Ana içeriğe geç
Sözlük

salgı ile cümle

salgı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Creierul victimei eliberează oxotocină și îți deschizi portofelul sau geanta și dai banii.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Das Gehirn des Opfers setzt Oxytocin frei, Sie öffnen Ihre Geldbörse und geben das Geld.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.El cerebro de la víctima libera oxitocina y ésta abre la billetera de par en par, regalando el dinero.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Het brein van het slachtoffer geeft oxytocine af, en je doet je portemonnee open en geeft het geld af.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Il cervello della vittima rilascia ossitocina, e ti fa aprire il portafoglio o la borsa, dando via i soldi.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.그 희생자의 두뇌는 옥시토신을 방출하고 여러분은 여러분의 지갑이나 핸드백을 열어, 돈을 줍니다
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Mozek oběti uvolňuje oxytocin, a už otevíráte kabelku nebo peněženku a rozdáváte peníze.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Mózg ofiary wydziela oksytocynę wyjmujesz portfel czy torebkę i oddajesz pieniądze.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Mozog obete uvoľní oxytocín, a otvárate vašu peňaženku alebo kabelku, rozdávajúc peniaze.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Não bộ của nạn nhân giải phóng oxytocin, và bạn sẽ mở hầu bao ra và ném tiền cho kẻ khác.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.O cérebro da vítima liberta oxitocina, e estamos a abrir a carteira, oferecendo dinheiro.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Offerets hjerne udløser oxytocin, og du åbner pludselig din pung og giver penge væk.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Otak dari si korban melepaskan oksitosin dan Anda membuka dompet Anda dan memberi uang.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Uhrin aivot vapauttavat oksitosiinia, ja olet valmis antamaan rahasi pois.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Ο εγκέφαλος του θύματος εκκρίνει ωκυτοκίνη, κι ανοίγεις το πορτοφόλι ή την τσάντα, δίνοντας τα χρήματα.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Мозг жертвы вырабатывает окситоцин, и она открывает кошелек или сумочку, отдавая деньги.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Мозъкът на жертвата отделя окситоцин, а вие отваряте портфейла или портмонето си и давате пари.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.У мозку жертви виробляється оксицотин і вона радо відкриває гаманець чи сумочку та віддає гроші.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.מוח הקורבן משחרר אוקסיטוצין, והוא פותח את ארנקו ונותן את כספו.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.عقل الضحية يفرز الأوكسيتوسين، وعلى الفور يدفعك لأن تفتح محفظتك أو حقيبتك مقدماً المال عن طيب خاطر.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.つい財布を開け お金をあげてしまうのです こうしてオキシトシンを
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.멀린 헤드의 잔교에 도착했을때 저는 보트앞에 검은 점액이 있는것을 발견했지요.
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm. O zaman aklıma geldi:Apoi când eu şi Emmett ne-am întors la Malin Head, la debarcader, am observat puţină murdărie pe botul bărcii.
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.Tôi nhận ra một vài chất lỏng trơn, đặc và đen trước tàu.
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.חזרנו למלין הד, למזח, הבחנו בריר שחור בחזית הסירה.
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.عُدنا الى "ميلان هيد" الى رصيف الميناء لاحظت ان هناك لُعاباً اسود في مُقدة القارب
Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.私は黒い粘液が船の前側についていることに 気が付きました 私は以前 長い間商業用の漁船に乗り組んでいたのですが
"Nasıl dışarı bir salgılıyorlar ve kristalizasyon başlıyorsaA ja im na to, rovnako, ako keď vylúčia proteín na začatie kryštalizácie
"Nasıl dışarı bir salgılıyorlar ve kristalizasyon başlıyorsaE io ho detto:
"Nasıl dışarı bir salgılıyorlar ve kristalizasyon başlıyorsaIk zei:
"Nasıl dışarı bir salgılıyorlar ve kristalizasyon başlıyorsa제가 말했어요. 단백질 성분을 내보내고, 결정화를 시작하고
"Nasıl dışarı bir salgılıyorlar ve kristalizasyon başlıyorsaPorque é que não continua?"
"Nasıl dışarı bir salgılıyorlar ve kristalizasyon başlıyorsaאז אמרתי, טוב, באותה דרך שהם - כמו שהם מפרישים חלבון והוא מתחיל את ההתגבשות -
"Nasıl dışarı bir salgılıyorlar ve kristalizasyon başlıyorsaوقلت أنا، حسناً، في نفس الوقت الذي تدع البرو... الذي ينضحون فيها بروتيناً وتبدأ بالتبلور...
"Nasıl dışarı bir salgılıyorlar ve kristalizasyon başlıyorsa答えは貝が ある蛋白質を分泌して 結晶化を引き起こすのと同じように - 彼らは聞き漏らさないように身を乗り出しました -
Nasıl oluyor da biz hala bu hastalığın salgınına maruz kalıyoruz?¿Cómo es que aún tenemos una epidemia de esta enfermedad?
Nasıl oluyor da biz hala bu hastalığın salgınına maruz kalıyoruz?Pourquoi cette maladie est-elle toujours une épidémie ?
Nasıl oluyor da biz hala bu hastalığın salgınına maruz kalıyoruz?Почему мы до сих пор имеем эпидемию этого заболевания?
Nasıl oluyor da biz hala bu hastalığın salgınına maruz kalıyoruz?איך זה שאנו עדיין סובלים מהמגיפה הזאת?
Nasıl oluyor da biz hala bu hastalığın salgınına maruz kalıyoruz?لماذا لا يزال الاكتئآب وباء؟
Ne derece dopamin, seratonin, östrojen ve testosteron salgıladığımızı ölçmek için bir anket hazırladım.E ho creato un questionario per vedere a che livello esprimi dopamina, serotonina, estrogeno e testosterone.
Ne derece dopamin, seratonin, östrojen ve testosteron salgıladığımızı ölçmek için bir anket hazırladım.Elaborei um questionário para observar até que grau emanamos dopamina, serotonina, estrogénio e testosterona.
Ne derece dopamin, seratonin, östrojen ve testosteron salgıladığımızı ölçmek için bir anket hazırladım.이를 확인하기 위해 도파민, 세로토닌, 에스트로겐과 테스토스테론의 분비수치를 측정하는 설문지를 만들었습니다.
Ne derece dopamin, seratonin, östrojen ve testosteron salgıladığımızı ölçmek için bir anket hazırladım.Приготвих въпросник, за да видя до каква степен се появява допамин, серотонин, естрогени и тестостерон.
Ne derece dopamin, seratonin, östrojen ve testosteron salgıladığımızı ölçmek için bir anket hazırladım.Я склала анкету, щоб зрозуміти яку кількість дофаміну, серотонину, естрогену та тестостерону ми вробляємо.
Ne derece dopamin, seratonin, östrojen ve testosteron salgıladığımızı ölçmek için bir anket hazırladım.ואני חיברתי שאלון כדי לראות באיזו מידה אתם מביעים דופאמין, סרוטונין, אסטרוגן וטסטוסטרון.
Ne derece dopamin, seratonin, östrojen ve testosteron salgıladığımızı ölçmek için bir anket hazırladım.ولقد بنيت استبيان لنرى الى أي مدى افرازك الدوبامين ، السيروتونين ، الاستروجين و التستوستيرون.
Ne derece dopamin, seratonin, östrojen ve testosteron salgıladığımızı ölçmek için bir anket hazırladım.ドーパミン セロトニン エストロゲン テストステロンです 脳内の4物質の比率と関連する
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Idegi ingerületátvivő anyag: Az idegsejtek által termelt és kibocsátott kémiai anyag.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Neuroprzekaźnik: Substancja chemiczna wytwarzana i uwalniana przez neurony.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Neurotransmetteur: substance chimique produite et libérée par les neurones.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Neurotransmisor: sustancia química producida y liberada por las neuronas.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Neurotransmissor: substância química produzida e libertada pelos neurónios.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Neurotransmiter: chemická látka, ktorú vytvárajú a uvoľňujú neuróny.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Neurotransmiter: Chemická látka vytvořená a uvolňovaná neurony.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Neurotransmitter: een chemische stof die wordt geproduceerd en afgegeven door neuronen.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Neurotransmitter: eine von Nervenzellen (Neuronen) produzierte und freigesetzte Substanz.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Neurotransmitter: Et kemisk stof, der produceres og frigives af neuronerne.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Neurotrasmettitore: sostanza chimica prodotta e rilasciata dai neuroni.
Nörotransmitter: Nöronlar tarafından üretilen ve salgılanan bir kimyasal maddedir.Nevrotransmiter: kemikalija, ki jo proizvajajo in sproščajo nevroni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod