Ana içeriğe geç
Sözlük

salgı ile cümle

salgı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Signalsubstans: ett kemiskt ämne som produceras och frisätts av nervceller.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Välittäjäaine: hermosolujen tuottama ja erittämä kemikaali.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Ν ε υ ρ ο δ ι α β ι β α σ τ ή r : Χημική ουσία παραγόμενη και εκλυόμενη από τους νευρώνες.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Невротрансмитер: химично вещество, произвеждано и отделяно от невроните.
O çok merkezli bir salgındır. Aynı anda birçok insan bir şeyler yapıyor.Es una epidemia multi-céntrica; muchas personas están haciendo cosas al mismo tiempo.
O çok merkezli bir salgındır. Aynı anda birçok insan bir şeyler yapıyor.Эта эпидемия - мультицентричная, масса людей вовлечена одновременно.
O çok merkezli bir salgındır.C'est une épidémie multicentrique.
O çok merkezli bir salgındır.Đây là một bệnh dịch đa trung tâm.
O çok merkezli bir salgındır.Es ist eine multizentrische Epidemie.
O çok merkezli bir salgındır.Este o epidemie cu mai multe focare.
O çok merkezli bir salgındır.È un'epidemia multicentrica.
O çok merkezli bir salgındır.Ide však o epidemické ochorenie šíriace sa z viacerých miest.
O çok merkezli bir salgındır.하지만 비만은 다중심형 전염입니다.
O çok merkezli bir salgındır.Otyłość to epidemia mająca wiele centrów.
O çok merkezli bir salgındır.Több-központú járvány.
O çok merkezli bir salgındır.Προκειται για μια πολυκεντρικη επιδημια.
O çok merkezli bir salgındır.Това е мултицентрична епидемия.
O çok merkezli bir salgındır.בנוסף, בגלל שהשמנת יתר אינה מגפה ממוקדת,
O çok merkezli bir salgındır.إنها وباء متعدد المراكز.
O çok merkezli bir salgındır.たくさんの人が同時に様々なことをしているのです
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.(105:29) и раздражали Бога делами своими, и вторглась к ним язва.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.Assim o provocaram � ira com as suas ações; e uma praga rebentou entre eles.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.A tak dráždili Boha skutky svými, až se na ně obořila rána,
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.A tak dráždili Boha svojimi skutkami až vtrhla medzi nich rana.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.A tak draźnili Boga sprawami swemi, że się na nich oborzyła plaga;
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.Au mîniat astfel pe Domnul prin faptele lor, şi o urgie a izbucnit între ei.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.De förtörnade Gud med sina gärningar, och en hemsökelse bröt in över dem.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.de krænked ham med deres Gerninger, og Plage brød løs iblandt dem.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.És felingerelték cselekedeteikkel, és zúdult reájok a csapás.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.He vihoittivat hänet teoillansa, ja niin vitsaus alkoi riehua heidän keskuudessaan.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.Ils irritèrent l`Éternel par leurs actions, Et une plaie fit irruption parmi eux.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.그 행위로 주를 격노케 함을 인하여 재앙이 그 중에 유행하였도다
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.Như vậy họ chọc giận Ðức Chúa Trời vì những việc làm của họ, Và ôn dịch bèn phát ra giữa họ.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.Như_vậy họ chọc_giận Ðức_Chúa_Trời vì những việc_làm của họ , Và ôn_dịch bèn phát ra giữa họ .
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.og de vakte harme ved sine gjerninger, og en plage brøt inn iblandt dem.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.Perbuatan itu membangkitkan kemarahan TUHAN, sehingga mereka diserang wabah yang mengerikan
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.Provocaron a Dios con sus obras, y se desató entre ellos la mortandad
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.provocarono Dio con tali azioni e tra essi scoppiò una pestilenza
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.Tako so dražili Boga s počenjanjem svojim, da je prihrul nadnje pomor.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.toen zij Hem uitdaagden en kwetsten door alles wat zij deden, brak een plaag uit.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.und erzürnten ihn mit ihrem Tun; da brach auch die Plage unter sie.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.και παρωξυναν αυτον εν τοις εργοις αυτων, ωστε εφωρμησεν επ' αυτους η πληγη.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.И тъй, предизвикаха Бога с делата си До толкова щото язвата направи пролом между тях.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.ויכעיסו במעלליהם ותפרץ בם מגפה׃
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.‎واغاظوه باعمالهم فاقتحمهم الوبأ‎.
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.他 們 這 樣 行 、 惹 耶 和 華 發 怒 、 便 有 瘟 疫 流 行 在 他 們 中 間
Öfkelendirdiler RABbi yaptıklarıyla, Salgın hastalık çıktı aralarında.他 們這樣 行 、 惹 耶和華 發怒 、 便有 瘟疫 流行 在 他 們中間
O kadar çok ahlaksızlık var ki. 10'lu yaşlarda anne olmak, dediğim gibi adeta bir salgın halinde.El embarazo adolescente, como dije, es una epidemia.
O kadar çok ahlaksızlık var ki. 10'lu yaşlarda anne olmak, dediğim gibi adeta bir salgın halinde.Les grossesses chez les adolescentes, comme je l'ai dit, c'est une épidémie.
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.Câu hỏi đầu tiên là tại sao chúng ta cần phải bận tâm về hiểm họa đại dịch?
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.Czy w ogóle trzeba przejmować się groźbą pandemii?
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.Deci prima întrebare este, de ce trebuie să ne facem griji despre un pericol pandemic?
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.De eerste vraag is: waarom moeten we ons zelfs maar zorgen maken over een pandemiedreiging?
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.Die erste Frage lautet, warum müssen wir uns überhaupt Sorgen über eine pandemische Bedrohung machen?
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.Donc la première question est, pourquoi avons-nous besoin de nous inquiéter de la menace d'une pandémie?
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.자 그럼 첫 번째 질문은, 왜 우리가 대 유행병의 위험성에 대해 우려까지 해야하는 것일까요?
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.La prima domanda è: perché dovremmo preoccuparci di un rischio pandemia?
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.La primera pregunta es, ¿por qué necesitamos siquiera preocuparnos por una amenaza de pandemia?
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.Итак, первый вопрос: почему мы вообще должны беспокоиться об угрозе пандемии?
Öncelikle neden bir salgın tehdidinden endişe etmemiz gerektiği sorulabilir.Първият въпрос е - защо изобщо е нужно да се притесняваме за пандемична заплаха?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod