Ana içeriğe geç
Sözlük

salon ile cümle

salon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Salonun orkestra çukuru, taşınabilir ve ayarlanabilir, kaplanabilir ve en fazla 130 müzisyen alabilir.Der bewegliche und verstellbare Orchestergraben lässt sich schließen und kann bis zu 130 Musiker aufnehmen.
Tüm salon onun tuvalleriyle dekore edilmişti.Alle Wohnungen waren mit eigenem Badezimmer versehen.
Önceleri salonun 5.000 kişi kapasiteli olması planlansa da, daha sonra bu rakam 7.500'e çıkartılmıştır.Die ursprünglich geplante Kapazität lag bei 5.000 Personen, diese wurde allerdings auf 7.500 erhöht.
Salon 20: Reformlar Dönemi.Band 3: Reformationszeit.
Grieghallen; Bergen, Norveç'te bulunan 1500 koltuklu bir konser salonudur.Die Grieghalle (norwegisch: Grieghallen) ist eine Konzerthalle mit 1.500 Sitzplätzen in Bergen.
1959'da yapılan bir dizi yenilemelerin yanı sıra spor salonu ve müzik odası inşa edildi.Neben den Renovierungsarbeiten im Jahre 1959 wurden damals auch die Sporthalle und die Musikklasse errichtet.
Samba 2/4 ya da 4/4 ölçüsüyle yapılan bir salon dansıdır.Salsa wird im 4/4-Takt getanzt.
Ayrıca 24 jimnastik salonu, 46 açık hava spor tesisi, 13 çim saha bulunmaktadır.Des Weiteren gibt es 24 Gymnastikräume und 46 Freiluftsportplätze, darunter 13 Rasenplätze.
Giriş kat sağ salondaki teşhirde ilk olarak Arkaik Dönem taş eserler yer alır.So ist an der vorderen rechten Ecke der Ort der Tauffeier.
Salon 18: Romantikler.Reihe 17: Romantik.
Bir dondurma salonudur.Konzert für das Eis.
Doğduğu yerde yapılan bir spor salonuna kendisinin ismi verildi.In seiner Geburtsstadt wurde ein Sportplatz nach ihm benannt.
Salon EYOF Trabzon 2011 için yapılmaya başlanmıştır.Der Bau der Sporthalle wurde für die EYOF Trabzon 2011 beschlossen.
Salonda hep bildik yüzler vardı.Im Autorenraum gab es immer wieder Reibungen.
Opera binası 5 tiyatro salonunu içerir.Das Gericht ist im Gebäude Theaterplatz 5 untergebracht.
Burada bowling salonları ve tenis kortları yer alır.Hier finden sich Fußballfelder und Tennisplätze.
Kariyerinin en iyi atışını Mayıs 2006'da Salon-de-Provence'de 69.95 metrelik derecesiyle gerçekleşti.Seine Bestweite erzielte er am 25. Mai 2006 in Salon-de-Provence mit 69,95 Metern.
285 odası ve 43 salonu vardır.Untergebracht waren 285 Zimmer und 17 Suiten.
Salon 12.500 seyirci kapasitesine sahiptir.Die Kapazität beträgt 12.500 Zuschauer.
1859'da ilk kez Paris Salonu'na kabul edildi.1859 stellte er erstmals im Salon de Paris aus.
İlef'teki en önemli mekânlardan birisi şüphesiz Mahmut Tali Öngören Salonu'dur.Ortsvermittlungsstellen (VE:O, alte Bezeichnung: DIVO) bilden die unterste Ebene.
Tesis bir karşılama salonu, bar ve yatak odalarını içerir.Die Anlage umfasste eine Empfangshalle, Bar und Schlafräume.
Dua salonunun altında, giriş katında bir restoran bulunmaktadır.Nahe dem Eingangstor befand sich ein Raum zum Beten.
EYOF Trabzon 2011 basketbol müsabakaları bu salonda oynanmıştır.Die EYOF Trabzon 2011 Basketball Wettbewerbe wurden in dieser Sporthalle ausgetragen.
Orkestranın asıl konser salonu Kulturforum'dur.Ihre Heimspielstätte ist das dortige CulturCongressCentrum.
Daha önce bir sinema salonuydu.Früher war ich Filmkind.
Salondaki seyirciler yeteneklere oy verirler.Auch die Zuschauer zuhause haben die Möglichkeit abzustimmen.
Kral Dodon'un sarayında büyük bir salon Karl Dodon'un sarayının önü.In der Palasthalle des Königs Dodon.
Eskiden sinagog olan bina bugün depo, iş yeri ve bilardo salonu olarak kullanılmaktadır.Die Synagoge wird heute als Lagerplatz, Workshop-Haus und Billardhalle genutzt.
2013 yılında Şişli'de kendine ait bir spor salonu açmıştır.2013 eröffnete sie ihr eigenes Kosmetikstudio.
O sırada salonda yaklaşık 120 kişi vardı.In diesem Raum hätten 120 Personen Platz gefunden.
Ve düğün salonu vardır.Außerdem verfügt er über einen Hochzeitssaal.
Salondaki pek çok kişi bu sözleri ilk kez duyuyordu.Einige davon waren erstmals in der Öffentlichkeit zu sehen.
2006 Dünya Basketbol Şampiyonası'nın final turu bu salonda oynanmıştır.2006 fanden die Finalspiele der Basketball-Weltmeisterschaft dort statt.
Björkman bir kuafördü ve Borås'ta bi kuaför salonu vardı.Björkman war Friseur und hatte einen eigenen Salon in seiner Heimatstadt Borås.
Bunlardan en buyugu 11.000 oturan seyirci kapasiteli "Echo Arena" kapali konser salonudur.Der Austragungsort wird die bis zu 11.000 Zuschauer fassende Echo Arena Liverpool sein.
Altıgen salonun başlangıçta muhtemelen yemek salonu (triclinium) olarak hizmet veriyordu.Der Raum dürfte in den warmen Jahreszeiten als Speiseraum (triclinium) gedient haben.
B grubu maçları Kayseri Kadir Has Spor Salonun'da oynanmaktadır.A gewinnt das Verlierspiel und spielt in der Barrage.
Bu sırada davetliler de salonu terk etmektedir.Die Gäste verlassen daraufhin den Gasthof.
Mahkeme salonuna girdiğinde, herkes şok oldu.Als er sich telefonisch beim Geheimdienst meldet, sind dort alle Beteiligten schockiert.
Müze 3.400 metrekare sergi salonu ve yaklaşık 7.000 kitaplık bir kütüphane içermektedir.Das Museum hat ca. 4.000 m² Ausstellungsfläche sowie eine Präsenzbibliothek mit ca. 100.000 Büchern.
İçerisine bir giriş salonu ve bir bar yerleştirilir.In ihm ist die Eingangshalle und die Bar untergebracht.
Spor takımları tarafından kullanılmadığı zamanlarda, konser salonu olarak kullanılmaktadır.Finden keine Veranstaltungen statt, wird er als Parkplatz benutzt.
Salondan da “Hayır” yanıtı yükseldi.Ein klares „Nein“ war die Antwort.
Qianball, herhangi bir düz sert yüzeyle, salonda veya dış alanda oynanabilir.Crossminton kann unter freiem Himmel oder in der Halle gespielt werden.
Yaz aylarında salon genellikle konser ve şovlar için kullanılır.Während der Sommermonate wird die Halle beispielsweise für Konzerte und Märkte genutzt.
Salonun kapasitesi 7.500 kişidir.Die Kapazität der Sporthalle liegt bei 7.500 Personen.
Günümüzde konser salonu olarak kullanılmaktadır.Sie wird heute als Konzertsaal genutzt.
2200 kişi seyirci kapasiteli konser salonu ihtiva eder.Über 2.600 Personen nutzen die Wohnangebote des Wittekindshofes.
Kasım 2016'da bir yangın ortaçağ kent salonunun büyük bir bölümünü tahrip etti.Im November 2016 zerstörte ein Feuer den historischen Teil des Rathauses.
Salonun akustik tasarımı ise Yasuhisa Toyota tarafından gerçekleştirildi.Die vielgelobte Akustik des Hauptsaals wurde von dem Japaner Yasuhisa Toyota entworfen.
Ayrıca ikisi belediyeye birisi özel olmak üzere 3 düğün salonu bulunmaktadır.Den beiden anderen Stadtteilen steht ein ehrenamtlicher Ortsvorsteher vor.
Salon 5000 seyirci kapasitesine sahiptir.Der Hauptplatz hat eine Kapazität von 5.000 Zuschauern.
Dempsey Şöhreti Uluslararası Boks Salonu üyesidir.Greb ist außerdem Mitglied der International Boxing Hall of Fame.
Modellenmiş bir çizimi ise Salon of 1757'de sunulmuştur.Die Predella zeigt ein barockes Gemälde des Abendmahls aus der Zeit um 1705.
Devlet Demir Yolları salonu kendi sporcuları için inşa ettirmiştir.Er gründete die Sauber Rennsport AG mit dem Ziel, Sportwagen zu bauen.
Herkes salonun geniş bir bölümünde uykuya dalar.Häufig schlief die ganze Klasse in einem großen Schlafsaal.
En yüksek devlet organı Ulusal Halk Kongresi'nin oturumları bu binanın büyük toplantı salonunda yapılır.Die wichtigsten Aufführungen des Orchesters finden im Großen Saal des Hauses statt.
Küçük bir salona sahip olan 75.Yıl Sahnesi, merkezi bir noktada yer almaktadır.Beste Platzierungen war ein 75. Platz im Einzel und ein 18. Staffelplatz.
1954'ten itibaren sekiz yıl boyunca Paris'teki Mayıs Salonu sergilerine katıldı.Ab 1954 nahm Abidin Dino acht Jahre lang am "Salon de Mai" in Paris teil.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod