saldırgan ile cümle

saldırgan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Saldırı başladığında saldırganlar 170 kişiyi rehin aldı.Також він зазначив, що бойовики тримають у заручниках 174 людини.
Böylece şifrelenmiş metni ele geçiren saldırgana hiçbir bilgi verilmemiş olunur.Про те, хто виступає замовником, нічого не повідомляється.
Carol ayrıca saldırgan kocası Ed'in hapishaneye gelmesi durumunda buna nasıl karşılık vereceğini de söyler.Керол також розмірковує про те, як би вона відреагувала, якби таке вчинив її жорстокий чоловік Ед.
Yılanın saldırganlığı.Отруйна змія.
Ancak Pers Sarayı'nın tepkisi son derece saldırgan olmuştur.Але, насправді побудова Палацу піонерів стала довгобудом.
Bu teknik kullanıcıları bir siteden saldırganın seçtiği başka bir siteye yönlendirmek için kullanılabilir.Дана техніка може використовуватися для того, щоб перенаправити клієнтів на інший сайт за вибором атакуючого.
Boğa köpekbalıkları çok iyi avcıdır ve saldırganlıklarıyla ünlüdür.Акула-бик — агресивна акула, яка відома своїми нападами на людей.
Bomba: Saldırgan askerlere hasar verir.Нападає на здорових солдатів.
Saldırgan ile birlikte en az 21 kişi öldü.Загинула 21 особа, включно з убивцею.
15 Nisan'da Milliyet'te yayınlanan haberde ise saldırganın adının Ebu Usema olduğu belirtildi.15 травня 2001 року Кучма заявив, що знає імена вбивць.
Gamorrean'lar saldırgan ve güçlü bir ırktır.Горги - агресивна, рептилоїдна раса.
Oldukça saldırgan yırtıcı canlılardır.Доволі агресивні земноводні.
Çıkan çatışmada 4 saldırgan öldürüldü.У результаті штурму четверо підозрюваних були убиті в квартирі.
Saldırganlar yakalanamamıştır.Útočníci nebyli vypátráni.
1916 yılında artık saldırgan bir güç olarak etkisi yoktur.Ke konci roku 1916 přestala existovat jako ofenzivní síla.
Richard Dharma girişimiyle savaşan Saldırganlar diye adlandırılan grubun bir üyesidir.Tam potkal muže jménem Richard Alpert, jednoho z obyvatel ostrova, se kterými DHARMA bojovala.
Fakat yan etki olarak cüceler saldırganlaşmaya başlar.Plán se podaří, avšak broučci začínají být agresivní.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.Střelec po útoku spáchal sebevraždu.
Akvaryumlarında rahatsız edici, saldırgan veya aşırı hareketli balıklar bulunmamalıdır.V akváriích chované druhy jsou vesměs skromné a nenáročné a velmi odolné rybky.
Saldırgan değildir.Není agresivní.
Belge imzalatmada ise, saldırgan var olan bir belge için kolaylıkla sahte bir imza üretemez.V případě podpisu dokumentu, nemůže útočník jednoduše padělat podpis z již existujícího dokumentu.
Ergenlik çağına geldiğinde John saldırgan ve önceden kestirilmez karakterli bir çocuk olarak tanınıyordu.Bezprostředně po narození vypadal Alexej jako zdravý, silný chlapec.
Saldırıda saldırgan dâhil 50 kişi öldü, 53 kişi yaralandı.V důsledku útoku zemřelo 50 lidí, včetně útočníka, a dalších 53 bylo zraněno.
Diğer iki saldırgan yakalandı ve sorgu sırasında öldü.Další tři zemřeli nebo byli zabiti v průběhu vyšetřování.
43 yaşındaki eski izci hocası saldırgan, bir kurşun da kendine sıkarak yaşamına son verdi.Střílel 64letý muž, oznámila policie. iROZHLAS.
Polis, başka saldırganların için bir odayı daha aradı.Toto město napadl Zavak s dalšími piráty.
Dünyanın en saldırgan köpekbalığıdır.Jedná se o nejfotografovanější divokou tygřici na světě.
Saldırgan İsrail polisi tarafından vurularak öldürüldü.Podle izraelského rozhlasu byl pachatel policií zastřelen.
Suudi Arabistan’a saldırgan tavırları doğru bulmuyorum." dedi.Ale nemyslím si, že já se mýlím, pokud jde o Stalina“.
Saldırgan tavırlar gösteren köpekbalıklarına karşı dikkatli olunmalıdır.Jsou považováni za agresivní žraloky.
Portekiz polisi, düzenlediği operasyonla rehineleri kurtarmış ve 5 saldırganı öldürmüştür.Policie vtrhla do samoobsluhy a osvobodila 15 rukojmí.
Diğer saldırganın kimliğini belirlemeye yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.Automaticky se sbírají data o činnosti potenciálního útočníka.
Saldırgan bıçağı alıp oyuncuya yaklaşıyor.Útočí tím, že naráží do hráče.
Saldırganın amacı gizli şifreleme anahtarının tamamını veya bir kısmını ortaya çıkarmaktır.Účelem tohoto útoku je získat veškeré informace o šifrované zprávě nebo šifrovacím klíči.
Etcil ve saldırgan bir türdür.Je stálým a potulným druhem.
Araç boştu ama saldırganla şoför öldüler .Pilotovi se nic nestalo, ale řidič a spolujezdec zahynuli.
Çok saldırgan oyun tarzıyla ünlüdür.Získal pověst hráče agresivního stylu hry.
İşte o saldırganlar!".Cât sunt de proști!”
Filler saldırgan davranış nöbetleri sergileyebilir ve insanlara karşı yıkıcı davranışlara girebilir.Elefanții pot prezenta comportamente agresive și se pot angaja în acțiuni distructive împotriva oamenilor.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.După aceea, atacatorul s-a sinucis cu arma sa.
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Fauna sălbatica periculoasa, cum ar fi crocodilii și hipopotamii au fost, de asemenea, o amenințare comună.
Oldukça saldırgan yırtıcı canlılardır.Sunt bărbații inevitabil agresivi?
11:25 – Bir kadın saldırgan tutuklandı. ^ "Iran attacks: 'IS' hits Parliament and Khomeini mausoleum".8 iunie 2017. ^ en „Iran attacks: 'IS' hits parliament and Khomeini mausoleum”.
Filler ile gergedanlar arasında bazı saldırgan etkileşimler kaydedilmiştir.Au fost înregistrate unele interacțiuni agresive între elefanți și rinoceri.
Saldırgan değildir, ama hoşlanmadığı kimseler kuşkuyla yaklaşır.Să rămână în afară cel ce are îndoieli.
Karaya çıktıkları bir bölgede, saldırgan siyah derili yerlilerle karşılaşırlar ve gemiye geri kaçarlar.Ajunși pe o insulă, ei întâlnesc băștinași ostili cu pielea neagră înainte de a fugi înapoi pe ocean.
Bu sırada polisin saldırganları engellememesi dikkat çekti.Se pare că polițiștii prezenți nu au făcut nimic pentru a opri aceste atacuri.
Koku ile işaretleme saldırganlık içeren karşılaşmalarda da yaygındır.Marcarea odorantă e comună în timpul întâlnirilor agresive.
Grup, saldırganlardan Randall adındaki birisini yakalar.El urmărește banda unui răufăcător pe nume Morai.
Çok saldırgan oyun tarzıyla ünlüdür.Era foarte bine cunoscut pentru felul cum ataca.
Etcil ve saldırgan bir türdür.Este specie agresivă și îndrăzneață.
“Yüz yelpazesi” davranışı hem saldırganlık hem de kur gösterisidir.200 Lighttubes Match este un meci foarte violent și spectaculos.
4 Ocak'ta Türkiye Hükûmeti, saldırganın kimliğinin belirlendiğini açıkladı.Pe 4 februarie, anchetatorii au declarat că în interiorul epavei a fost vizibil un ocupant.
Saldırganlar yakalanamamıştır.Ucigașii lor nu au fost prinși.
Ancak Pers Sarayı'nın tepkisi son derece saldırgan olmuştur.Vestea căderii Alamoului a avut, însă, efect total opus.
Polis aynı gün saldırganı yakaladı.Situația a fost rezolvată de către poliție în aceeași zi.
Saldırganlar rehinelerle birlikte sağlanan iki helikoptere bindiler ve havaalanına doğru hareket ettiler.Însă, cei doi au reușit să evadeze printr-un elicopter care îi aștepta pe acoperișul clădirii.
Bu fırsatçı saldırgan, Mario'nun popülaritesini kıskanan "Wario"dan başkası değildir.Personajul principal al acestor jocuri este Wario, varianta vicleană și lacomă a lui Mario.
Bir yaşına gelmiş yavrular analarının saldırgan davranışlarıyla uzaklaşmak zorunda kalırlar.Puii nou înțărcați sunt încurajați să plece prin comportamentul agresiv al mamei față de ei.
Saldırganlar uçağa yaklaştıklarında bomboş bir uçakla karşılaştılar.Avionul se afla încă pe șosea cînd s-a apropiat un autobuz.
İlgili Sayfalar