Ana içeriğe geç
Sözlük

salgı ile cümle

salgı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Parce que la dopamine, qui inonde notre système quand on est positifs, a deux fonctions.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Perché la dopamina, che scorre nel tuo sistema quando sei positivo, svolge due funzioni.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Ponieważ dopamina, która jest uwalniana przy pozytywnych doświadczeniach, ma dwa działania.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Pretože dopamín, ktorý sa vyplavuje do vášho systému, keď ste pozitívni, má dve funkcie.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Protože dopamin, který zaplavuje náš systém, když jsme pozitivní, má dvě funkce.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Vì những kích thích chúng ta có được khi ở trạng thái tích cực, có hai chức năng.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Want dopamine, dat je systeem binnenstroomt als je positief bent, heeft twee functies.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Διότι η ντοπαμίνη, η οποία κατακλύζει το σύστημά σας όταν είστε θετικοί, έχει δύο λειτουργίες.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Адже допамін, який потоком лине в організм, коли ви позитивно настроєні, виконує дві функції.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Когда вы счастливы, в мозге вырабатывается допамин. У него есть две функции.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Тъй като допаминът, който изпълва системата ви, когато сте положителни, има две функции.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.מפני שלדופמין, שמציף את המערכת שלכם כשאתם חיוביים, יש שתי מטרות.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.لأن مادة دوبامين,والتي تسري في جسمك عندما تكون موجبا لها وظيفتان
Derin hazzın sebebi de, beynin stres ve acıyı bastırmak için afyon tarzı maddeler salgılaması.脳がアヘンと同様の物質を分泌しているからだ
DNA, bu salgıdan elde edilmişti; ve oldukça heyecan vericiydi.Au amplificat-o, au testat-o şi au găsit că "Da", era ADN de rechin peregrin, care se găsea în acea urmă.
DNA, bu salgıdan elde edilmişti; ve oldukça heyecan vericiydi.채취했다는 것을 알았죠. 그래서 그는 매우 기뻐했고
DNA, bu salgıdan elde edilmişti; ve oldukça heyecan vericiydi.Potwierdzili, że to DNA żarłacza olbrzymiego, pobrane ze śluzu. Był bardzo podekscytowany.
DNA, bu salgıdan elde edilmişti; ve oldukça heyecan vericiydi.В крайна сметка той много се развълнува. Пробата стана известна като акулската слуз на Саймън.
DNA, bu salgıdan elde edilmişti; ve oldukça heyecan vericiydi.שהתקבל מכתם הריר. והוא היה מאד נלהב.
DNA, bu salgıdan elde edilmişti; ve oldukça heyecan vericiydi.وتم الحصول عليه من اللعاب وكان متحمساً تماماً
DNA, bu salgıdan elde edilmişti; ve oldukça heyecan vericiydi.彼はとても興奮したようです それは「サイモンのサメの粘液」として 知られるようになりました
Dolayısıyla onlar etrafta yüzer ve hücrelerin içinde oturmazken, burada salgısal yanıt oyuna girebilir.A zatímco se jen tak vznáší a nesedí v buňkách, to je chvíle kdy látková odpověď přijde do hry.
Dolayısıyla onlar etrafta yüzer ve hücrelerin içinde oturmazken, burada salgısal yanıt oyuna girebilir.Esta é nossa outra classificação. Deixe-me fazer como aquela.
Dolayısıyla onlar etrafta yüzer ve hücrelerin içinde oturmazken, burada salgısal yanıt oyuna girebilir.Jadi selama mereka berjalan - jalan dan tidak menduduki sel respon humoral dapat datang ke dalam bermain.
Dolayısıyla onlar etrafta yüzer ve hücrelerin içinde oturmazken, burada salgısal yanıt oyuna girebilir.이렇게 세포 안에 들어가지 않고 떠돌아 다니고 있으면 체액반응이 일어나게 됩니다
Dolayısıyla onlar etrafta yüzer ve hücrelerin içinde oturmazken, burada salgısal yanıt oyuna girebilir.בזמן שהם נעים בנוזלים ואינם חודרים לתאים- זה המקום שבו פועלת התגובה ההומוראלית. כאן היא באה לידי ביטוי
Dolayısıyla onlar etrafta yüzer ve hücrelerin içinde oturmazken, burada salgısal yanıt oyuna girebilir.إذا في الوقت الذي تكون فيه هائمة لا تستقر داخل الخلايا ، وهناك الاستجابة الخلطية تظهر في المكان
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Az esküvő oxytocin-kibocsátással jár, de egy nagyon különleges formában.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Bryllupper forårsager en udløsning af oxytocin, men de gør det i en meget speciel måde.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Đám cưới tạo ra sự giải thoát của oxytocin nhưng việc đó diễn ra một cách rất đặc biệt.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Häät aiheuttavat oksitosiinin vapautumista. Mutta ne aiheuttavat sen hyvin erikoisella tavalla.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Hochzeiten setzen Oxytocin frei, aber auf sehr besondere Weise.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.I matrimoni provocano rilascio di ossitocina, ma lo fanno in un modo molto particolare.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.결혼식은 옥시토신의 방출을 유발시키지만, 그건 아주 특정한 방법으로 그렇게 됩니다
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Las bodas provocan liberación de oxitocina pero de manera muy particular.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Les mariages provoquent une libération d'ocytocine, mais ils le font d'une manière très particulière.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Nunțile declanșează eliberarea de oxitocină, dar într-un mod aparte.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.O casamento provocou uma libertação de oxitocina, mas fê-lo de uma forma muito particular.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Pernikahan melepaskan oksitosin namun dengan suatu cara tertentu.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Śluby powodują wydzielanie się oksytocyny, ale działa to w szczególny sposób.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Svadby spôsobujú vylúčenie oxytocínu, ale robia to veľmi špecifickým spôsobom.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Svatby způsobují uvolňování oxytocinu, ale specifickým způsobem.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Trouwpartijen zorgen ervoor dat oxytocine vrijkomt, maar wel op een zeer specifieke manier.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Οι γάμοι προκαλούν έκκριση ωκυτοκίνης, αλλά με πολύ συγκεκριμένο τρόπο.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Весілля спричиняють викиди оксицотину, але це здійснюється в дуже специфічний спосіб.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Свадьбы вызывают выброс окситоцина, но очень особенным образом.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.Сватбите предизвикват отделяне на окситоцин, но го правят по много специфичен начин,
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.חתונות גורמות לשיחרור אוקסיטוצין, אבל הן עושות זאת בדרך מאוד ייחודית.
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.أن حفلات الزفاف تدفع مستويات الأوكسيتوسين للإرتفاع، ولكن ذلك يحدث بصورة معينة
Düğünler oksitosin salgılanmasına sebep oluyor, ama bunu kendine özgü bir yöntemle yapıyor.けれどもそれには特色があります 誰が結婚式の中心でしょうか?
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.Dann schicken sie den Alarm.
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.De sonar la alarma.
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.지금 세계보건기구에서 내내 해온것이죠. 경계 경보를 보내는 것입니다.
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.Ogloście alarm.
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.Phát cảnh báo.
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.Si lancerebbe l'allarme.
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.Sonnez l'alerte.
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.Trimiteți alerta.
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.ВОЗ на всех уровнях: "Разослать предупреждение".
Dünya Sağlık Örgütünden en yerel kurumlara kadar salgın alarmı bu durumlarda verilir.Да се изпраща предупреждението.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod