İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Al doilea val a fost valul cu super mutații ucigașe.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Cơn dịch thứ hai là cơn dịch sát thủ đột biến.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.De tweede golf was de gemuteerde, superdodelijke golf.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Die zweite Welle war die mutierte, äusserst tödliche Welle.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Druga fala, ze zmutowanym wirusem, zabiła najwięcej.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.La deuxième vague était la vague du super tueur qui avait muté.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.La seconda ondata fu quella del virus mutato super letale.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.La segunda ola fue la ola de super asesinos mutados.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Втората вълна била мутираната супер убийствена вълна.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Ко второй волне вирус мутировал и убивал всё живое на своём пути.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.הגל השני היה הנגיף שעבר מוטציה, הגל הקטלני ביותר.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.الموجة الثانية منه كانت أكثرهم تحوراً و فتكاً.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.第1波では 医療従事者が十分足りていました
İki yıl önce bu nefret ve kayıp dolu salgının hayalini kurmamıştık.Hace dos años no hubieramos soñado con la epidema de odio y pérdida.
İki yıl önce bu nefret ve kayıp dolu salgının hayalini kurmamıştık.Il y a deux ans jamais nous n'aurions imaginé cette épidémie de haine et de mort.
İki yıl önce bu nefret ve kayıp dolu salgının hayalini kurmamıştık.Vor zwei Jahren hätten wir uns diese Seuche von Hass und Verlusten nicht träumen lassen.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.C'è qualche indicazione che potrebbe farvi guadagnare tempo durante lo scoppio dell'epidemia.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Có dấu hiệu cho thấy loại thuốc này có thể kéo dài thời gian cho bạn khi dịch bệnh xảy ra .
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Er zijn aanwijzingen dat je erdoor wat uitstel kan krijgen in het midden van een uitbraak.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Es gibt Anzeichen dafür, dass man damit Zeit gewinnen kann inmitten eines Ausbruchs.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Există indicații că ar putea să vă dea ceva timp în mijlocul unei erupţii de epidemie.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Hay indicios de que esto pueda darnos algo de tiempo en medio de un brote.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Il existe des données qui montrent qu'il peut vous faire gagner du temps pendant une épidémie.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.이 약에는 지시사항이 있습니다. 전염 발생 과정에서 시간을 벌어줄 것이라는 겁니다.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Има известни индикации, че то може да ви спечели известно време посред епидемия.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.Существуют данные, указывающие, что благодаря ему можно выиграть какое-то время в разгар эпидемии.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.ישנם מעט ממצאים שאומרים כי ייתכן והתרופה תקנה לכם מעט זמן באמצע ההתפרצות.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.هناك بعض ما يدل على إنه قد يكسبك بعض الوقت في حال كنت وسط إنفجار وبائي.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.時間稼ぎになる可能性はあります タミフルを長期間使用すると
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.1차 발병때는 충분한 의료인력이 있었습니다.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.Iar în primul val am avut destui lucrători de la sănătate.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.Lors de la première vague nous avions assez de personnels de santé.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.Per la prima ondata c'erano abbastanza operatori sanitari.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.Podczas pierwszej fali było dosyć pracowników służby zdrowia.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.Tijdens de eerste golf hadden we genoeg werkers in de gezondheidszorg.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.Trong cơn dịch thứ nhất, chúng ta đã có đủ các nhân viên y tế.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.Während der ersten Welle hatten wir genügend Pflegepersonal.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.Y en la primera ola teníamos suficientes trabajadores de la salud.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.А при първата вълна сме имали достатъчно здравни работници.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.Во время первой волны у нас было достаточно медицинского персонала.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.בגל הראשון היו לנו מספיק עובדי בריאות.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.و أثناء الموجة الأولى كان لدينا ما يكفي من العاملين بالرعاية الصحية.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.しかし 第2波が押し寄せるまでに
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.Când citiţi despre ciumele biblice, asta înseamnă variolă.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.Cuando leen acerca de la plaga bíblica de las pústulas, eso fue la viruela.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.Jak się czyta biblijne wystepujace zarazy, to nimi była ospa.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.성서에 나오는 부스럼병이 천연두입니다.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.L'épisode biblique de l'épidémie de furoncles, c'était la variole.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.Pokud čtete o biblických vředovitých epidemiích, pak šlo o neštovice.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.Wanneer je over de Bijbelse puistenplaag leest, dan gaat het over pokken.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.Wenn man von der biblischen Blatternplage liest, geht es um Pocken.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.Когато четете за библейската чума, това била едрата шарка.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.Когда мы читаем в Библии о наростах, речь идёт об оспе.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.כשקוראים על מכת השחין התנ"כית, אלו היו אבעבועות שחורות.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.عندما تقرأ الكتاب المقدس طاعون الدمامل، وهذا هو مرض الجدري.
İncil'de okuduğunuz çıban salgını çiçek hastalığıdır.ファラオ・ラムセス5世- この絵の人物は天然痘で亡くなりました
İngiltere aşağıya doğru iniyor. Ve işte İspanya Grip Salgını geldi.Süllyed az Egyesült Királyság. és még itt jön a spanyol influenza is.
İngilterede, genç insanlara arasında yüz yaralanmaları salgını var.Au Royaume-Uni, nous avons une épidémie de blessures au visage chez des gens jeunes.
İngilterede, genç insanlara arasında yüz yaralanmaları salgını var.En el R.U. tenemos una epidemia de lesiones en la cara de los jóvenes.
İngilterede, genç insanlara arasında yüz yaralanmaları salgını var.I England har vi en epidemi av ansiktsskador bland unga människor.