 2.39:1'dir.فمثلاً من النسب الباعية المستخدمة حديثًا في دور العرض السينمائي للأفلام هي 1.85:1 و 2.39:1.
Salon (İngilizce).Salon (باللغة الإنجليزية).
Büyük salonun üst galerileri orkestra ve diplomatlar için ayrılmıştır.تننقسم الأروقة العلوية للبهو الكبير إلى أجواق موسيقية والقسم الدبلوماسي.
Dondurma salonu dondurma satışında uzmanlaşmıştır.طعوم المثلجات المقدمة في ردهة المثلجات المحلية.
Haller gençlik merkezi içinde birçok kafe, bir şarap evi ve belediyeye ait bir tiyatro salonu barındırır.ويوجد في مركز شباب الهال العديد من المقاهي وحانة للنبيذ وقاعة مسرح خاصة بالبلدية.
Sonuncusu ise Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı Tiyatro Salonudur ve 569 kişiliktir.أما المسرح الأخير فهو مسرح قصر الثقافة والفنون في بلدية إسكي شهر ويتسع ل 569 شخص.
Bütün katlarında birer salon ve ikişer oda vardır.فهنالك غرف منفردة وغرف مزدوجة.
Önemli oda ve salonlarda her şey aynı renk tonlarına sahiptir.وكل المتعلقات في الغرف والأبهاء الهامة، لها نفس درجة اللون.
Enternasyonal 1864 yılında işçilerin Londra’da Saint Martin Salonu’nda gerçekleştirdiği toplantıda kuruldu.تأسست الجمعية في عام 1864 في اجتماع الشغيلة الذي عقد في قاعة سانت مارتن، لندن.
Büyük bir salon, Paris.القصر الكبير (باريس).
Kapalı spor salonu yapılmaktadır.صالة رياضية مغطاة.
Esmé ve X'in dinlenme salonundaki konuşmaları içsel ruh hâlleriyle ilgili ipucu vermez.محادثات أسماء و X في الصالون لم تعطَ إشارة فيما يتعلق بالحالة النفسية الداخلية .
Tek sahneye sahip olup salon 202 kişiliktir.وتتسع القاعة الواحدة ل202 شخص.
1954'ten itibaren sekiz yıl boyunca Paris'teki Mayıs Salonu sergilerine katıldı.وإعتبارا من عام 1954 وطوال ثمان سنوات فقد إنضم إلى معارض صالون مايس التي في باريس.
Etütler yatakhanelerde etüt salonlarında yapılmaktadır.تستمتع بشكل خاصً في سجادات الأرض في غرف النوم.
İlçede 20'ye yakın sinema salonu vardır.على هامش المدينة فيلم 20.
Los Angeles'ın en büyük spor salonudur.أهم مدنها لوس أنجلس.
Salon de Thé Çay salonu anlamına gelir.(شَىّ)المقصود به مشروب الشاى.
Topluluk birçok salonda 200'ün üzerinde temsil vermiştir.تم بيع المسلسل لأكثر من 200 منطقة.
Duruşmanın ilk gününde duruşma salonu yetersiz kaldı.شهد عكاظ في اليوم الأول من المحاكمة.
Sihir Bakanlığı’ndaki Gizem Departmanı’na vardıklarında, altı genç büyücü Kehanet Salonu’na yönelirler.اتجه السحرة الستة الشبان الي قاعة التنبؤ، عند وجودهم في (قسم الاسرار) التي في وزارة السحر.