saldırma ile cümle

saldırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ren geyikleri onlara saldırmaya başlar.Los escarabajos femeninos inician los ataques.
Genelde kurtlar insanlara saldırmaz.Di solito i lupi non attaccano l'uomo.
Siz onlara saldırmadığınız sürece size saldırmazlar.Non combatterà se non la si attaccherà prima.
Valentine, kurt adam sürüsüne saldırması için bir Forsaken yollar ama Luke, onu öldürür.Valentine manda un Dimenticato ad attaccare il clan di licantropi, ma Luke lo uccide.
İki amacı vardır, saldırma ve savunma.Ne esistono di due tipi, attacco e difesa.
Polonya'ya saldırma niyetindeki Hitler'in öncelikle Çekoslovakya'yı bertaraf etmesi gerekiyordu.Hitler, che puntava alla guerra con la Polonia, necessitava di eliminare prima la Cecoslovacchia.
1300-1301'de Mısır'a saldırmak üzere geri geleceğini vadetti.Ghazan promise di tornare nell'inverno del 1300–1301 per aggredire l'Egitto.
Barış, Massachusetts valisi William Shirley'in 1744 yılında Louisbourg'a saldırmasıyla sona erdi.La pace durò fino al 1744, quando William Shirley, governatore del Massachusetts, attaccò Louisbourg.
25 Mart 624'te Herakleios, Pers topraklarına saldırmak üzere Konstantinopolis'ten ayrıldı.Il 25 marzo 624, Eraclio partì da Costantinopoli per condurre una seconda spedizione in territorio persiano.
Saldırmazlık ilkesi mülkiyet haklarıyla yakından bağlantılıdır.L'origine della giustizia è strettamente connessa con la proprietà.
Arap çeteleri konvoylara ve Yahudi nüfusa saldırmaya başladı.Bande di arabi iniziarono a compiere atti di violenza e omicidi contro i convogli e la popolazione ebraica.
İsrail nükleer silahlanmış İran'a saldırmaya hazırdı ve 2010 yılı bunun için önemli bir noktaydı.Israele sarebbe pronto ad attaccare l'Iran entro il 2010 se questo si dotasse di armi nucleari.
"Açıkça görüldüğü üzere terörizm uluslararası güvenliğe ve istikrara saldırmaktadır." denildi.Sempre più, è chiaro come egli sia oggetto di attacchi concentrati."
Yaşlı Herakleios, Yeğeni Nicetas'ı Mısır'a saldırmaya gönderdi.Eraclio il Vecchio inviò suo nipote Niceta ad attaccare l'Egitto, conquista che riuscì nel 610.
Bu yüzden av bulamayan kaplanlar insanlara saldırmaktadır.Ciò nonostante, la tigre non attacca gli uomini per natura.
Wyatt Family’nin amacı Cena’ya saldırmaktır.Ecco perché la società segreta di Victor è intenta a berci l'elisir.
Charles yeniden Danimarka'ya saldırma düşüncesindeydi.Era tempo che Jeanne tornasse in azione.
Bu muharebelerdekine benzer bir şekilde saldırmaya karar vermişti.Ci sollecitava a fare qualcosa contro quel vecchio scempio.
Kızılordu yeniden toplanıp güney cephesindeki Denikin’e saldırmak için hazırlıklara başlar.Il gruppo si divide nuovamente per mettersi sulle tracce del sospettato.
Bu maçlarda güreşçinin konumunu terk edip ringin dışındaki güreşçilere saldırmasına izin verilir.I giocatori possono colpire l'avversario con le sedie in acciaio al di fuori del ring.
"Kimse bize saldırmayı planlamaz" diye ısrar ettim.'Il nemico non si aspetta che noi attacchiamo lì.
Ona Jin'in kendisine saldırma sebebinin babasının saati olduğunu söyler.Essa spiega che Jin lo ha attaccato perché lui possiede l'orologio che appartiene a suo padre.
İkinci olarak, On İkinci Ordu Berlin'e saldırmaya devam edemiyor.Во-вторых, 12-я армия не в состоянии продолжать наступление на Берлин.
Bizi bu sene Kursk'a saldırmaya, dahası Doğu Cephesi'nde saldırıya geçmeye zorlayan sebep nedir?."Что заставляет нас наступать в этом году под Курском или в любом другом месте Восточного фронта?»
Rahatsız edilmedikçe insana saldırmaz.На людей не нападает, если его не беспокоить.
25 Mart 624'te Herakleios, Pers topraklarına saldırmak üzere Konstantinopolis'ten ayrıldı.Поэтому 25 марта 624 года Ираклий покинул Константинополь, чтобы напасть на центр персидской державы.
Napolyon’un Belçika üzerinden saldırma tercihinin birden çok gerekçesi vardır.Наполеон решил нанести упреждающий удар в Бельгии.
462 - Morgoth tekrar Hithlum'a saldırmayı dener ama Fingon ve Círdan tarafından durdurulur.462 — Моргот атакует Хитлум, но атаку отражают Фингон и Кирдан.
Gün ışığında örümcekler siz onlara saldırmadığınız sürece size saldırmaz.Нейтральные мобы не нападают на гномов, пока те не нападут сами.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.Отступая, русские подрывать форт не стали.
Yabancı insanlara saldırmazlar.Подстрекательство посторонних людей.
Alınan istihbarata göre, Bulgar torpido botları Türk nakliye gemilerine saldırmak için harekete geçmişti.Он попытался объяснить, что они атакуют турецкие корабли.
Bu nedenle Ateş ulusu Toprak krallığına saldırmaktadır.Флотилия людей огня начинает наступление на царство земли.
Moğollar, Balaban’ın sağlığında bir daha Delhi Sultanlığı topraklarına saldırmaya cesaret edemediler.Бей Дулкадира больше не осмеливался напасть на сирийские земли султаната.
Fakat yerleşikler kızılderililere saldırmaya devam ettiler.Оставшиеся в живых шахтёры выдвинули обвинения против индейцев.
İyi düzenlenmiş savunmayla karşılaşan düşman, yeniden saldırmak için geri çekildi.Противник, создавший сильно укреплённый узел обороны, упорно сопротивлялся.
24 Ağustos'a kadar Sovyetler Birliği ile Nazi Almanyası saldırmazlık pakta imzalamış oldular.В ночь на 24 августа в Кремле был подписан Договор о ненападении между Германией и Советским Союзом.
Nereye gitseler halk onlara saldırmakta ya da para koparmaya çalışmaktadır.Жители города пробуют бороться с огнём или убежать от него.
Her şey yolunda giderse saldırmayın.Начав атаку, не прекращайте её.
Siz onlara saldırmadığınız sürece size saldırmazlar.Никого не трогают, пока их не обижают.
Anlaşma müttefiklik, kardeşlik ve saldırmazlık anlaşmasıdır.Нет, он хочет дружного братского союза и неразрывной связи.
Patorn Gowen ise saldırmaya hazırlanmaktadır.Гауптман Йоппин приказал атаковать истребители.
İkinci olarak, On İkinci Ordu Berlin'e saldırmaya devam edemiyor.ثانيًا الجيش الثاني عشر غير قادر على مواصلة الهجوم على برلين.
Ayrıca, Hamas'ın "kendilerine saldırmayan Yahudiler ile bir sorunları olmadığını söylemiştir.وقال أيضاً إن حماس "لا توجد مشكلة مع اليهود الذين لم يهاجمونا".
MÖ 218: Hannibal Roma'ya saldırmak üzere yola çıkar.218 ـ هانيبال يغزو روما.
Osmanlılar 1620 yılında Lehistan'a savaş ilan etti ve 1621 yılı ilkbaharında saldırmayı planladı.أعلن العثمانيون الحرب على بولندا في عام 1620 وخططوا للهجوم في ربيع عام 1621.
1300-1301'de Mısır'a saldırmak üzere geri geleceğini vadetti.وقد توعد غازان بأنه سيعود شتاء 1300 -1301 ليحتل مصر.
Ertesi gün Tyulen ve başka bir denizaltı Yavuz'a saldırmayı denedi, ancak atış pozisyonu almayı başaramadılar.وفي اليوم التالي، هاجمت تيولان وغواصة روسية أخرى ياووز، لكنها لم تنجح في إصابتها.
Alınan istihbarata göre, Bulgar torpido botları Türk nakliye gemilerine saldırmak için harekete geçmişti.تحركت زوارق نسافة البلغار من أجل مهاجمة سفن النقل التركية.
Siz onlara saldırmadığınız sürece size saldırmazlar.لو قلت تلك الكلمات، فستتجنب هجومهم.
Venediklilerin Mora'ya saldırması üzerine on altı yıl süren savaşlar yapıldı.استغرق الأمر أربعة عشر شهرا لهزيمة الأفغان بقيادة العبدلي.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.ثم يهمّون بضرب بعضهم بعضاً..
Bush asla Irak'a saldırmadı.لم يغزو بوش العراق.
Komplocular, triumvirlerin Asya'daki müttefiklerine saldırmaya karar verdiler.Os conspiradores decidiram atacar os aliados do triunvirato na Ásia.
İkinci olarak, On İkinci Ordu Berlin'e saldırmaya devam edemiyor.Em segundo lugar, 12 º Exército é incapaz de continuar a defesa por Berlim.
Kartaca, Sirakuza'ya ve onun müttefiklerine saldırmamayı taahhüt edecektir.Cartago não atacaria o Reino de Siracusa e seus aliados.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.Às 13:40, ambas as frotas se avistaram e prepararam para o enfrentamento.
Yaşlı Herakleios, Yeğeni Nicetas'ı Mısır'a saldırmaya gönderdi.Heráclio, o Velho enviou seu sobrinho Nicetas para atacar o Egito.
MÖ 671 ile 667 yılları arasında Asur orduları Mısır topraklarına saldırmaya başladılar.No entanto, entre 671 e 667 a.C., os assírios começaram seus ataques contra o Egito.
Dorotheus daha sonra kendi adamlarını Perslerin arkasına saldırmaya yönlendirdi.Doroteu então liderou seus homens para atacar a retaguarda persa.

İlgili Sayfalar