Salgın başlatırlar.Começa uma epidemia.
Salgınlarda, nezleli çocukları okula göndermemelidir.Apenas alimentar as crianças nas escolas não é suficiente.
16 Kasım - Grip salgını başladı.16 de novembro: Termina a Revolta da Vacina.
Bu salgına yol açan grip virüs H1N1 virüsünün atasıydı.Inicia terceira etapa da vacinação contra Gripe H1N.
Ayrıca bu dönem, 1918 grip salgını nedeniyle hastalanmasına rağmen, iyileşmeyi başardı.Pouco antes de seu aniversário de 116, adoeceu de gripe porém logo conseguiu recuperar-se.
Deri ve solunum alanı, ß-defensinler olarak bilinen antimikrobiyal peptidleri salgılar.A pele e o trato respiratório segregam peptídeos antimicrobianos como as β defensinas.
Salgının Liberya'nın yarım milyon nüfuslu başkenti Monrovia'ya haziran ortalarında ulaştığı bildirildi.Os primeiros casos em Monróvia, capital da Libéria, foram registrados em meados de Junho.
Bu halde veba salgının başlayıp hızla yayılması gecikmedi.Quando a peste foi introduzida, rapidamente se espalhou.
Ayrıca ülkesi de veba salgınından dolayı zayıf düşmüştü.O hotel também pegou fogo devido ao caos da infecção da infecção.
1710'da kentte veba salgınları yayılmaya başladı.Em 1710 a cidade sofreu um surto de peste bubónica.
Chalchiutotolin: Salgın, hastalık tanrısı.Chalchiutotolin, deus das enfermedades.
Bunu izleyen yıllarda bir salgın hastalık baş gösterdi.Ele lutou contra uma doença mortal durante esses anos.
Listeria monocytogenes (serotip IVb) yeni doğanları etkileyebilir ve salgın hastalıklarda görülür.Listeria monocytogenes (serotype IVb) kan pasgeborenen infecteren en komt voor in epidemieën.
Karısını bir veba salgınında Ağustos 1417 tarihinde kaybetmiştir.Ze overleed in augustus 1417 aan de pest.
O zamandan 1940’a dek pek fazla salgın görülmemiştir.Sinds die tijd tot 1940 kwamen epidemieën weinig voor.
2003 yılında SARS salgını nedeniyle festival gerçekleşememiştir.In 2003 werd de wedstrijd níet georganiseerd wegens de SARS-epidemie.
İlk büyük salgın 1805'te Cenevre'de kaydedildi.De eerste grote uitbraak die geregistreerd werd, vond in 1805 plaats in Genève.
Ölümlerin çoğu, salgın hastalıktan dolayı bu kamplarda meydana geldi.De meeste doden vielen door ziekten die in deze kampen opgelopen waren.
Veba salgını hala devam ediyordu.Meer broedgevallen volgden.
Salgısal ishal.Infectiegevaar.
İngiltere'de veba salgını.Pestepidemie in Londen.
Hikâye, bu salgının yaklaşık bir yıl sonrasını konu alır.Deze ziekte zou in een jaar tijd ca.
Zararlarının salgın hâle geçmesine çok defa insan sebep olur.Mensen kunnen de ziekte meerdere malen oplopen.
Bir süre sonra ülkede veba salgını baş gösterir.Na lange tijd stak de pest echter toch weer de kop op in de stad.
Ama veba salgını atlatıldı.Het koorhek werd verwijderd.
1797 : Akçaabat'ta büyük bir veba salgını meydana geldi.In 1757 heerste er in Urga een pokkenepidemie.
Çin'de baş gösteren SARS salgını sebebiyle anlaşma ertelendi.Het toernooi ging niet door wegens de uitbraak van SARS in China.
Sonra açlıkla ve veba salgınıyla yüzleştiler.Dit werd gevolgd door pest en hongersnood.
1420 ve 1527de şehirde yine veba salgını çıktı.In 1419-1420 vond er opnieuw een epidemie plaats op het eiland.
White bazıları tarafından AIDS salgının masum kurbanı olarak görüldü.Sommigen werden haast behandeld als leden van de blanke gemeenschap.
Ancak salgın hastalıklar (özelikle sıtma) ve soğuktan 600 kişinin yarıya yakını ölmüşler.Velen van hen (circa 6.000) stierven aan ziekten en uitputting.
Ekseriye beyaz renkli süt salgısı ihtiva ederler.Bij verwonding komt er wit melksap naar buiten.
18. yüzyıl ın ortalarında burada büyük bir kolera salgını olmuştur.Begin 1800 heerste er hier een strenge choleraepidemie.
Bölgedeki bu ilk Yahudi cemaati Büyük Veba Salgını'yla hemen hemen yok oldu.Rondom deze basiliek breidde Pest zich snel uit.
Bunun yanında kampta salgın hastalıklar da zayiata neden olmaktaydı.Ook het Spaanse leger kreeg in het voorjaar te maken met ziekten in het kamp.
Bu salgına yol açan grip virüs H1N1 virüsünün atasıydı.Het virus dat de Spaanse griep veroorzaakte was van het type H1N1.
1710-1711 yıllarında yaşanan veba salgınında nüfusun yarısı hayatını kaybetti.In de periode 1708-1711 stierf de helft van de bevolking aan de pest.
Cehalet salgınlaşacak, korku ve açlık her yerde hüküm sürecek.Een beklemmende sfeer van honger, ellende, sociale onrust en angst weegt op het hele land.
Kayıtlı tarihte, muhtemelen salgın hastalıklara bağlı iki büyük nüfus azalması oldu: 1909'da ve 1950'de.Odnotowano przynajmniej dwa duże spadki liczebności, być może z powodów epidemiologicznych – w 1909 i w 1950.
Şehirdeki bütün nüfus kaçmış ve salgını On Üç Koloni'nin geri kalanına taşımıştır.Cała populacja uciekła z miasta, przynosząc tym samym wirusa do pozostałych trzynastu kolonii.
1721 yılındaki salgın en ağırı olmuştur.W 1721 nastąpiło najmocniejsze uderzenie epidemii.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.W tym czasie panowała już wśród przesiedleńców epidemia i wielu z nich zmarło.
1636 yılından 1698 yılına kadar, Boston'ta altı salgın görülmüştür.Od 1636 do 1698 Boston dotknęło sześć epidemii.
Çin'de baş gösteren SARS salgını sebebiyle anlaşma ertelendi.Jednak ta transakcja nie doszła do skutku z powodu wybuchu epidemii SARS w Chinach.
Salgın hastalık ise insan yaşamının ve ölümlülüğün tipik özelliği olarak öne çıkar.Zaraza może być rozumiana w kontekście typowych atrybutów ludzkiego życia i moralności.
Avian influenza (tavuk vebası, kuş gribi) (HPAI H5N1) salgını 1997'de Hong Kong'da başladı.Pierwsze oznaki ptasiej grypy typu H5N1 zaobserwowano w Azji w 1997 roku.
1570de şehir veba salgını dolayısıyla büyük nüfus kaybetmiştir.W 1597 miasto straciło połowę mieszkańców z powodu zarazy.
Şehirde bir delilik salgını baş gösterir.Dodatkowo w mieście szaleje zaraza.
Bir yıl sonra şehirde büyük bir veba salgını baş gösterdi.Rok później w mieście wybuchła zaraza.
Salgınlar yapar ve yatağa düşürür.Czuje się niezdrów i kładzie do łóżka.
1831 yılında salgın kolera ve köylü isyanı vardı.W 1831 wieś i okolice nawiedziła epidemia cholery.
14 Ocak 2016'da DHÖ, Batı Afrika genelinde Ebola salgınının resmen bittiğini duyurdu.14 stycznia 2016 Światowa Organizacja Zdrowia (WHO) ogłosiła koniec epidemii wirusa Ebola.
Aynı yıl şehirde veba salgını başladı.W tym samym roku w miejscowości wybuchła epidemia cholery.
Salgın çok kişinin hayatına mal oldu.Szybko rozprzestrzeniająca się choroba pochłonęła wiele istnień ludzkich.
İlk büyük salgın 1805'te Cenevre'de kaydedildi.Pierwsze odnotowane poważne ogniska pojawiły się w Genewie w roku 1805.
İngiltere'de veba salgını.Epidemia dżumy w Londynie.
Salgınlar genellikle kurak sezonda gerçekleşir (Aralıktan Hazirana kadar).Zwykle wyprowadzają jeden lęg w okresie od stycznia do czerwca (pora sucha).
Köyün başhekimi Doktor Toshio Ozaki bu ölümler zincirini ilk önce salgın olarak niteler.Toshio Ozaki, dyrektor jedynego szpitala w wiosce, podejrzewa, że może to być epidemia.
Bu bitkinin çiçekleri çok miktarda balözü salgıladığından arılar için çok değerlidirler.Podczas kwitnienia są odwiedzane przez ogromne ilości pszczół.
Poe 1831'de Baltimore, Maryland'de bir kolera salgınına şahit olmuştu.Poe mógł być świadkiem jej epidemii w Baltimore, w 1831 roku.