saldırgan ile cümle

saldırgan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İşte o saldırganlar!".Vous êtes tous des criminels ! ».
Erkek saldırgan bir tutumla, beslenme bölgesi içindeki yerleri savunur.Le mâle défend avec agressivité les places d’alimentation situées dans son territoire.
Çok saldırgan oyun tarzıyla ünlüdür.Il est réputé pour son style de jeu offensif.
Saldırgan bir hayvan değildir.Ce n’est pas une espèce agressive.
Saldırgan veya saldırganların kim olduğu bilinmiyor.On ignore qui est l'agresseur.
Saldırganlardan biri arabayla diğeri ise yaya olarak kaçmıştır.L'un des assassins est tué tandis que l'autre s'échappe en voiture.
Saldırgan İsrail polisi tarafından vurularak öldürüldü.L’agresseur est ensuite abattu par la police israélienne.
Myrmecia adlı karınca türü, Avustralya'da saldırganlığıyla ve güçlü sokmasıyla bilinir.Ces fourmis sont bien connues en Australie pour leur comportement agressif et leur piqure puissante.
Dünyanın en saldırgan köpekbalığıdır.Il s'agit du plus grand bombardier d'eau au monde.
Saldırganlar, devrimci öğrencilerin silahsız olmalarına şaşırmışlardır.La nouvelle prit les révolutionnaires au dépourvu.
Bu durum, diğer saldırganların kaçmaya çalışmasına önayak olur.Tout va bien jusqu'à ce que le sorcier tente de s'évader.
3. saldırgan ağır yaralandı.Un troisième est grièvement blessé.
Saldırgan değildir.Elle n'est pas agressive.
Polis aynı gün saldırganı yakaladı.Son meurtrier est appréhendé le même jour.
Ayrıca iki saldırgan da ölü olarak ele geçirildi.Les deux agresseurs ont été tués.
Saldırganlar, Mısır ile İsrail arasında yaşanan barış sürecine karşıydı.Les manifestants protestent contre les négociations de paix avec Israël menées par l'Égypte.
Kardeşini kaybetmiş olması da onu saldırgan bir hale getirir.La perte d'une de ses mains semble l'avoir rendu fou..
4 Ocak'ta Türkiye Hükûmeti, saldırganın kimliğinin belirlendiğini açıkladı.Le 22 juillet, les autorités turques affirment avoir identifié l'auteur de l'attentat.
Böylelikle saldırgan tüm bloğu elde edebilecektir.Cependant, ici, tous les systèmes coordonnés sont permis.
Ama, kurt, çakal, ayı gibi hayvanlara karşı çok saldırgan olur.Les singes deviennent ainsi agressifs et voleurs, par exemple.
Genç yaşta profesyonel bir oyuncu olan Kato saldırgan oyun tarzıyla dikkatleri üzerine çekmişti.Kira, qui était un vieil homme, demandait évidemment un acteur âgé.
Saldırganlar kaçarken olay yerinin yakınında bulunan bir polis aracını da hedef aldı.Les attaquants avaient pris la fuite après une fusillade avec les policiers arrivés sur place.
Saldırgan karşılık gelen “gizli” anahtarı gizli tutmaktadır.L'"interlocuteur valable" est au secret.
Diğer saldırganın kimliğini belirlemeye yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.Le lendemain l'identité du troisième assaillant est divulguée.
Saldırı başladığında saldırganlar 170 kişiyi rehin aldı.Avant qu'ils n'aient tous traversé l'ennemi attaqua 150 de nos hommes.
Mewtwo Pokémon: İlk Film'de saldırganca hareket eder.Pokémon The Movie: Mewtwo Strikes Back Evolution Logo original du film.
Ateşler içinde yakalanan saldırgan hastaneye kaldırıldı ve saat 20.30'da E-605'ten zehirlenerek öldü.Transporté d'urgence à l'hôpital, hide respire encore, mais à 8h52, il est trop tard.
“Yüz yelpazesi” davranışı hem saldırganlık hem de kur gösterisidir.Le chien de garde doit être à la fois agressif et obéissant.
İnsana karşı en saldırgan ayı alt türüdür.Quel est le plus grand fléau pour l'homme? un autre homme.
Araç boştu ama saldırganla şoför öldüler .Le conducteur mort, le véhicule s'emballe.
Bu saldırganlığı, üreme mevsiminde, çok daha büyük kuşlara ve insanlara saldıracak dereceye varır.Il attaque souvent en bandes s'attaquant ainsi à des oiseaux plus grands que lui.
Diğer saldırgan ise olay yerinden kaçarak uzaklaşır.Mais le réplicateur finit inévitablement par s'enfuir.
Saldırgan kişi bölük kumandanı tarafından derhal cezalandırıldı.El agresor fue castigado inmediatamente por el comandante de la base militar.
Yahudiler saldırgan, sinsi ve kinci ama bununla birlikte de zayıf ve etkisiz görülmüşlerdir.Los judíos se vieron como hostiles, astutos, y rencorosos, pero sin embargo débiles e ineficaces.
Saldırganlar yakalandı.Los atacantes fueron capturados.
Saldırgan AOL çalışanı gibi görünerek anlık bir iletiyi potansiyel bir kurbana gönderiyordu.Un cracker se hacía pasar como un empleado de AOL y enviaba un mensaje instantáneo a una víctima potencial.
Bay Thirsty paranoyak ve çok saldırgandır.Vincent parece estar muy asustado y paranoico.
Yaşanan boğuşmada, G-Unit rapçisi Young Buck saldırganı bıçakladı.En la refriega resultante, el entonces el ex miembro de G-Unit, Young Buck apuñaló al hombre.
Binturonglar saldırgan olabilmektedirler.Los infectados pueden llegar a ser violentos.
Maskeli beş saldırgan, üç polisi ve şoförü öldürdü ve Schleyer'i rehin aldı.Cinco activistas enmascarados dispararon inmediatamente a los policías y al chófer y capturaron al empresario.
Bu terim insanın saldırganlığını antropolojik analiz olarak masaya yatırıyor.Nos ofrece el retrato de un hombre como si se tratase de un estudio antropológico.
Saldırgan ile birlikte en az 21 kişi öldü.Al menos 21 personas murieron incluyendo 2 terroristas.
Bazı saldırganlar, Mısır Ordusu’nda kullanılan kahverengi üniformalara benzeyen üniformaları giyiyordu.Algunas tropas todavía usaban uniformes de color azul durante la batalla de Francia .
Yılanın saldırganlığı.El Movimiento de la Serpiente.
Fazla saldırgan tavırlar sergilemezler; ama kendilerini savunmayı iyi bilirler.Agradecemos las buenas intenciones, pero somos autosuficientes.
Saldırgan bıçağı alıp oyuncuya yaklaşıyor.Dan un gran salto y caen sobre el jugador.
Etcil ve saldırgan bir türdür.Es una especie solitaria y territorial.
Oldukça saldırgan yırtıcı canlılardır.Son animales muy agresivos.
Saldırgan bir kuştur.Como un pájaro sorprendido.
Patlamalar sonucunda saldırganlar dâhil 28 kişi öldü, 300'den fazla kişi yaralandı.La operación costó a los portugueses 28 muertos, además de muchos más heridos.
İnsanlar kendi grubunu diğer gruplardan ayırdığından saldırganlık eğilimleri şempanzelere göre farklıdır.El par uomo, uomini se distingue de otros por la variación del número de sílabas.
Diğer iki saldırgan yakalandı ve sorgu sırasında öldü.Los dos empleados quedan atrapados y mueren en el incendio.
1934'te politik saldırganlığından ötürü Uluslararası Psikanaliz Birliği'nden de ihraç edildi.Había sido expulsado de la Asociación Psicoanalítica Internacional y del Partido Comunista en 1934.
Ayrıca iki saldırgan da ölü olarak ele geçirildi.Además, otros dos hombres fueron ejecutados.
Çok saldırgan oyun tarzıyla ünlüdür.Se dice del juego agresivo.
Fakat HMÖ bu eylemi, rejimin artan saldırganlığına karşı kaçınılmaz bir reaksiyon olarak tanımlamaktaydı.De todos modos, los resultados de estos comicios fueron un claro rechazo al régimen dictatorial.
Mewtwo Pokémon: İlk Film'de saldırganca hareket eder.Pokémon The First Movie: Mewtwo Strikes Back como Umio.
Eğer saldırgan mizahı beğenen birisiyseniz, muhtemelen bu programı çok seveceksiniz." yorumunda bulundu.Si te gustó lo que hice antes, te encantará este ... ".
Saldırılar ve saldırganlar hakkında araştırma bal küplerine göre daha az bilgi elde ederler.Raccolgono meno informazioni riguardo agli attacchi e agli attaccanti rispetto agli honeypot di ricerca.
Nötrofiller ve makrofajlar da vücutta saldırgan patojenleri takip eden fagositlerdir.I neutrofili e i macrofagi sono fagociti che viaggiano in tutto il corpo alla ricerca di agenti patogeni.
İlgili Sayfalar