Sonra açlıkla ve veba salgınıyla yüzleştiler.Народ погибал от голода и чумы.
Bu sırada tekrar tükürük salgılanır.В воздухе очередной раз запахло инквизицией.
Aynı yıl şehirde veba salgını başladı.В том же году разразилась эпидемия чумы.
İngiltere'de veba salgını.Дровокольная эпидемия в России.
Başlıgöğsün ventral yüzeyinde birinci ve ikinci coxa’ da kitinli plaklar ve salgı bezleri vardır.Офис является гибридом первой и второй части, так как в нём располагаются и двери, и вентиляция.
14 Ocak 2016'da DHÖ, Batı Afrika genelinde Ebola salgınının resmen bittiğini duyurdu.20 октября ВОЗ официально объявила о том, что вспышку вируса Эбола в Нигерии можно считать законченной.
20. yüzyılda daha başka salgın hastalıklar da ölümlere yol açmıştır.В двадцатом веке были описаны и прионные заболевания человека.
Salgı görevi vardır.Они несут обонятельную функцию.
1710'da kentte veba salgınları yayılmaya başladı.В 1701 в городе и окрестностях вспыхнула чума.
Ancak 16 Ocak 1919 tarihinde göreve başlamadan önce İspanyol gribi salgınınından öldü.16 января 1919 года он умер, став жертвой эпидемии испанского гриппа.
Salgısının önemi büyüktür.Заболеваемость высокая.
Avian influenza (tavuk vebası, kuş gribi) (HPAI H5N1) salgını 1997'de Hong Kong'da başladı.В том же году в Гонконге было зафиксировано первое заражение человека вирусом птичьего гриппа H5N1.
Salgın hastalık ise insan yaşamının ve ölümlülüğün tipik özelliği olarak öne çıkar.Чума же может представлять собой типичные признаки человеческой смертности.
1721 yılındaki salgın en ağırı olmuştur.Тяжёлая болезнь в 71 год.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Люди приезжали лечиться от чахотки, многие умирали здесь.
Şehirde 1347'de Büyük Veba Salgını ortaya çıkmıştır.В 1440 году в городе случилась новая эпидемия чумы.
14. yüzyılda veba salgınları nüfusu önemli ölçüde azaltınca kent bir duraklama dönemine girdi.Например, чума в 14 веке привела к значительному сокращению населения.
19. yüzyılda şehir nüfusunun %60'ı Sarı Humma Salgını'ndan hayatını kaybetti.2/3 личного состава корпуса умерло от жёлтой лихорадки.
Afrika'daki ilk salgın 1840'ta kaydedildi.وصفت أول جائحة في أفريقيا في عام 1840.
Eski kaynaklar salgının 165-166 kışında Seleusya kuşatması sırasında ilk defa ortaya çıktığını kabul eder.تتفق المصادر القديمة على أن الوباء ظهر لأول مرة خلال فترة الحصار الروماني لسلوقية في شتاء 166-165.
Ancak, XII. Karl'ın savaşları ve veba salgınları yüzünden 1728 yılında kent nüfusu 1,500'e geriledi.ومع ذلك، وبسبب حروب شارل الثاني عشر من السويد وأوبئة الطاعون، انخفض عدد السكان بحلول عام 1728 إلى 1،500 نسمة.
Sevilla’da çıkan veba salgını 1647-1652 yılları arasında şehir nüfusunun %25’ini öldürecektir.قتل الطاعون الكبير في إشبيلية (1647-1652) ما يصل إلى 25٪ من السكان المدينة.
O zamandan 1940’a dek pek fazla salgın görülmemiştir.منذ ذلك الحين وحتى عام 1940 فإن الأوبئة كانت نادرة.
Bu durum da felaketle sonuçlanan salgınların ortaya çıkmasına neden olmuştur.وكان ذلك على ما يبدو نتيجة لعملية الخداع الناجحة.
Bazı urların iç salgılara etkisi olabilir.قد يعاني بعض الأطفال من التهابات الأذن.
Karayiplerdeki Hispaniola adasında ilk çiçek salgını Aralık 1518 ya da Ocak 1519 tarihinde çıkmıştır.سجل أول تفشي لوباء الجدري في هيسبانيولا في ديسمبر 1518 أو يناير 1519.
Marburg virüsü, 1967'de tespit edildi, 2005'te Angola'da meydana gelen salgın basının dikkatini çekmişti.أثار فيروس ماربورغ اهتمام واسع النطاق في الصحافة العالمية في أبريل 2005 إثر تفشي هذا المرض في أنغولا.
Genellikle salgınlar şeklinde yayılır ve insanların ölümüne neden olabilir.نادراً ما ينتشر إلى باقي الجسم أو يؤدّي إلى الموت.
14 Ocak 2016'da DHÖ, Batı Afrika genelinde Ebola salgınının resmen bittiğini duyurdu.وفي 14 يناير 2016 أعلنت منظمة الصحة العالمية أن غرب أفريقيا أصبحت منطقة خالية من هذا الوباء.
Ancak ne gelecekten geldiğine, ne de bir salgının yaklaştığına kimse inanmayacaktır.ومن يتبعَ غير الإسلام ديناً فلن يقبل منه وهو في الآخرة من الخاسرين.
Kadınlarda da aynı durum söz konusu olup salgılandığı vakit kadınlık hormonuna dönüşmektedir.لكن هذه الألوان ذاتها تمزقها عندما تصبح المرأة أرملة.
2003 yılında SARS salgını nedeniyle festival gerçekleşememiştir.في عام 2003 حجب المهرجان بسبب تفشى مرض السارس .
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.وسُرعان ما أُصيب بالوباء الكثير من الأشخاص الذين نجوا من المذبحة، فماتوا هم أيضًا.
Cilt kuruluğu ve cilt yaşlanması: Belli miktarda sebum salgısı sağlıklı bir cilt için çok gereklidir.وسيلي ذلك رقاد وغيبوبة — إذا كانت الجرعة كبيرة بما يكفي.
Ortak bir kanala salgılarını boşaltırlar.يبطن القناة غشاء مخاطي.
Avian influenza (tavuk vebası, kuş gribi) (HPAI H5N1) salgını 1997'de Hong Kong'da başladı.تفشّي حالات المرض بين البشر بسبب إنفلونزا الطيور إتش5إن1 من الدواجن، بدأت في آسيا في 2003م.
Kısa bir süre sonra Amerika ve Avrupa'da da birkaç salgın görüldü.بعد فترة وجيزة، ظهرت الأوبئة على نطاق واسع في الولايات المتحدة.
Salgısının önemi büyüktür.إذا كانت الإصابة كبيرة الحجم.
2003 yılında SARS salgını nedeniyle festival gerçekleşememiştir.Em 2003 não houve festival, devido ao surto de SARS.
White bazıları tarafından AIDS salgının masum kurbanı olarak görüldü.White foi visto por alguns como "vítima inocente" da epidemia de aids.
H. influenzae ilk olarak bir grip salgını sırasında Richard Pfeiffer tarafından 1892 yılında tarif edilmiştir.H. influenzae foi descrita pela primeira vez em 1892 por Richard Pfeiffer durante uma pandemia de influenza.
Adrenalin salgılarlar.Necessidade de adrenalina.
1862 yılında bir kolera salgını Japonya'yı sardı.Em 1862, uma epidemia varreu o Japão.
İlk büyük salgın 1805'te Cenevre'de kaydedildi.A primeira grande epidemia documentada ocorreu em 1805 na cidade de Genebra.
Epidemioloji, salgın hastalıkları araştıran bilim dalı.Pioneiro na área de epidemiologia e na pesquisa de doenças infecciosas.
Afrika'daki ilk salgın 1840'ta kaydedildi.O primeiro relato de uma epidemia em África data de 1840.
Salgından sonra 3 gün geçmiştir.Morrem em cerca de 3 dias após a infecção.
Salgılanan safra tuzlarının %95'i iliumda emilip tekrar kullanılır.95% dos sais produzidos pela bile são reabsorvidos e reutilizados.
Bunu önlemek için kurbağa bu patojenleri yok edebilecek peptitler salgılar.Para contrariar isto, as rãs segregam péptidos que destroem estes patogénicos.
Kısa bir süre sonra Amerika ve Avrupa'da da birkaç salgın görüldü.Nos anos seguintes foram descritas diversas epidemias na Europa e nos Estados Unidos.
Sonra açlıkla ve veba salgınıyla yüzleştiler.Quem nos livra da fome e da peste?
19. yüzyılda şehir nüfusunun %60'ı Sarı Humma Salgını'ndan hayatını kaybetti.Em 1702, a cidade perdeu 10% de sua população para a febre amarela.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel bir salgın olarak görülmektedir.No entanto, a vacinação é recomendada pela Organização Mundial de Saúde.
Akhenaton saraya yayılan salgın bir hastalıktan öldü.Bergeret morreu de uma epidemia de febre que afetou a região.
Bu hastalıkta mast hücreleri sürekli aktiftir ve etken maddeleri sürekli bir şekilde salgılarlar.O excesso de ferro nesses órgãos progressivamente lesiona as células e prejudica seu funcionamento.
KBB'de en önemli yeri alerjik durumlarda aşırı miktarda salgılanarak belirtilere yol açmasıdır.Em locais com alta incidência a OMS recomenda tratamento com antibióticos em massa.
1550 ve 1580'de şehirde tekrar veba salgını baş gösterdi.A peste negra reapareceu em 1550 e 1580 e matou metade dos habitantes.
Salgınlar genellikle kurak sezonda gerçekleşir (Aralıktan Hazirana kadar).As epidemias ocorrem geralmente durante a estação seca, entre dezembro e junho.
1348de Grossetto'da büyük bir veba salgını çıktı ve büyük sayıda ölü verildi.Em 1438, veio a Peste Negra, provocando uma enorme mortalidade.
Etkinlik, 2009 domuz gribi salgını sürdüğü sırada düzenlendiğinden sporcular bu salgından etkilenmişlerdir.No ano de 2009 o torneio foi interrompido devido ao surto de gripe suína no México.