Ana içeriğe geç
Sözlük

salon ile cümle

salon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Salonda 19.911 kişi basket karşılaşmalarını izleyebilmektedir.Bei Basketball-Partien finden 19.945 Zuschauer im Centre Bell Platz.
Salona, basketbol müsabakalarında 15.000 ve hentbol müsabakalarında ise 13.500 seyirci alınır.Beim Basketball beträgt die Zuschauerkapazität 15.000,. beim Handball 13.500.
CRR Konser Salonu.Leipziger Konzertsaal.
Mekan:Tauris'te Diana Tapınağı'na giriş salonu.Die erste Szene spielt in der Eingangshalle des Diana-Tempels auf der Insel Tauris.
2007 Avrupa Salon Şampiyonası'nda yarışı 5. sırada bitirdi.2007 fand der 5. Lauf zur Motorrad-Europameisterschaft auf der Strecke statt.
1906'da Gece Devriyesi'nin bulunduğu salon yeniden inşa edildi.Die Halle für die Nachtwache wurde 1906 erneuert.
Galatasaray Park Voleybol Salonu, İstanbul'da bulunan 1.200 kişi kapasiteli spor salonudur.Der Sportpark Grambke mit 1200 Plätzen in Burglesum.
Bu salonlarda 750 kadar yapıt sergilenmektedir.In dem Werkverzeichnis sind noch etwa 750 Werke aus seiner Hand abgebildet.
Bu sinema salonu küçük ve bakımsızdır.Messels Output für das Kino ist spärlich und von hoher Qualität.
Günümüzde Samsun'da 25 sinema salonu bulunmaktadır.Gegenwart In Flensburg gibt es zwei Kinos.
Avusturya'nın en büyük organizasyon salonudur.Sie zählt zu den größten Anwaltskanzleien Österreichs.
Salonun kapasitesi orijinal olarak 468 olup son yıllarda 426 koltuk bulunmaktadır.Die Kapazität der Halle beträgt 470 Plätze, davon sind 68 Plätze Sitzplätze.
İlk Metropolitan Opera Salonu 22 Ekim 1883'te Faust'un gösterimiyle Broadway'de açılmıştır.Die Metropolitan Opera in New York wurde 1883 mit einer Aufführung von Faust eröffnet.
Ana giriş çok büyük bir salona açılır.Über einen Eingang im ersten Stock erreicht man den Haupteingang des großen Saals.
Sarı-kırmızılı takım daha sonra 1933 yılına kadar salonlarda görünmemiştir.Schnell- und Eilzüge hielten vor 1945 nicht im Bahnhof.
Duruşma salonunda bayrak olacaktır.Im Gerichtssaal bricht daraufhin Jubel aus.
Oda ve salonlar vardır.Für Diele und Salon.
Jimnastik, oyun ve masa tenisi için yeni atletik salonlar kuruldu.Es wurden neue Turnhallen für Gymnastik, Spiele und Tischtennis errichtet.
Bekleme salonunda beş hasta vardı.Il y avait cinq patients dans la salle d'attente.
Okulun spor salonu genişletildi.Le gymnase de l'école a été agrandi.
Salonumda sürekli dans ederim.Je danse constamment dans mon salon.
Salonda ölüm sessizliği yayılmaya başladı.Un silence de mort a commencé à se répandre dans la salle.
Tom salondaki herkesi öptü.Tom a embrassé tout le monde dans la salle.
Telefonunuzun toplantı salonunda olup olmadığına baktınız mı?Avez-vous vérifié si votre téléphone était dans la salle de réunion ?
Bu dönemde Akrobatlar'ı yaptı (1877), çeşitli gravürler üretti ve bazı çalışmalarını Salon'da sergiledi.Il peint alors Les Acrobates (1877), et expose certaines de ses œuvres au Salon.
Salon, sağdaki The Royal Lyceum Theatre ve soldaki The Traverse Theatre ile çevrilidir.Le Hall est flanqué du Royal Lyceum Theatre sur la droite et du Traverse Theatre sur la gauche.
Los Angeles'ın en büyük spor salonudur.C'est le plus grand hôtel de Los Angeles.
Coquatrix, Ağustos 2001'de gösteri salonlarını Vivendi grubuna sattı.Paulette Coquatrix vend la salle de spectacle au groupe Vivendi en août 2001.
20 Aralık 1984'te Şan Sinema Salonu'nda 70. doğum günü töreni yapıldı.Le 20 décembre 1984, une cérémonie pour son 70e anniversaire eut eu lieu dans la salle de cinéma Şan.
1911'de "Salon d'Automne" ve "Salon des Independants" sergilerinde heykellerini ve resimlerini sergiledi.En 1911, il expose ses statues et dessins au Salon d'automne et au Salon des indépendants.
Eserler, evin 5 odası ve salonunda sergilenir.Les œuvres sont exposées dans cinq chambres de style ainsi qu'au jardin.
Minnesota Timberwolves, salonları Target Center'deki ilk maçına çıktı.Les Minnesota Timberwolves jouent leur premier match au Target Center.
1987'de Negro Casas ve Super Astro ile birlikte bir spor salonu açtı.En 1987, Misterio a ouvert une salle de gym avec Negro Casas et Super Astro.
1902 ve 1903 yıllarında Salon de la Société Nationale des Beaux-Arts'da yapıtlarını sergiledi.En 1902 et 1903, il expose au Salon de la Société nationale des beaux-arts.
Son zamanlarda sergi salonları sayısı artmakta, sinema salonlarının sayısı azalmaktadır.En effet la production de films décroît, le nombre de salles de cinéma est en chute libre.
Sahne 3: Otelin salonu.Scène 3 : Une chambre d'hôtel.
Şu anda üç katta toplam on sergi salonu bulunmaktadır.Actuellement, il a dix salles d'exposition sur trois étages.
285 odası ve 43 salonu vardır.Il contient 328 chambres et 45 étages.
1868’de Mandolin Çalgıcısı adlı tablosu Paris Salonu’na kabul edildi.En 1868, sa Joueuse de mandoline est acceptée au Salon de Paris.
1979'da orkestra Berwaldhallen (Berwald Salonu)'da çalmaya başlamıştır.En 1979, l'orchestre s'installe en résidence au Berwaldhallen.
1906'da Gece Devriyesi'nin bulunduğu salon yeniden inşa edildi.En 1906, la salle abritant La Ronde de nuit fut reconstruite.
Utah Jazz yeni salonu Delta Center'daki ilk maçına çıktı.Les Utah Jazz jouent leur premier match au Delta Center.
Kızlar da salonda silahlanmaktadırlar.Des gardes en armes sont disposés dans la salle.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.Le jour de Noël, toute la famille ouvre les cadeaux.
1. Sahne: Larina'nin evindeki parti salonu Tatyana'nın isim günü kutlanmaktadır.La salle de bal des Larine C'est le jour de la fête de Tatiana.
Stauffenberg toplantının yapıldığı salona girdi.Il est entré dans la salle de conférence avec Stauffenberg.
Nikah kıyılma için salon Daha önceki olaylara şaşırıp kalmış olan Kontes durumu gözden geçirmektedir.La salle du mariage Le comte est embarrassé par les événements récents.
İç saha maçlarını 5.000 kişilik Sakarya Spor Salonu'nda oynamaktadır.Le hall du dîner se charge de 5 500 athlètes à la fois.
Teatro Nacional de São Carlos, Portekiz'in başkenti Lizbon'da bulunan bir opera salonudur.Le Teatro Nacional de São Carlos est la principale salle d'opéra de Lisbonne.
Ayrıca NBA takımlarından Brooklyn Nets de kendi salonu Barclays Arena yapılana kadar burada oynamaktadır.L'équipe NBA des Nets de Brooklyn joue ses matches à domicile au Barclays Center.
Sergi salonları alt kattadır.Métairie des salles de bas.
1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi.En 1824, le Salon de Paris exposa quelques-unes des œuvres de John Constable.
Bu resim aynı yıl Paris Salonu'nda sergilendi.Cette même année, il est exposé au Salon de Paris.
Halen daha iç saha maçlarını bu salonda oynamaktadır.Aussi, il y aura plus l’espace pour les studios de danse dans ce bâtiment.
Ancak teşhir salonlarının yetersizdi.Il semble cependant que les ventes de billets n'étaient pas suffisantes.
Salondaki seyirciler yeteneklere oy verirler.Les talents seront départagés par le vote des téléspectateurs.
Yarışmaya ev sahipliği yapmak üzere Vatroslav Lisinski Konser Salonu seçildi.Le Koncertna dvorana Vatroslav Lisinski est nommé en son honneur.
2007 Avrupa Atletizm Salon Şampiyonası'nda finale kalamadı.Il a été finaliste aux Championnats d'Europe d'athlétisme en salle 2007.
Toplanma salonu Bükreş'teki Parlamento Sarayı'dır.Les deux chambres siègent au Palais du Parlement à Bucarest.
Bundan uzak bir mesafede bulunmayan Erivan Operası, Ermeni başkentinin ana eğlence salonudur.Non loin de là, l'opéra d'Erevan est la principale salle de spectacle de la capitale arménienne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod