Ana içeriğe geç
Sözlük

salgı ile cümle

salgı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.Epidemia în grupul prietenilor apare la stânga, acolo. Diferența între cele două este de 16 zile.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.Epidemia w grupie przyjaciół jest przesunięta do lewej, tutaj. Różnica czasu wynosi 16 dni.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.Epidemie u skupiny 'přátelé' se posunula doleva, zde. Rozdíl mezi těmito dvěma skupinami je 16 dní.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.Epidemi grup teman bergerak ke kiri, di sini. Perbedaan keduanya adalah 16 hari.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.Epidemin i vängruppen är skiftad till vänster, borta här. Och skillnaden mellan de båda är 16 dagar.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.l'epidemia degli amici si è sviluppata a sinistra, qui.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.А эпидемия в группе друзей изображена слева, вот здесь. И разница между двумя показателями - 16 дней.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.Епидемията в групата на приятелите се измести наляво, до тук. И разликата в двете е 16 дни.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.המגפה בקבוצת החברים- בהיסט לשמאל, כאן. וההבדל בין השתיים הוא 16 ימים.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.الوباء في المجموعة تحرك إلى اليسار، إلى هنا و الفرق في الإثنين هو ١٦ يوم
Asıl sebep, kazanma beklentisinin olması beyinde serotonin salgılanmasını ve iyi hissetmesini sağlar.그건 이길지도 모른다는 생각때문에 뇌에서 세로토닌이 분비돼서
Asıl sebep, kazanma beklentisinin olması beyinde serotonin salgılanmasını ve iyi hissetmesini sağlar.זה בגלל שהציפייה לנצח מפעילה סרוטונין במוח, וגורמת להרגשה טובה
Asıl sebep, kazanma beklentisinin olması beyinde serotonin salgılanmasını ve iyi hissetmesini sağlar.ذلك بسبب أن توقع إمكانية الفوز يطلق السيروتونين في الدماغ ، ويقدم في الواقع شعور جيد
Asıl sebep, kazanma beklentisinin olması beyinde serotonin salgılanmasını ve iyi hissetmesini sağlar.外れたと分かるまで 実際いい気持ちにさせるのです
Aslinda, bu su bazli Pfiesteria istilasi Birlesmis Milletler tarihindeki en feci salginlardan biri.,למעשה, פלישה ימית זו של פיאסטריה עומדת בתור אחת ההפתרצויות החמורות ביותר .של מיקרואורגניזם אלים בתולדות ארה"ב
Aslında, bu su bazlı Pfiesteria istilası Birleşmiş Milletler tarihindeki en feci salgınlardan biri.Pravzaprav je ta invazija vodne pfiesterie eden največjih izbruhov kužnega mikroorganizma v zgodovini ZDA.
Aslında, bu su bazlı Pfiesteria istilası Birleşmiş Milletler tarihindeki en feci salgınlardan biri.W rzeczywistości pozostaje do dziś największą epidemią wrogiego mikroorganizmu w histori USA
Aslında, bu su bazlı Pfiesteria istilası Birleşmiş Milletler tarihindeki en feci salgınlardan biri.למעשה, פלישה ימית זו, של פיאסטריה עומדת בתור אחת ההפתרצויות החמורות ביותר של מיקרואורגניזם אלים בתולדות ארה"ב.
Aslında zehir salgılayarak bu motor nöronların ölümünde rol oynayan başka çeşit bir hücre vardı.Er was een andere soort cel die een toxine uitzond en bijdroeg tot de dood van de bewegingsneuronen.
Aslında zehir salgılayarak bu motor nöronların ölümünde rol oynayan başka çeşit bir hücre vardı.Es gab eine andere Zellart, die einen Giftstoff aussandte, der zum Tod der Motoneuronen beitrug.
Aslında zehir salgılayarak bu motor nöronların ölümünde rol oynayan başka çeşit bir hücre vardı.Exista un alt tip de celulă care emitea o toxină și contribuia
Aslında zehir salgılayarak bu motor nöronların ölümünde rol oynayan başka çeşit bir hücre vardı.사실 이 병의 원인이 되는 또 다른 종류의 세포가 있어서 실제로는 이 세포가 독소를 내보내고 이로 인해 운동 신경이 죽어가는 거였죠.
Aslında zehir salgılayarak bu motor nöronların ölümünde rol oynayan başka çeşit bir hücre vardı.Odpowiadał za to rodzaj komórek, produkujący toksyny i przyczyniający się do obumierania motoneuronów.
Aslında zehir salgılayarak bu motor nöronların ölümünde rol oynayan başka çeşit bir hücre vardı.שחשבו עד אז. היה עוד סוג של תא שלמעשה הפריש רעלן שתרם למות תאי העצב הללו,
Aslında zehir salgılayarak bu motor nöronların ölümünde rol oynayan başka çeşit bir hücre vardı.毒素を送り出している細胞が別に存在し 運動神経の死を引き起こしていたのです ヒトのモデルが無ければわからなかったことです
Ayrıca şiddetli su taşkınları ve yetersiz sağlık hizmetleri yüzünden kolera salgını da patlak verdi.También hay brotes de cólera debido a las masivas inundaciones y a las pocas condiciones sanitarias.
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*A Epidemia de Tosse Convulsa
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*Die Keuchhusten Epidemie
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*Epidemia Krztuśca.
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*Epidemik Batuk Rejan.
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*la epidemia de tos ferina".
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*La Pertosse epidemica
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*Une épidémie de coqueluche
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*Эпидемия коклюша"
Batı Afrika'daki Ebola Salgını ile İlgili 4 Bilgi Grafiği4 infographies sur l'épidémie d'Ebola en Afrique de l'ouest
Batı Afrika'daki Ebola Salgını ile İlgili 4 Bilgi GrafiğiCuatro infografías del brote de ébola en Africa Occidental
Batı Afrika'daki Ebola Salgını ile İlgili 4 Bilgi GrafiğiНовая вспышка заболевания лихорадкой Эбола в Западной Африке - инфографика
Bilimsel açıdan bakıldığında AIDS salgınına müdahalenin başarılı olduğu düşünülebilir.Da una prospettiva scientifica, la risposta all'epidemia di AIDS può essere considerata un successo.
Bilimsel açıdan bakıldığında AIDS salgınına müdahalenin başarılı olduğu düşünülebilir.Desde un punto de vista científico, se puede considerar un éxito la respuesta a la epidemia de sida.
Bilimsel açıdan bakıldığında AIDS salgınına müdahalenin başarılı olduğu düşünülebilir.Se olhada sob a perspectiva científica, a resposta à epidemia de aids pode ser considerada um sucesso.
Bilimsel açıdan bakıldığında AIDS salgınına müdahalenin başarılı olduğu düşünülebilir.С точки зрения науки, результаты борьбы с эпидемией СПИДа можно считать успешными.
Binlerce bireyi test ederek bulduk ki, nüfusun %5'i uyaran karşısında oksitosin salgılamıyor.우리는 수천의 개인들의 실험해서 인구의 5퍼센트가 자극에서 옥시토신을 방출하지 않는다는것을 발견했습니다
Binlerce bireyi test ederek bulduk ki, nüfusun %5'i uyaran karşısında oksitosin salgılamıyor.Ezreket vizsgálva azt tapasztaltuk, hogy a lakosság öt százaléka nem reagál az oxytocin stimulálásra.
Binlerce bireyi test ederek bulduk ki, nüfusun %5'i uyaran karşısında oksitosin salgılamıyor.Hallamos, en pruebas con miles de personas, que el 5% de la población no libera oxitocina ante el estímulo.
Binlerce bireyi test ederek bulduk ki, nüfusun %5'i uyaran karşısında oksitosin salgılamıyor.Po przebadaniu tysięcy ludzi odkryliśmy, że 5% populacji nie wydziela oksytocyny w reakcji na bodźce.
Binlerce bireyi test ederek bulduk ki, nüfusun %5'i uyaran karşısında oksitosin salgılamıyor.Zistili sme, testovaním tisícov jednotlivcov, že 5% populácie neuvoľnuje oxytocín na podnet.
Binlerce bireyi test ederek bulduk ki, nüfusun %5'i uyaran karşısında oksitosin salgılamıyor.Zjistili jsme testováním tisíců jednotlivců, že pět procent populace neuvolňuje oxytocin na podnět.
Binlerce bireyi test ederek bulduk ki, nüfusun %5'i uyaran karşısında oksitosin salgılamıyor.Ελέγχοντας χιλιάδες ανθρώπους, βρήκαμε πως το 5% του πληθυσμού δεν εκκρίνει ωκυτοκίνη στα σχετικά ερεθίσματα.
Binlerce bireyi test ederek bulduk ki, nüfusun %5'i uyaran karşısında oksitosin salgılamıyor.Ние открихме, тествайки хиляди хора, че 5% от населението не отделят окситоцин при стимулиране.
Binlerce bireyi test ederek bulduk ki, nüfusun %5'i uyaran karşısında oksitosin salgılamıyor.לאחר בדיקת אלפי אנשים מצאנו ש-5 אחוז מהאוכלוסיה אינם משחררים אוקסיטוצין תחת גירוי.
Binlerce bireyi test ederek bulduk ki, nüfusun %5'i uyaran karşısında oksitosin salgılamıyor.لقد وجدنا بعد دراسات الآلاف من الأشخاص، أن هناك 5% من الناس لا يفرزون الأوكسيتوسين عندما يتحفزون.
Binlerce bireyi test ederek bulduk ki, nüfusun %5'i uyaran karşısında oksitosin salgılamıyor.刺激があっても オキシトシンを分泌しません そんな人は信頼されても オキシトシンを分泌しません
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Det var blevet trendy at tale om "fedme-epidemien."
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Đội nhiên nói về 'bệnh dịch béo phì' trở thành trào lưu.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.És hirtelen divatos lett az elhízásról beszélni,
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Et tout d'un coup, c'était devenu à la mode de parler de l'épidémie d'obésité.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Improvvisamente era diventato di moda parlare dell"epidemia di obesità".
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.I tak oto nagle stało się trendy opowiadanie o epidemii otyłości.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.언젠가 갑자기, 비만이 전염병처럼 확산중이라고 거론하는 것이 유행이 되었죠.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Náhle začalo byť veľmi moderné hovoriť o tzv. epidémii obezity.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod