Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.수치들은 내전의 결과로 사망한 사람들, 예를 들면 기아와 질병으로 사망한 사람들을 배제합니다.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Nezahŕňajú ľudí, ktorí zomreli následkami občianskej vojny, akými sú napríklad hlad a choroby.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Những con số đó chưa tính đến những người đã chết do nội chiến, hay do nạn đói, dịch bệnh chẳng hạn.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Они не включают людей, которые погибли в следствии гражданских войн, например, от голода или болезни.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Те изключват хората, които са умрели в резултат на гражданската война от глад или от болести например.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.הם לא כוללים בני-אדם שמתו בעקבות מלחמות אזרחים מרעב או ממחלות, למשל.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.例えば内戦の結果として餓死 病死した人々の数は ここでは含まれていません またこれらの数字に含まれていないのは
Örneğin salgın hastalıklar, veba, açlık전염병, 악성 전염병, 역병 그런 기근이
Örneğin salgın hastalıklar, veba, açlıkPředstavoval si, že této úrovně se dosáhne díky dobré úrodě,
Örneğin salgın hastalıklar, veba, açlıkالأوبئة، ..الامراض والطاعون والمجاعة
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;Ali če pošljem kugo v tisto deželo in izlijem togoto svojo nadnjo v krvi, da zatarem v njej človeka in živino,
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;Eller sender jeg Pest over dette Land og udgyder min Harme over det med Blod og udrydder Folk og Fæ deraf,
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;가령 내가 그 땅에 온역을 내려 죽임으로 내 분을 그 위에 쏟아 사람과 짐승을 거기서 끊는다 하자
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;או דבר אשלח אל הארץ ההיא ושפכתי חמתי עליה בדם להכרית ממנה אדם ובהמה׃
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;او ان ارسلت وبأ على تلك الارض وسكبت غضبي عليها بالدم لاقطع منها الانسان والحيوان
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;或 者 我 叫 瘟 疫 流 行 那 地 、 使 我 滅 命 〔 原 文 作 帶 血 〕 的 忿 怒 傾 在 其 上 、 好 將 人 與 牲 畜 從 其 中 剪 除
‹‹O ülkeye salgın hastalık gönderir, kan dökerek öfkemi yağdırır, oradaki insanları ve hayvanları yok edersem;或者 我 叫 瘟疫 流行 那 地 、 使 我 滅命 〔 原文 作 帶血 〕 的 忿怒 傾 在 其上 、 好將 人 與 牲畜 從 其中 剪除
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,Aussi, quand j'ai vu la pituite noire, à la proue du bateau, j'ai pensé :
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,Cu asta nu avea cum să mergă.
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,그래서 저는 뱃머리의 검은 점액을 보면서
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,Nefungovalo by to.
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,Pero cuando vi el lodo negro en la proa del bote pensé:
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,Quando vi a substância preta na proa do barco, pensei:
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,Quindi, quando ho notato il muco nero sul gommone, ho pensato:
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,Tak keď som videl ten čierny sliz na prove, pomyslel som si:
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,Toen ik het zwarte slijm op de boeg van de boot zag, dacht ik:
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,Und als ich den schwarzen Schleim am Bootsbug sah, dachte ich:
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,Và khi tôi nhìn thấy chất lỏng màu đen trên mũi tàu,
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,Когда я увидел чёрную слизь на борту лодки, то подумал:
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,כשראיתי את הריר השחור בדופן הסירה,
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,لذلك عندما رأيت اللعاب الاسود في انحناءة القارب
O yüzden botun önündeki siyah salgıyı görünce,私は「この世で与えられたものを使えれば...」と思いました
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyor Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.Многие умирают из-за разных пандемий, спида, малярии, бедности, из-за того, что не ходят в школу.
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyor Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.Много умират, заради всички тези видове пандемични болести, спин, малария, бедност, не ходейки на училище.
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyorBeaucoup meurent à cause de toutes sortes de pandémies.
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyorHIV、マラリア、貧困で学校に行けません
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyor많은 사람들이 다양한 토착병 때문에 죽어요
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyorMolti stanno morendo a causa di molte pandemie,
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyorMuchos están muriendo a causa de todas esas pandemias,
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyorMulti mor din cauza diferitelor epidemii,
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyorNhiều người đang chết dần chết mòn vì tất cả những loại đại dịch này,
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyorVelen sterven door al die pandemieën:
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyorViele sterben wegen der grassierenden Pandemien,
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyorWielu umiera z powodu wszystkich rodzajów pandemii.
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyorרבים מתים בגלל כל אותם סוגי מגפות על,
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyorالعديد منهم يموتون بسبب الاوبئة
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Durante la epidemia de SARS en Beijing la cuarentena parecía ayudar.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Durante l'epidemia di SARS a Pechino, la quarantena ha dato qualche risultato.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.În timpul epidemiei de SARS în Beijing s-ar părea că a ajutat carantina.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Khi dịch bệnh SARS xảy ra ở Bắc Kinh thì biện pháp cách ly dường như có tác dụng.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.베이징에서 사스 발생 당시 격리조치는 도움이 되는 것 같았습니다.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Lors de l'épidémie de SRAS à Pékin, la quarantaine n'a été d'aucune aide.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Podczas epidemii SARS w Pekinie kwarantanna raczej pomogła.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Tijdens de SARS-epidemie in Beijing leek quarantaine te helpen.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Während der SARS-Epidemie in Peking schien Quarantäne zu helfen.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Во время эпидемии атипичной пневмонии в Пекине карантин, видимо, помог.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.По време на епидемията от атипична пневмония в Пекин карантината, изглежда, наистина помагаше.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.בזמן מגפת הסארס בבייג'ינג, הסגר כן עזר.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.خلال إنتشار وباء "سارس" في بكين ، بدا أن فرض الحجر الصحي فعالاً.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.米国全土の検疫政策は