Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.A vegyszerek okozta rák népbetegséggé fajult volna, az életünk rövidülését okozva.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Een kanker-epidemie veroorzaakt door chemische stoffen in het milieu ging ons leven verkorten.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Eine Krebsepidemie, verursacht durch Chemikalien in der Umwelt, sollte unsere Leben verkürzen.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.En cancerepidemi, forårsaget af kemikalier i miljøet, ville forkorte vores liv.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Epidemia raka spowodowana przez chemikalia w środowisku miała skrócić nasze życia.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Epidémia rakoviny, spôsobená chemikáliami v životnom prostredí, mala skrátiť dĺžku nášho života.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Epidemie rakoviny způsobená chemikáliemi v prostředí zkracovala naše životy.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.환경 내 화학물질로 야기된 암의 확산은 인류의 삶을 단축시킬 것이라 여겨졌습니다.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.O epidemie de cancer provocată de chimicalele din mediu avea să ne scurteze viețile.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Uma epidemia de cancro causada por produtos químicos no ambiente ameaçava encurtar as nossas vidas.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Una epidemia de cáncer causada por los químicos en el ambiente iba a acortar nuestras vidas.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Une épidémie de cancers causés par des produits chimiques dans l'environnement allait raccourcir nos vies.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Un'epidemia di cancro causata da sostanze chimiche nell'ambiente avrebbe abbreviato le nostre vite.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Ung thư lan tràn gây nên từ những hóa chất trong môi trường đã rút ngắn tuổi thọ của chúng ta.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Wabah kanker yang disebabkan oleh bahan-bahan kimia di lingkungan akan memperpendek hidup kita.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Μια επιδημία καρκίνου που προκαλόταν από χημικές ουσίες στο περιβάλλον επρόκειτο να συντομεύσει τη ζωή μας.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.Эпидемия рака, вызванная химикатами в окружающей среде, собиралась сократить наши жизни.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.מגפת סרטן שנגרמה בגלל כימיקלים בסביבה עמדה לקצר את החיים שלנו.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.وباء السرطان المُسبب بواسطة الكيماويات في البيئة كان سيعمل على تقصير أعمارنا.
Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı.私たちの寿命を縮めるとされていました 酸性雨が森林に降り注ぎ
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.이 때는 1990년쯤입니다. 크랙 코카인이 최고로 성했했던 시절이죠.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Asta se întâmpla prin 1990 -- apogeul epidemiei de cocaină pură.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Das war um 1990 - der Höhepunkt der Crack-Epidemie.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Dit speelt zich af rond 1990, tijdens de piek van de crackepidemie.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Era più o meno il 1990, all'apice dell'epidemia di crack.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Estamos em 1990, o pico da epidemia do "crack".
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Esto fue como en los 90, en la cima de la epidemia de crack.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Ez 1990 körül történt, a crack epidémia tetőfokán.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Jest rok 1990, szczyt popularności cracku.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Nous sommes dans les années 90, au pic de l"épidémie de crack.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Tohle je tak r. 1990 - vrchol krackové epidemie.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Βρισκόμαστε περίπου στο 1990, στην ακμή της επιδημίας του κρακ.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Дело происходит примерно в 1990-м — на пике эпидемии крэка.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Това става около 1990 година - върха на кокаиновата епидемия.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.השנה היא בערך 1990: שיא מגיפת הקראק.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.كان هذا في ١٩٩٠، وقت ذروة وباء "الكراك كوكايين".
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.ギャングは危険な仕事なのでー驚かされるのを嫌います
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.Bo teraz ściągnę rękę moję a uderzę cię i lud twój powietrzem, i wytracony będziesz z ziemi.
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.Dacă Mi-aş fi întins mîna, şi te-aş fi lovit cu ciumă, pe tine şi pe poporul tău, ai fi pierit de pe pămînt.
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.Ik had mijn hand al eerder tegen u kunnen opheffen en uw hele volk met de pest kunnen vernietigen,
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.내가 손을 펴서 온역으로 너와 네 백성을 쳤더면 네가 세상에서 끊어졌을 것이나
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.Lebo keby som bol teraz vystrel svoju ruku a bol by som zbil teba i tvoj ľud morom; bol by si zmiznul so zeme.
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.Nếu bây giờ, ta đã giơ tay ra hành hại ngươi bịnh dịch, thì ngươi cùng dân ngươi đều đã bị diệt khỏi đất rồi.
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.Sekiranya Aku mau menghukum engkau dan rakyatmu dengan penyakit, pasti kamu sudah binasa sama sekali
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.Понеже сега можех да дигна ръката Си и да поразя тебе и людете ти с мор, и ти би бил изтребен от земята,
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.так как Я простер руку Мою, то поразил бы тебя и народ твой язвою, и ты истреблен был бы с земли:
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.כי עתה שלחתי את ידי ואך אותך ואת עמך בדבר ותכחד מן הארץ׃
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.فانه الآن لو كنت امد يدي واضربك وشعبك بالوبإ لكنت تباد من الارض.
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.我 若 伸 手 用 瘟 疫 攻 擊 你 和 你 的 百 姓 、 你 早 就 從 地 上 除 滅 了
Çünkü elimi kaldırıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinmiş olurdun.我 若 伸手 用 瘟疫 攻擊 你 和 你 的 百姓 、 你 早 就 從 地上 除滅了
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.2つの役割があります 幸福感を引き起こすだけでなく
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Căci dopamina, care pluteşte în sistemul nostru când suntem pozitivi, are două funcţii.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Denn Dopamin, das unser System beim Positiv-Zustand überflutet, hat zwei Funktionen.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Dopaminet som strömmar runt när du är positiv, har två funktioner.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Encontrámos formas de treinar o cérebro para nos tornarmos mais positivos.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.For dopamin, som oversvømmer ens system, når man er positiv, har to funktioner.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Karena dopamin, yang mengalir deras dalam tubuh ketika positif, memiliki dua fungsi.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.왜냐하면, 도파민, 여러분이 행복을 느끼실 때 몸 속에 가득 넘치는 그런 물질인데요, 두가지 기능을 가지고 있습니다.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.La dopamina, que irriga el sistema cuando somos positivos, tiene dos funciones.
Çünkü pozitif olduğunuzda sisteminizde salgılanan dopaminin iki işlevi var.Mivel a dopaminnak, amely elárasztja a rendszerünket, amikor pozitívak vagyunk, két funkciója van.