Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.אז השאלה הראשונה היא, למה אנחנו צריכים בכלל לדאוג ממגיפה?
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.السؤال الأول هو، لماذا يجب حتى أن نقلق من خطر إنتشار وباء؟
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.世界的流行(パンデミック)の脅威を 憂う必要がありますか? 私たちは何を心配しているのでしょうか?
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.Also dachte ich mir, das muss vom Hai gekommen sein.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.Así que pensé que provenía del tiburón.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.Ho pensato quindi che quello provenisse dallo squalo.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.Ik dacht dat het van de haai moest komen.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.J'ai donc pensé que cela devait provenir du requin.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.저는 그게 상어에서 뭍어나온 것이라고 생각했지요.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.Pomyślałem więc, że zostawił go rekin.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.Portanto, eu pensei que aquilo devia ter sido do tubarão.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.Tak som vedel, že to pochádza od žraloka.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.Và tôi nghĩ chất lỏng kia chắc chắc của một con cá mập nào đó.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.Σκέφτηκα λοιπόν ότι αυτό θα ήταν απ' τον καρχαρία.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.Я подумал: это должно быть от акулы.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.אז חשבתי שזה חייב להגיע מהכריש.
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.وكُنت أفكر ان ذلك لا بد ان يكون خرج من سمكة قرش
O nedenle bu salgının da o köpekbalığı tarafından bırakıldığını anladım.私たちは遺伝学研究の為に
Onlar sadece etrafta yüzer. Salgısal tepkiler bunlar için kullanışlı olabilir.Mereka hanya mengambang di dalam cairan maka respon humoral dapat berguna
Onlar sadece etrafta yüzer. Salgısal tepkiler bunlar için kullanışlı olabilir.Po prostu pływają sobie i do tego przyda nam się odpowiedź humoralna.
Onlar sadece etrafta yüzer. Salgısal tepkiler bunlar için kullanışlı olabilir.Sólo está flotando en el líquido, entonces el humoral respuesta puede ser útil para eso.
Onlar sadece etrafta yüzer. Salgısal tepkiler bunlar için kullanışlı olabilir.Вони просто плавають навкруги, тут може відбутись ефективна гуморальна реакція.
Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.Jól láttuk ezt a pénzügyi válság során, akárcsak az influenzajárvány esetében.
Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.우리는 경제적 혼란과 범세계 유행성 독감을 통해 이것을 경험했지요.
Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.Olemme nähneet sen finanssikriisin ja influenssapandemioiden aikana.
Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.Videli sme to v prípade finančnej krízy čí pandémie chrípky.
Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.We hebben dit meegemaakt tijdens de financiële crisis en tijdens de griep-pandemie.
Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.Weźmy np. kryzys finansowy czy pandemię grypy.
Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.Wir haben es bei der Finanzkrise gesehen, wir haben es bei der Fieber-Pandemie gesehen.
Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.Мы испытали его через финансовый кризис, через глобальную эпидемию гриппа.
Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.ראינו את זה במשבר הכלכלי. ראינו את זה במגפת השפעת.
Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.لقد شهدنا الأزمة المالية . شهدنا وباء الإنفلونزا .
Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.感染力の強いそうしたものに対し、私たちは復元力をつけなければなりません
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.A vypnete-li orgasmus, vypnete i tu záplavu chemikálií, co způsobí dlouhodobé citové pouto.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.Bez orgazmu nie ma substancji kojarzonych z przywiązaniem.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.E quando matamos o orgasmo, matamos aquela onda de hormonas associadas à fase de apego.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.Et en tuant l'orgasme, vous tuez le flux d'hormones associé à l'attachement.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.Iar când elimini orgasmul, elimini şi potopul de substanţe asociate cu ataşamentul.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.In ko ubijete orgazem, ubijete tisto poplavo substanc, ki so povezane z navezanostjo.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.Keď zabijete orgazmus, zabijete tú záplavu látok spojených s náklonnosťou.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.그리고 오르가즘을 죽이면, 애착과 연관된 호르몬들도 다 죽입니다.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.Och när du dödar orgasmen, dödar du hela den flod av kemiska ämnen som är kopplade till tillgivenhet.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.Und wenn man den Orgasmus abtötet, tötet man alle Stoffe, die für Bindung zuständig sind.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.Và khi bạn làm chết đi sự cực khoái, bạn mất đi luồng chất kích hoạt sự gắn bó.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.Και όταν σκοτώνουμε τον οργασμό, σκοτώνουμε τη χημεία που σχετίζεται και την προσκόλληση.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.А ако спрете оргазма, спира и потока от вещества, свързани с чувството за привързаност.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.И когда убиваешь оргазм, то убиваешь и этот наплыв веществ, отвечающих за привязанность.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.І коли ви вбиваєте оргазм, ви вбиваєте потік речовин, котрі асоціюються з прив'язаністю.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.וכשהורגים את האורגזמה, הורגים את זרם החומרים המתקשרים להיקשרות.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.وحينما تقتل النشوة، فأنك تقتل سيل العقاقير المرتبطة بالتعلق.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.それらは脳内で連関し合っているのです
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.當你埋沒咗高潮,你亦埋沒咗嗰堆聯系着依戀感嘅化學物
Orgazm sırasında, heyecan ile ilişkili olan Oksitosin ve Vasopresin salgılanır.오르가즘을 겪으면 애착과 연관된
Orgazm sırasında, heyecan ile ilişkili olan Oksitosin ve Vasopresin salgılanır.בשעת אורגזמה, כשמקבלים זרם אוקסיטוצין ווזופרסין --
Orgazm sırasında, heyecan ile ilişkili olan Oksitosin ve Vasopresin salgılanır.مع النشوة، ثم تحصل على ذروة حقيقية للالأوكسيتوسين وفاسوبريسين--
Orgazm sırasında, heyecan ile ilişkili olan Oksitosin ve Vasopresin salgılanır.これらは愛着と関係しています
Orgazm sırasında, heyecan ile ilişkili olan Oksitosin ve Vasopresin salgılanır.有咗性高潮,你會產生大量嘅催產素同加壓素
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Ele exclud oamenii care au murit ca urmare a războiului civil, de foame sau bolnavi, de exemplu.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Essi escludono coloro che sono morti per le conseguenze della guerra civile, per fame o malattia, per esempio.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Il est également important de souligner que ces chiffres ne révèlent qu'une partie de l'histoire.