saldırma ile cümle
saldırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İkinci olarak, On İkinci Ordu Berlin'e saldırmaya devam edemiyor.第二,因是之故,第12軍團無法繼續向柏林推進。
Hatta bu açıdan bakıldığında önleyici olarak birinin komşusuna saldırması mantıklıdır.甚至搶先攻擊自己的鄰居,也是非常合理的。
Siz onlara saldırmadığınız sürece size saldırmazlar.只要不与之敌对,似乎就不会遭受攻击。
Leylek yavruları birbirine saldırmaz.同方棋子不能相互攻擊。
NATO'nun kara güçlerini çekmesi sonrası Taliban, Afgan güvenlik güçlerine saldırmaya devam etmiştir.只要平民的安全受到威胁,北约就会继续攻击卡达菲部队。
Buna rağmen insanlara saldırmaz; insanlardan kaçar.它们既不攻击人,也不怕人。
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.)於是他們再也不敢為寇作盜了。
1934 - Almanya ile Polonya arasında saldırmazlık antlaşması imzalandı.1934年:纳粹德国与波兰签署互不侵犯条约。
Vampir yarasalar insanlara saldırmazlar.理发师不能杀流浪汉。
Ertesi gün Tyulen ve başka bir denizaltı Yavuz'a saldırmayı denedi, ancak atış pozisyonu almayı başaramadılar.翌日,海豹号和另一艘潜艇也试图攻击严君号,但它们无法达到射击阵位。
"Kimse bize saldırmayı planlamaz" diye ısrar ettim.그는 "나는 전쟁을 일으킬 의도는 없었다"고 기록하였다.
Her şey yolunda giderse saldırmayın.싸움을 피하고자 한다면 직접 가담하지 말라.
Bu yüzden lütfen AnonNews’e saldırmaktan vazgeçin.한기총, <뉴스앤조이>를 없애려 하다.
Saldırma, çatışma ve keşif görevleri yapan alay, genelde geceleri faaliyet göstermektedir.공격을 포함하여, 강습, 그리고 수색 임무를 가지고 대부분 저녁 동안 저고도로 빠르게 행동한다.
Ayrıca İran'a saldırması ve nükleer programını durdurması konusunda ABD'yi teşvik etti.미국은 이란과 그 핵무기 프로그램에 관해서 동의서에 도달하였다.
Patorn Gowen ise saldırmaya hazırlanmaktadır.대한항공 조종사 노조가 파업에 돌입했다.
Siz onlara saldırmadığınız sürece size saldırmazlar.הם לא יתקפו אנשים אלא אם כן יתגרו בהם.
Kumadori Düşmanına saldırmak için saçlarını kullanır.נעזר בשותף שלו הרמילה כדי לפגוע באויביו.
Saldırmayana saldırırlar mantığı ile hareket etmiştir.הלכה כאביי שיש להם תוקף.
Beyazın amacı d2-d4 oynayarak merkezi denetlemek ve siyah şaha saldırmaktır.הלבן מתכנן לשלוט על המרכז באמצעות קידום הרגלי ל-ד4 ולתקוף את המלך השחור.
O da hayalete dönüşür ve kalan mürettebat üyelerine saldırmaya çalışır.לכשהתאושש, תקף החזיר את אנשי הצוות.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.הצפוניים לא ניסו לתקוף חזרה.
İki ülke arasında içişlerine karışmama ve saldırmazlık paktı imzalandı.היו לכאורה צריכים להתחלק בין שתי מדינות עוינות.
Hüseyin saldırmaya karar verdi.הנוואב החליט לפתוח במתקפה.
Komplocular, triumvirlerin Asya'daki müttefiklerine saldırmaya karar verdiler.Заговорниците решават да нападнат съюзниците на триумвирата в Азия.
1300-1301'de Mısır'a saldırmak üzere geri geleceğini vadetti.Газан обещава да се върне през зимата на 1300 – 1301 за да атакува Египет.
İkinci olarak, On İkinci Ordu Berlin'e saldırmaya devam edemiyor.12-та армия е неспособна да продължи отбраната на Берлин.
İspanyolların teslim olan 50 kişiye saldırması.Хокинс изоставя 110 човека, които се предават на испанците.
Maçtan sonra Strowman, Reigns'e çelik merdivenlere doğru saldırmaya devam etmişti.След мача, Строуман атакува Рейнс със стоманените стъпала.
Ertesi gün Normanlara saldırmayı planlayan Aleksios ordusunu şehrin karşısındaki tepeler yürüttü.Алексий премества армията си до хълмовете срещу града, планирайки атака над норманите на следващия ден.
Ancak Naziler'in Sovyetler Birliği'ne saldırması nedeniyle inşaata ara verildi.Той предупредил СССР, кога нацистите ще нападнат Съветския съюз.
Ertesi gece Raw'da Cesaro ve Sheamus, The Hardy Boyz'a saldırma nedenlerini açıkladı.На следващата вечер, в епизода Първична сила, Сезаро и Шеймъс обясняват защо са нападнали Харди бойз.
Onlar saldırmak için ip atlarlar.Той избира да нападне.
Gayet öfkeli olarak ona saldırmaya hazırlanır.Първоначално тя ядосано отблъсква настъплението му.
Bunun yanında rejim güçlerinin sivil köylere saldırması da büyük eleştiri konusu olmuştur.Това е шокиращо, че цивилни граждани са нападнати по този начин.
Muharebe, Bizans sağ kanadının Norman sol kanadına saldırması ile başladı.Битката започва с атака на дясното крило на византийците, което напада лявото крило на норманите.
Navaholar, İspanyol, Pueblo ve beyaz Amerikalıların yerleşim bölgelerine saldırmaya başladılar.Открито враждебно започват да се отнасят към Ливингстън и местните бели заселници – бурите.
25 Şubat 2013 Raw bölümünde, Mr. McMahon'a saldırma teşebbüsünde bulunan Brock Lesnar'la kavga etti.Трите Х се върна в RAW на 25 февруари 2013, сбивайки се с Брок Леснар, който се опита да нападне г-н Макмеън.
Anlaşma müttefiklik, kardeşlik ve saldırmazlık anlaşmasıdır.Целта на този пакт е постигане на споразумение за приятелство, сътрудничество и взаимопомощ.
Bir anda ortaya çıkan eli silahlı gruplar Alevi mahallelerine uzun namlulu silahlarla saldırmaya başlamıştır.Група разрушители пристига по това време, за да предостави поддържащ артилерийски огън.
İlerleyen haftalarda da ikili birbirlerine saldırmaya devam ettiler.През следващите седмици, двамата продължават да се присмиват взаимно.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.Държат се безразлично един към друг.
İnsanlara karşı nedensiz yere saldırmaz.Не се колебае да нападне дори човек.
Hüseyin saldırmaya karar verdi.Леонид решава да нападне пръв.
Doldurma tahmini saldırıları, saldırgana açık mesaj hakkında blok şifreye saldırmadan bilgi sağlar.Проверките служели за събиране на информация за предотвратяване на директно посегателство срещу системата.
Heyman, Triple H'i kendisine saldırmasından ve darp etmesinden dolayı başka bir dava daha açmakla tehdit etti.След като си размениха няколко думи, Хеймън заплаши Трите Х с още едно дело за нападение и побой.
Komplocular, triumvirlerin Asya'daki müttefiklerine saldırmaya karar verdiler.Urotnici su odlučili napasti trijumvirove saveznike u Aziji.
İnsanlara saldırmaz.Nikog ne napadamo!
Ren geyikleri onlara saldırmaya başlar.Ostali Štrumpfovi ga počinju prezirati.
1931 - Fransa ve SSCB saldırmazlık antlaşması imzaladı.1931. - Francuska i Sovjetski Savez potpisali sporazum o nenapadanju.
II. Dünya Savaşı, Alman kuvvetlerinin 1 Eylül 1939 günü Polonya'ya saldırmasıyla resmen başladı.Drugi svjetski rat: Vojska nacističke Njemačke napala je Poljsku 1. rujna 1939..
Şehre arkasından savunmasının nispeten daha zayıf olduğu kara kısmından saldırmayı teklif etti.Oko ovog grada se pružao obrambeni zid, od kojeg se očuvao tek manji dio.
Komplocular, triumvirlerin Asya'daki müttefiklerine saldırmaya karar verdiler.Konšpirátori sa rozhodli zaútočiť na spojencov triumvirátu v rímskej provincii Ázia.
Roman, Harry Potter ve onun kuzeni Dudley'ye ruh emicilerin saldırmasıyla başlar.Harryho a jeho bratanca Dudleyho napadnú dementori.
Sovyetler Birliği ise Finlandiya’ya saldırması yüzünden Milletler Cemiyeti’nden atılmıştı.14. december – Sovietsky zväz bol za nevyprovokovanú agresiu proti Fínsku vylúčený zo Spoločnosti národov.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.Ruskí vojaci neochotní ďalej bojovať ustupovali.
O yüzden Rusya'yla bir karşılıklı yardımlaşma ve saldırmazlık antlaşması yapmaya karar verdi.Je v ňom vyzdvihnutá myšlienka o nevyhnutnosti jednoty a vzájomnej pomoci medzi ruskými kniežatami.
Bölgedeki altı Alman tümeni, sekiz piyade ve dört süvari tümeninden oluşan Sovyet kuvvetlerine saldırmaktadır.6 nemeckých divízií bojovalo proti 8 streleckým a 4 jazdeckým divíziám Červenej armády.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.Ob 16:00 sta obe floti pričeli pluti druga proti drugi.
Kartaca, Sirakuza'ya ve onun müttefiklerine saldırmamayı taahhüt edecektir.Kartagina nepuls Sirakūzų ir jos sąjungininkų.