AIDS salgını geldi.الذي ارتبط بعدد من السرطانات المختلفة
AIDS salgını geldi.状況から このガンがウィルスによって
Aile, haberlerden, Kaliforniya'da bir boğmaca salgını olduğunu duymuştu.FARYON: A família estava ciente da epidemia de tosse convulsa na Califórnia, tendo ouvido as notícias
Aile, haberlerden, Kaliforniya'da bir boğmaca salgını olduğunu duymuştu.FARYON: Die Familie wusste aus Nachrichtenberichten von der Keuchhusten-Epidemie in Kalifornien.
Aile, haberlerden, Kaliforniya'da bir boğmaca salgını olduğunu duymuştu.FARYON: Het gezin wist van de kinkhoest epidemie in Californië, vanuit de nieuwsberichten.
Aile, haberlerden, Kaliforniya'da bir boğmaca salgını olduğunu duymuştu.FARYON: La famiglia era a conoscenza della epidemia di pertosse in California, dal news report REPORTER:
Aile, haberlerden, Kaliforniya'da bir boğmaca salgını olduğunu duymuştu.FARYON: La familia estaba al tanto de la epidemia de tos ferina en California a través de las noticias
Aile, haberlerden, Kaliforniya'da bir boğmaca salgını olduğunu duymuştu.FARYON: Rodzina wiedziała o epidemii krztuśca w Kaliforni z wiadomości stacji REPORTER:
Aile, haberlerden, Kaliforniya'da bir boğmaca salgını olduğunu duymuştu.Keluarga tahu tentang epidemi batuk rejan yang menyerang California dari berita.
Aile, haberlerden, Kaliforniya'da bir boğmaca salgını olduğunu duymuştu.Фарион: Семья знала об эпидемии коклюша в Калифорнии из новостей
Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.E il loro pediatra.
Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.En hun kinderarts.
Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.E o seu pediatra.
Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.I od ich pediatry.
Ailenin çocuk doktoru da, aileye salgından bahsetmişti.Y por su pediatra.
Ama ben ne düşünüyorum eğilimli. Kadınlar doğal gizli ve bunlar kendi salgılayan yapmak ister.하지만 난 둘 다 생각하지 의향입니다. 여성은 자연스럽게 비밀이며
Ama ben ne düşünüyorum eğilimli. Kadınlar doğal gizli ve bunlar kendi salgılayan yapmak ister.אבל אני נוטה לחשוב שלא. נשים הן חשאיות באופן טבעי, והם
Ama ben ne düşünüyorum eğilimli. Kadınlar doğal gizli ve bunlar kendi salgılayan yapmak ister.ولكنني أميل إلى الاعتقاد أو ذاك. المرأة هي سرية بطبيعة الحال ، وأنها
Ama ben ne düşünüyorum eğilimli. Kadınlar doğal gizli ve bunlar kendi salgılayan yapmak ister.自分の分泌を行っていきたい。
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.A potom, keď som sa s Emmettom vrátil do Malin Head k mólu, všimol som si nejaký čierny sliz na prove lode.
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.Kiedy z Emmettem wróciliśmy na przystań w Malin Head, zauważyłem czarną maź na przodzie łodzi.
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.Und wenn Emmett und ich zurück an den Pier in Malin Head kamen, bemerkte ich schwarzen Schleim vorne am Boot.
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.Y luego cuando Emmett y yo regresamos a Malin Head, al muelle, noté un lodo negro en el frente del barco.
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.Αλλά όταν επιστρέψαμε με τον Έμετ στον μώλο του Μάλιν Χεντ, πρόσεξα μια μαύρη βλέννα πάνω στην πλώρη.
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.Когато по-късно аз и Емет се върнахме на кея на нос Малин, забелязах някаква черна слуз отпред на лодката.
Ama daha sonra Emmett'le birlikte Malin Head limanına vardığımızda botun ön tarafında siyah bir salgı gördüm.После, когда Эммет и я вернулись на пирс в Марлин Хэд, я заметил чёрную слизь на лодке.
Ama o yaz salgın bir hastalık ba,s gösterdi.Den sommaren bröt en epidemi ut.
Ama o yaz salgın bir hastalık ba,s gösterdi.Men den sommer brød en epidemi ud -
Ama o yaz salgın bir hastalık ba,s gösterdi.Sinä kesänä riehui epidemia-
Ama o yaz salgın bir hastalık ba,s gösterdi. Ve annem öldü.Latem tego roku wybuchła epidemia i nasza mama odeszła.
Ama o yaz salgın bir hastalık ba,s gösterdi. Ve annem öldü.Ma l'estate di quell'anno ci fu un'epidemia e la mamma morì.
Ama o yaz salgın bir hastalık ba,s gösterdi. Ve annem öldü.Mas, no Verão desse ano, houve uma epidemia, e a mãe morreu.
Ama o yaz salgın bir hastalık ba,s gösterdi. Ve annem öldü.Pero el verano de ese año hubo una epidemia y mamá murió.
Ama o yaz salgın bir hastalık ba,s gösterdi. Ve annem öldü.Αλλά εκείνο το καλοκαίρι, έπεσε επιδημία, και η μαμά πέθανε.
Ama o yaz salgın bir hastalık ba,s gösterdi. Ve annem öldü.Но летом того года случилась эпидемия, и мама умерла.
Amerika'da Tylenol zehirlenmesinden dolayı kısa süreli bir salgın vardı.미국에서 타이레놀 독살 사건이 있었습니다.
Amerika'da Tylenol zehirlenmesinden dolayı kısa süreli bir salgın vardı.היתה מגיפה קצרה של הרעלת טיילנול בארה"ב.
Amerika'da Tylenol zehirlenmesinden dolayı kısa süreli bir salgın vardı.كان هناك وباء مدته قصيرة من تسمم "التايلنول" في الولايات المتحدة.
Amerika'da Tylenol zehirlenmesinden dolayı kısa süreli bir salgın vardı.タイレノール中毒が流行りました 恐ろしい事件です 誰かがタイレノールのボトルに
Ancak benim favori örneğim, SARS salgınına 2003-2004 yıllarında verilen global tepki;그러나 제가 가장 좋아하는 예는 2003, 2004년 사스(SARS)가 유행했을 당시 세계가 보여준 대응 방식인데요,
Ancak benim favori örneğim, SARS salgınına 2003-2004 yıllarında verilen global tepki;Dar exemplul meu favorit trebuie să fie răspunsul global
Ancak benim favori örneğim, SARS salgınına 2003-2004 yıllarında verilen global tepki;אך הדוגמא האהובה עליי תהייה התגובה העולמית למגפת הסארס בשנת 2003-2004 שהסתמכה על
Ancak benim favori örneğim, SARS salgınına 2003-2004 yıllarında verilen global tepki;لكن المثال المفضل لدي يبقى الاستجابة العالمية التي عرفها وباء السارس بين عامي 2003 و 2004 ،و التي اعتمدت
Ancak benim favori örneğim, SARS salgınına 2003-2004 yıllarında verilen global tepki;世界中でSARS対応が 可能になったのは このウィルスの 全遺伝子配列が世界どこからでも 手に入ったお陰でした
Ancak salgısal yanıt ile hücre düzeyinde yanıt arasındaki farkı anlamanın basit yolu ise;Ale jednoduše, rozdíl mezi
Ancak salgısal yanıt ile hücre düzeyinde yanıt arasındaki farkı anlamanın basit yolu ise;체액성 반응과 세포매개 반응의 차이를 쉽게 설명하는 방법은
Ancak salgısal yanıt ile hücre düzeyinde yanıt arasındaki farkı anlamanın basit yolu ise;Mówiąc najprościej, różnica między odpowiedzią humoralną a warunkowaną przez komórki jest taka --
Ancak salgısal yanıt ile hücre düzeyinde yanıt arasındaki farkı anlamanın basit yolu ise;הדרך הפשוטה להבחיו בהבדל בין התגובה החיסונית ההומוראלית והתגובה החיסונית התאית
Ancak salgısal yanıt ile hücre düzeyinde yanıt arasındaki farkı anlamanın basit yolu ise;ولكن الطريقة المبسطة للتفكير بشأن الفرق بين الاستجابة الخلطية و الاستجابة بواسطة الخلايا هي
Ardında siyah salgı bırakıyordu.어부들로 부터 들었던 것을 기억했죠.
Ardında siyah salgı bırakıyordu.Така че си помислих, че трябва да е от акулата.
Ardında siyah salgı bırakıyordu.מאחר והוא משאיר ריר שחור אחריו.
Ardında siyah salgı bırakıyordu.لانه دائماً ما يترك ذلك اللُعاب الاسواد خلفه
Ardında siyah salgı bırakıyordu.これは サメのものに違いないと考えたのです
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.친구 그룹에서 발생한 전염병은 이곳 왼쪽으로 이동했습니다. 그리고 두 그룹의 차이는 16일이었죠.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.2つのグループの違いは16日です 友人グループを追跡することによって
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.A betegség a baráti körben balra tolódott, itt. A kettő közötti különbség 16 nap.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.A epidemia no grupo de amigos mudou para a esquerda, por aqui. E a diferença nos dois grupos é 16 dias.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.De epidemie in de groep vrienden is naar links verschoven, hier. Het verschil tussen de twee is 16 dagen.
Arkadaş grubunda ise salgın eğrisi sola kaydı, buraya doğru. ve ikisi arasındaki fark ise 16 gün.Dịch bệnh trong nhóm bạn đã dịch sang trái, tới đây. Sự khác biệt giữa hai nhóm là 16 ngày.