saldırma ile cümle
saldırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Uzun süren saniye tapalı uçaklar ilk dalgada saldırması gerekiyor.Flugzeuge mit längeren Verzögerungen haben in der ersten Welle anzugreifen.
Ve saldırmazlarsa ne olur?Was ist zu tun, wenn Übergriffe geschehen sind?
Siz onlara saldırmadığınız sürece size saldırmazlar.Sie stechen auch nicht, solange sie nicht fest angefasst werden.
Yapılan savaşlarda birbirlerine tam üstünlük sağlayamamaları nedeniyle saldırmazlık anlaşması yaptılar.Die Großmächte intervenierten nicht, da sie sich wegen Machtkämpfen untereinander nicht einigen konnten.
Geyik gibi büyük hayvanlara, ancak hasta ya da yaralı oldukları zaman saldırmaya cesaret eder.Große Tiere wie Hirsche werden nur angefallen, wenn sie krank und geschwächt sind.
Yavrular size saldırmaz.Puppen lügen nicht.
"Kimse bize saldırmayı planlamaz" diye ısrar ettim.Im Zusammenhang damit wird ihm der Ausspruch „Dass mir keiner auf die Menschen schießt!“ zugeschrieben.
Merkezden vadedilen yardım gelmeyecek, Kuzey Kore gemilerine saldırmayı hiçbir komutan göze alamayacaktır.Offenbar wollte niemand die Verantwortung für einen Angriff auf die nordkoreanischen Schiffe tragen.
Bu muharebelerdekine benzer bir şekilde saldırmaya karar vermişti.Er will auf diese Weise herausfinden, wie es zu diesem schrecklichen Anschlag kam.
Ardından Daivari, Tozawa'ya saldırıya geçti ve ikisi ona saldırmaya devam etti.Daraufhin kam Daivari dazu und attackierte beide, sowohl Tozawa als auch Neville.
25 Mart 624'te Herakleios, Pers topraklarına saldırmak üzere Konstantinopolis'ten ayrıldı.Im März 624 brach Herakleios zu seinen Truppen nach Armenien auf, um dort gegen die Perser vorzugehen.
Ancak Naziler'in Sovyetler Birliği'ne saldırması nedeniyle inşaata ara verildi.Als Gastgeber mussten sie sich lediglich der Sowjetunion geschlagen geben.
Orton, iki kardeşe saldırmaya başladı.Jason versucht, auch die beiden Geschwister umzubringen.
Chiro'ya saldırmak isteyince Chiro karşılık verir.Doch als der Krieg ausbricht, wird Chico einberufen.
İkinci olarak, On İkinci Ordu Berlin'e saldırmaya devam edemiyor.Deux, 12e Armée incapable de continuer l'attaque sur Berlin.
Mihail'ın ilk tepkisi Armeniakon ordusunun Thomas'a saldırma emrini vermesi oldu.La première réponse de Michel est d'ordonner à l'armée des Arméniaques d'attaquer Thomas.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.Les Britanniques n'ont pas tenté de reprendre le fort.
Onlar saldırmak için ip atlarlar.Ils glissent pour attaquer.
Chris Brown'ın kendisine saldırmasının ardından Rihanna, yeni albümü üzerinde çalışmaya başladı.À la suite de l'altercation avec Chris Brown, Rihanna commence à enregistrer cet album.
Brutus, belki de Porcia'nın etkisiyle, MÖ 44 yılında Sezar'a saldırmaya karar verdi.Porcie influença probablement Brutus dans sa décision d'attaquer César en –44.
Yaşlı Herakleios, Yeğeni Nicetas'ı Mısır'a saldırmaya gönderdi.Héraclius l’Ainé envoya son neveu Nicétas attaquer l’Égypte.
Her şey yolunda giderse saldırmayın.Si vous faites du butin, ne dérobez rien.
İki amacı vardır, saldırma ve savunma.Il y a deux phases de jeux, l’attaque et la défense.
Orada, Spike'ın kafasına insanlara saldırmasını engelleyecek bir çip takılır.Ainsi, une puce a été implantée dans la tête de Spike pour l'empêcher de faire du mal aux humains.
Sağ kanadına Roma Filosu'nun en gerideki gemilerine saldırma emri verdi.Il donna l'ordre à son flanc droit d'attaquer les navires Romains situés les plus à l'arrière.
Bu yüzden av bulamayan kaplanlar insanlara saldırmaktadır.Comment faire ? un requin monstrueux attaque les gens.
MÖ 671 ile 667 yılları arasında Asur orduları Mısır topraklarına saldırmaya başladılar.Entre -671 et -667, les Assyriens entament les hostilités contre l'Égypte.
Ve saldırmazlarsa ne olur?Qu'arriverait-il s'ils n'exécutaient pas les ordres ?
Evcil kurtlar ise hiçbir zaman lamalara saldırmaz.En temps normal, les lions n'attaquent pas les humains.
Siz onlara saldırmadığınız sürece size saldırmazlar.Il ne peut pas riposter lorsqu'il se fait attaquer.
Yavrular size saldırmaz.Mais leurs chiens refusent de l’attaquer.
Bu yüzden lütfen AnonNews’e saldırmaktan vazgeçin.Il doit repousser une tentative d’invasion de René d’Anjou.
Heyman, Triple H'i kendisine saldırmasından ve darp etmesinden dolayı başka bir dava daha açmakla tehdit etti.Heyman le menace alors d'une autre poursuite en justice pour avoir levé la main sur lui.
Ren geyikleri onlara saldırmaya başlar.Les phalanges débutent leur attaque.
Açıklanacak olan antlaşma taslağı, alışılmış bir saldırmazlık - dayanışma paktı metniydi.L’idée d’un complot dont elle serait la cible la tourmente insidieusement.
IŞİD, 10 Ağustos 2014'te Tabka Havaüssüne saldırmaya başlamıştır.Il devient célèbre après avoir offert du thé à l'armée israélienne le 10 août 2006.
1932 - Sovyetler Birliği ve Polonya saldırmazlık paktı imzaladı.En 1932, l'Union soviétique signe un pacte de non-agression avec la Finlande.
Saldırma, çatışma ve keşif görevleri yapan alay, genelde geceleri faaliyet göstermektedir.Les arrestations et les perquisitions avaient lieu souvent la nuit.
İnsanlara karşı nedensiz yere saldırmaz.Elles n'ont pas attaqué ses habitants sans raison...
Böylece Sırp güçlerinin, Bosnalı Müslümanlara saldırması engellenmeye çalışılmıştır.Les tâches principales étaient de procéder à des attaques contre les Musulmans bosniaques.
Bunu yalnızca, arazinin güçlüklerinden dolayı Roma İmparatorluğu'na saldırmaya yanaşmayayım diye yaptınız.Celui-ci lui aurait fait jurer de ne pas entrer dans l'Empire Romain de force.
Eser, Davut’un Golyat’a saldırmaya karar verdiği anı simgelemektedir.Selon la Bible, c'est là que David combattit Goliath.
Bizi bu sene Kursk'a saldırmaya, dahası Doğu Cephesi'nde saldırıya geçmeye zorlayan sebep nedir?."¿Cuál es la razón por la que nos obliga a atacar este año en Kursk, o incluso más, en el Frente Oriental?
İkinci olarak, On İkinci Ordu Berlin'e saldırmaya devam edemiyor.En segundo lugar, el XII Ejército, por lo tanto, no pudo continuar atacando Berlín.
"Kimse bize saldırmayı planlamaz" diye ısrar ettim.«¡Nadie planea atacarnos», —insistí.
Bu durum, oyuncuların elinde ateşli silah olan düşmanlara çabuk bir şekilde saldırmasını teşvik eder.Esto anima a los jugadores para atacar a enemigos con armas de fuego rápidamente.
Çok geçmeden Semeru adında olağanüstü hıza sahip bir adamın polis karakoluna saldırması vesilesiyle kaçar.Pronto se escapa mientras que un hombre con una velocidad sobrenatural llamado Semeru ataca la comisaría.
Bu sayede asi filosunun istasyona saldırmasına ve yok etmesine müsaade edecekti.Esto permitiría que la flota rebelde atacase y destruyese la estación espacial.
Bu savaşın son haftasında Kosova Kurtuluş Ordusu'nun tanklara saldırmaya başlamasıyla değişti.Esto cambió cuando el Ejército de Liberación de Kosovo se enfrentó a los tanques.
Koten Zanshun (孤天斬盾, Tek Kutsal Keskin Kalkan), Orihime’nin saldırma tekniğidir.Koten Zanshun (孤天斬盾, Koten Zanshun?) es la técnica ofensiva de Orihime.
Kartaca, Sirakuza'ya ve onun müttefiklerine saldırmamayı taahhüt edecektir.Cartago se comprometía a respetar en el futuro a Siracusa y a sus aliados.
Polonya'ya saldırma niyetindeki Hitler'in öncelikle Çekoslovakya'yı bertaraf etmesi gerekiyordu.Hitler, empeñado en la guerra contra Polonia, Checoslovaquia, necesarias para eliminar en primer lugar.
Yeni fajlar artık yeni hücrelere saldırmaya hazırdır.Las nuevas copias del VIH pueden ahora pasar a infectar a otras células.
Fakat yerleşikler kızılderililere saldırmaya devam ettiler.Pero los federales siguieron luchando contra los invasores.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.No debe usarlo para incitarlos unos contra otros.
Bunun üzerine Bayezid Kastamonu'ya gelse de İsfendiyar Bey'e saldırmadı.Cuando ella no lo está tirando al aire (sin que fuera su intención), lo asfixia con besos.
Bu bir tür saldırmazlık antlaşmasıydı.Esto sería un tipo de contrato de seguro mutuo.
1933 - İtalya ile Sovyetler Birliği saldırmazlık antlaşması imzaladı.1941: Italia y Turquía firman un pacto de no agresión.
Chiro'ya saldırmak isteyince Chiro karşılık verir.Si necesitamos ayuda, Chip nos dará consejos.
Maçtan sonra Swagger, Cesaro'ya saldırmaya başlar fakat Cesaro kurtulur ve Swagger'a Cesaro Swing yapar.Después de la lucha, Cesaro una vez más le aplicó un «Cesaro Swing» a Swagger.