Ana içeriğe geç
Sözlük

salgı ile cümle

salgı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.עכשיו מארגון הבריאות העולמי ומטה. תשמיעו את האזעקה.
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.الآن في منظمة الصحة العالمية و ما يتبعها. قم بإخطارهم .
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.警告が発せられる時です 参加者:ある研究で スタチンが有効だとされています
Ebola Salgını'nın Genel Özeti (01/08/2014 tarihinde @thedailymonitor aracılığı ile)Vue d'ensemble de l'épidémie d'Ebola (via @thedailymonitor au 01/08/2014)
Ebola Salgını'nın Genel Özeti (01/08/2014 tarihinde @thedailymonitor aracılığı ile)Общие сведения о новой вспышке геморрагической лихорадки Эбола (@thedailymonitor от 01/08/2014)
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.Era despre răspândirea virusului Ebola.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.Es handelte vom Ausbruch des Ebola-Virus.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.Het ging over het uitbreken van het ebolavirus.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi. Kitapta birşeyler beni çok cezbetti.Valamiért le sem bírtam tenni.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.llamado "La Zona Caliente." Trataba sobre de un brote del virus del Ébola.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.Nó nói về sự bùng phát virus Ebola.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi."Strefa skażenia", o epidemii wywołanej wirusem Ebola.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi."The Hot Zone"의 매력에 빨려 들어갔어요.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.Το βιβλίο αφορούσε το ξέσπασμα του ιού Έμπολα.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.В ней говорилось о вспышке эпидемии вируса Эболы.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi."האזור החם." והוא עסק בהתפרצות וירוס האבולה.
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.عنوانه " ذا هوت زون" (أي المنطقه الساخنه). تحدّث عن انتشار فيروس "إيبولا".
Ebola virüsü salgınıyla ilgiliydi.その本の何かがなんというか 私を惹きつけたのです
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Als je een lege maag hebt, produceert je maag het hormoon ghreline.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Dacă ai stomacul gol, acesta produce un hormon numit grelină.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Ha üres a hasunk, a gyomrunk termel egy ghrelin nevű hormont.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Jeśli masz pusty brzuch twój żołądek produkuje hormon zwany greliną.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Jika perut Anda kosong perut Anda memproduksi hormon bernama ghrelin.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Keď máme prázdny žalúdok, ten produkuje hormón ghrelín.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.가지고 있다면 위는 그렐린이라는 호르몬을 만들어냅니다.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Nếu trong bụng bạn không có gì, nó sẽ sản xuất ra một hóc-môn gọi là "ghrelin".
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Om magen är tom, producerar magen ett hormon som heter ghrelin.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Se avete lo stomaco vuoto lo stomaco produce un ormone chiamato grelina.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Se tivermos o estômago vazio, o nosso estômago produz uma hormona chamada grelina.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Si vous avez un estomac vide, votre estomac produit une hormone appelée ghréline.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Wenn sie einen leeren Magen haben, produziert dieser ein Hormon namens Ghrelin.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Αν έχεις άδειο στομάχι, το στομάχι σου παράγει μια ορμόνη που λέγεται γκρελίνη.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Ако сте на празен стомах, стомаха ви произвежда хормон, наречен грелин.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Коли ваш шлунок порожній, він виробляє гормон грелін.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.Пустой желудок производит гормон грелин.
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.כך שאם ניקח שני סוגי אותות --
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.اذا كنت تملك معدة خاوية فمعدتك سوف تنتج هرمون اسمه " جريلين "
Eğer mideniz boşsa, midenizden gherlin denen bir hormon salgılanır.胃はグレリンというホルモンを産出します 非常に大きな信号で
En azından üç dar grup salgınında insandan insana direkt olarak bulaştığını biliyoruz.사람간의 전염이 최소한 세집단에서 발생한 것을 볼 수 있었습니다.
En azından üç dar grup salgınında insandan insana direkt olarak bulaştığını biliyoruz.אנחנו ראינו העברה מאדם לאדם בשלושה מקבצים לפחות --
En azından üç dar grup salgınında insandan insana direkt olarak bulaştığını biliyoruz.لقد شهدنا الإنتقال الفيروسي بين البشر في ثلاثة تجمعات على الأقل --
En azından üç dar grup salgınında insandan insana direkt olarak bulaştığını biliyoruz.少なくとも 3つの集団で見てきました 幸い 感染には非常に密接な接触が必要なので
Enjekte eden kullanıcılar arasında HIV salgını Avrupa çapında farklı şekillerde gelişmeye devam etmektedir.Die HIV-Epidemien unter injizierenden Drogenkonsumenten entwickeln sich in Europa nach wie vor uneinheitlich.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Aber in diesem Vortrag geht es darum, Fakten über die Epidemie zu verstehen.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Ale mnie chodzi o zrozumienie faktów.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.De ma nem erről lesz szó, hanem az adatok megértéséről.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Însa această prezentare va fi despre modul cum inţelegem datele referitoare la această epidemie.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Invece questa relazione sarà sulla comprensione dei dati dell'epidemia.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.그러나 이번 주제는 전염병에 관해 이해하고 있는 사실에 대한 것 입니다.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Maar dit praatje gaat over het begrijpen van feiten over deze epidemie.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Mais dans cette présentation nous allons essayer de parler de faits.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Namun presentasi ini adalah tentang memahami fakta tentang wabah ini.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Pero esta charla será para entender los hechos de esta epidemia.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Но этот разговор будет об осмыслении фактов об эпидемии.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.Този разговор ще бъде затова как разбираме фактите за епидемията.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.אבל הרצאה זו הולכת להיות על הבנת העובדות הנוגעות למגפה.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.و لكن هذا الحديث سيكون عن فهم حقائق عن الوباء
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.病がどう展開するか そしてそれに対する人々の反応です
FARYON: Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.Dan dari dokter penyakit anak mereka.
FARYON: Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.FARYON: und auch vom Kinderarzt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod