saldırgan ile cümle
saldırgan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İngiliz polisi, bıçaklı saldırganlarla ilgilenirken örme zincirle güçlendirilmiş eldiven takar.تستخدم الشرطة البريطانية قفازات تُرسية للتعامل مع المُعتدين المُسلحين بالسكاكين.
Olaylar, 11 İsrailli sporcu ve antrenör, 1 alman polisi ve 5 saldırganın ölmesi ile sonuçlandı.انتهت العملية بمقتل 11 رياضياً إسرائيلياً و5 من منفذى العملية الفلسطينيين وشرطي وطيار مروحية ألمانيين.
Ancak sığırlarda bazen agresif ve saldırgan davranışlar da gözlenebilir.يُعرف قرش الثور بسلوكه غير المتوقع، والعنيف أحيانًا.
Ama zaman zaman da saldırgan olabilir.رغم انه قد يكون قاسياً أحياناً.
Ama bu saldırganlık Çin ordusunun Çin Halk Gönüllü Ordusu sayesinde başarısızlıkla sonuçlandı.كانت نتيجتها انتصار جيش التحرير الشعبي الصينى.
Saldırganlar, Mısır ile İsrail arasında yaşanan barış sürecine karşıydı.يقظة الجيش في ظل اتفاقية السلام بين مصر وإسرائيل..
Saldırganlar bıçak kullanır ve birçok durumda kurbanın vajinasına keskin cisimler sokulur.واستخدم المهاجمون العصي والسكاكين والشفرات، وفي عدة حالات تم إدخال أجسام حادة في مهبل الضحية.
Olaydan 1 ay sonra Lufthansa uçağı kaçırıldı ve 3 saldırganın serbest bırakılması istendi.في اليوم السادس من الدراما اقتحمت الطائرة وأفرج عن الرهائن المتبقين.
13:00 – Saldırganlar, parlamentonun dördüncü katındaki pencerelerinden sokaktaki insanlara ateş açtı.وقال شهود عيان أن المسلحين كانوا يطلقون النار على أشخاص في الشارع من الطابق الرابع من مبنى البرلمان.
Tekbir getiren saldırganlar, göstericileri şiddetli bir biçimde dövdü.وأن من نفذوا الهجوم عادوا إلى قواعدهم بسلام.
Saldırgan ile birlikte en az 21 kişi öldü.قتل ما لا يقل عن 13 متمردا.
Soruşturma ve saldırgan profiliالتحقيقات وملف المهاجم
Antlaşma, üyelerin bir saldırgana askerî eylem ile yanıt vermesini gerektirmemekteydi.O tratado não requer, necessariamente, que os membros respondam com uma ação militar contra um agressor.
Ey Allah, Yahudileri al, hain saldırganları.Quanto a vocês, judeus - a maldição de Alá esteja sobre vós.
12 Mayıs Raw programında gizemli bir saldırgan, limuzinle Goldberg'ü ezmeye çalıştı.Em 12 de maio na Raw, um homem miterioso tenta atropelar Goldberg com uma limousine.
Eğer saldırgan mizahı beğenen birisiyseniz, muhtemelen bu programı çok seveceksiniz." yorumunda bulundu.Se você acha o humor ofensivo engraçado, você possui grandes chances de adorar este programa."
11:25 – Bir kadın saldırgan tutuklandı. ^ "Iran attacks: 'IS' hits Parliament and Khomeini mausoleum".Consultado em 7 de junho de 2017 «Iran attacks: 'IS' hits Parliament and Khomeini mausoleum».
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Perigosos animais selvagens como crocodilos e hipopótamos também foram uma ameaça comum.
Bu teknik kullanıcıları bir siteden saldırganın seçtiği başka bir siteye yönlendirmek için kullanılabilir.Esta técnica pode ser usada para direcionar os usuários de um site para outro site de escolha do atacante.
Binturonglar saldırgan olabilmektedirler.Os ventos podem ser violentos.
Saldırgan Omar Mateen, polisle girdiği silahlı çatışmada öldürüldü.O atirador, Omar Mateen, foi abatido pela polícia.
Saldırgan değildir.Não é agressiva.
Hikâye ve görevler oyuncunun saldırganlığına göre şekillenmektedir.A história e as missões mudam de acordo com as ações do jogador.
Bu durum, diğer saldırganların kaçmaya çalışmasına önayak olur.Aparentemente, outros tripulantes estavam tentando fugir.
Çok saldırgan oyun tarzıyla ünlüdür.Ele é reconhecido pelo seu estilo de jogo extremamente agressivo.
Erkekler birbirlerine karşı aşırı saldırgandır.Machos adultos tendem a ser agressivos uns com os outros.
Saldırıdan saatler önce, saldırgan Youtube'da bir video yayınlayarak saldırıyı önceden belirtmişti.Horas antes do incidente, o atirador publicou um vídeo no YouTube anunciando o massacre na escola.
Eğer gittiğiniz kişi saldırıya uğrarsa siz ve saldırgan ölecektir.Se você tentar fazer qualquer movimento, você vai pôr em perigo a si mesmo e o avião.
Araç boştu ama saldırganla şoför öldüler .O veículo foi alvejado por tiros e o motorista foi morto.
Nötrofiller ve makrofajlar da vücutta saldırgan patojenleri takip eden fagositlerdir.Os neutrófilos e macrófagos são fagócitos que percorrem o corpo à procura de patógenos invasores.
Saldırgan daha sonra kaçarken polis tarafından öldürüldü.Os agressores acabaram sendo mortos pela polícia logo em seguida.
Oldukça saldırgan yırtıcı canlılardır.Eram os homens inevitavelmente agressivos?
Bu durum, saldırganların farklı sorgular açmalarını engeller, ancak sorguları değiştirmelerine engel değildir.É fácil lidar com as coisas enquanto elas não mostram sinal de irem mudar.
Patlama sonucunda saldırganın yanı sıra iki kişi öldü, 19 kişi ise saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.Na queda morreram dois, mas o que pulou do 19° andar se salvou com ferimentos graves.
Bunun sonucunda saldırgan hafızasını yitirmiş, bilişsel kapasitesini kaybetmiş olur.Por causa disso, perdeu as suas capacidades mentais.
Saldırganlar rehinelerle birlikte sağlanan iki helikoptere bindiler ve havaalanına doğru hareket ettiler.A experiência conseguiu salvar os outros dois navios em seu comboio e os acompanhou até um porto amistoso.
Saldırganlar yakalanamamıştır.Os vândalos não foram pegos.
Yılanın saldırganlığı.A Garganta da Serpente.
Diğer saldırgan ise olay yerinden kaçarak uzaklaşır.Quando os seguranças tentam detê-lo, ele foge do local.
Araç boştu ama saldırganla şoför öldüler .De auto was verongelukt en de bestuurder was dood.
Ey Allah, Yahudileri al, hain saldırganları.God maakt geen verschil tussen Joden en niet-Joden."
Erkekler birbirlerine karşı aşırı saldırgandır.Mannetjes zijn bovendien zeer agressief naar elkaar.
Ayrıca iki saldırgan da ölü olarak ele geçirildi.Ook twee aanvallers worden gedood.
3. saldırgan ağır yaralandı.Een derde is ernstig beschadigd.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.De schutter pleegde daarna zelfmoord.
Olaylar, 11 İsrailli sporcu ve antrenör, 1 alman polisi ve 5 saldırganın ölmesi ile sonuçlandı.Bij het gijzelingsdrama kwamen 11 Israëlische atleten, 5 terroristen en een Duitse politieagent om het leven.
Saldırı sonucunda, intihar saldırganları ile birlikte 45 kişi hayatını kaybetti, 239 kişi yaralandı.Daarbij kwamen naast de aanslagplegers ten minste 45 mensen om het leven en vielen 239 gewonden.
Saldırgan daha sonra kaçarken polis tarafından öldürüldü.Later werd de dader doodgeschoten door de politie.
Mewtwo Pokémon: İlk Film'de saldırganca hareket eder.Pokémon: De Terugkeer van Mewtwo is een vervolg op het verhaal van de eerste Pokémonfilm.
Aynı zamanda okyanustaki saldırgan yaratıklar veya korsan gemileri de savaşı da gerektiriyor.Anderzijds ook voor de kaapvaart en de oorlog op zee had men veel mannen nodig.
İnsanlara karşı yönelimde olan saldırgan tip diğerlerinin düşman olduğuna inanır.Iemand zodanig irriteren dat de persoon een vijand wordt.
Ancak pacular (otobur piranalar) saldırgan değildir.Griffioenen zijn niet agressief.
Görgü tanıklarına göre silahlı saldırganın sınıflarda ve koridorlarda rastgele ateş açtığını belirttiler.Ooggetuigen meldden dat de jongen het vuur opende en lukraak schoot in de klaslokalen en gangen.
O zaman saldirgan davranışı değiştirmek lâzim.Kan van gedaante veranderen en gedraagt zich uitzinnig.
Çok saldırgan oyun tarzıyla ünlüdür.Hij stond bekend als een zeer aanvallende speler.
Bir bakıma saldırgan bir yanı olan bu siyasetin topluma kimi olumsuz etkileri de olabilmektedir.Soms heeft een politieke moord een averechts effect.
Erkek kuşlar oldukça saldırgandır ve bölgelerini korurlar.Deze vogels zijn erg territoriaal en verdedigen hun territorium erg fel.
Kendine yaptığı bir deneyden sonra saldırgan bir kertenkeleye dönüştü.Bij Go Ahead is hij omgevormd tot aanvallende backspeler.
Saldırgan değildir.Tevens zijn ze niet agressief.
Saldırgan, kadını öldü sanıp bırakmıştı.Ontnuchterd bekent hij haar gedood te hebben.