saldırma ile cümle
saldırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hepsi birlikte saldırmaya giderler ve dizi biter.Taip visi išėjo į lauką ir metė burtus.
Ailesini Bagra'nın ordusunun köyüne saldırmasıyla kaybetmiş, ailesini bulmaya çalışmaktadır.Surado savo šeimos pėdsakus Sibire, stengėsi jiems padėti.
Gün ışığında örümcekler siz onlara saldırmadığınız sürece size saldırmaz.Tik ką išsinėrę skorpionai nešviečia tol, kol jų kutikulė nesukietėja.
Barış, Massachusetts valisi William Shirley'in 1744 yılında Louisbourg'a saldırmasıyla sona erdi.Aastal 1745 korraldas Massachusettsi kuberner William Shirley vasturünnaku Louisbourg'ile.
Napolyon’un Belçika üzerinden saldırma tercihinin birden çok gerekçesi vardır.Napoleoni otsust rünnata Belgias toetasid mitmed kaalutlused.
Sonra Atina komutanlığı saldırmaya karar verdi.Seejärel andis Ateena väejuht Militades käsu rünnakuks.
Anlaşmaya göre Cullen'lar bir insanı ısırmadığı sürece kurt adamlar da onlara saldırmayacaktır.Kokkulepe ei kehti enam vaid siis, kui Cullenid mõnda inimest hammustavad.
Bu bir tür saldırmazlık antlaşmasıydı.See oli justkui rünnakusignaal.
Yabancı insanlara saldırmazlar.Viskame välismaalased välja!
Her şey yolunda giderse saldırmayın.Kui ei saa tegutseda, püüa midagi ärakasutada.
ABD hükümeti 1798"den bu yana hiçbir ülkeye saldırmamış olmasına rağmen neden İran"ı alaşağı etmek istiyor?ولماذا تنوي الإدارة الأمريكية اسقاط ايران ؟ على الرغم من حقيقة أن إيران لم تهاجم أي بلد منذ 1798.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Beteg ilyen módon támadni az akadémiai világot.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Cred că-i revoltător să ataci lumea academică în acest fel.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Credo sia disgustoso attaccare il mondo accademico cosi'.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Det är sjukt att attackera den akademiska världen.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Det är sjukt att attackera den akademiska världen.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Ich denke es ist krank, die akademische Welt so anzugreifen.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Ich denke, es ist krank die akademische Welt so anzugreifen.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Ik denk dat het ziekelijk is om de academische wereld op deze manier aan te vallen.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Ik denk dat het ziekelijk is om de academische wereld... op deze manier aan te vallen.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Jeg synes det er sygt at angribe den akademiske verden på den måde.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Je pense que c'est malsain d'attaquer le monde universitaire comme ça.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.이렇게 학문의 세계까지 들어외 공격하는건 너무하지않나?
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Menurutku memuakkan untuk menyerang dunia akademik seperti ini.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Mielestäni on sairasta hyökätä akateemista maailmaa kohtaan näin.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Myślę, że oczernianie "śiwatka" akademickiego w ten sposób jest niepoważne.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Pienso que es enfermizo atacar al mundo académico así.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Tôi muốn bệnh khi thấy đánh vào giới học thuật kiểu như thế này.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Tôi nghĩ nó bệnh để tấn công giới hàn lâm như thế này.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Νομίζω ότι είναι άρρωστο να επιτίθενται... στον ακαδημαϊκό κόσμο κατ' αυτό τον τρόπο.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Извратено е да атакуваш по този начин академичния свят.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.Я думаю, что это больной атаковать академическим миром, как это.
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.אני חושב שזה חולני לתקוף .את העולם האקדמי בצורה זו
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.أظن أنه من المخزي مهاجمة عالم أكاديمي بهذه الطريقة
Akademik alana bu şekilde saldırmanın son derece hastalıklı olduğunu düşünüyorum.これが初めてじゃない 米国では...
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Ale ak by to bolo poplašné zariadenie, neočakávali by ste, že napadne medúzu priamo.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Ale jestli je to poplašný alarm, nečekali byste, že zaútočí přímo na medúzu.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Dar dacă e o alarmă de furt, nu te aștepți să atace meduza direct.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.De ha ez egy riasztó, nem számítanánk arra, hogy megtámadja az elektronikus medúzát.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.만약 저것이 도난 알람이었다면, 해파리를 곧바로 공격할 것이라고 예상하진 못할겁니다.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Maar als het een inbraakalarm was, zou je niet verwachten dat het de kwal rechtstreeks zou aanvallen.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Mais si c'est une alarme anti-intrusion, on ne s'attendrait pas à ce qu'elle attaque la méduse directement.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Mas se se trata de um alarme anti-roubo, não seria de esperar que atacasse a medusa directamente.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Men hvis det er en tyverialarm, ville man ikke forvente at den angreb goplen direkte.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Namun jika ini alarm pencuri, Anda tidak mengira itu akan langsung menyerang ubur-ubur
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Nhưng nếu nó là một chuông báo động, bạn không thể mong đợi nó tấn công con sứa một cách trực tiếp.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Pero si se trata de una alarma antirrobo, no cabría esperar que ataque directamente a la medusa.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Se è un allarme anti furto, non ci aspettiamo che attacchi direttamente la medusa.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Wenn es aber eine Alarmanlage ist, dann erwartet man nicht, dass es den Kalmar direkt angreift.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Но ако това е аларма за крадци, не очаквате тя да атакува директно медузата.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Но если это сигнал тревоги, то не стоит ожидать, что он прямо нападёт на медузу.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Я не думаю, що він намагається напасти на медузу.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.אבל אם זו אזעקת-תקיפה, לא היינו מצפים שהוא יתקוף ישירות את המדוזה.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.ولانه ضوء على شاكلة الانذار .. فلم نكن نتوقع ان يهاجم قنديل البحر الالكتروني
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.装置を攻撃する生物を攻撃するはずです
Amerikan hedeflerine saldırmak üzere yetkilendirmişti.Amerikaanse doelen aan te vallen als vergelding van een indringing van Amerikaanse dronen in Chinees gebied.
Amerikan hedeflerine saldırmak üzere yetkilendirmişti.만명의 사이버 해적들을 사주하여 사이버 공간에서 미국을 공격했어요.
Amerikan hedeflerine saldırmak üzere yetkilendirmişti.その時以来、米国も中国もサ
Amerika'ya saldırmak için Amsterdam'dan bir uçağa binmiş.미국을 공격하기 위해 암스테르담에서 비행기에 올랐습니다
Amerika'ya saldırmak için Amsterdam'dan bir uçağa binmiş.וטס לאמסטרדם כדי לבצע פיגוע בארה"ב.