sal ile cümle

sal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Marcia şehirdeki en iyi salonda çalışıyor.Marcia works at the best salon in town.
Firmamızın sergi salonu bayanlar tarafından çok beğenildi.Our company's showroom was a hit with the ladies.
Neden benim kedi, bornozuma saldırıyor?Why is my cat attacking my bathrobe?
Herkes için biraz meyve salatası hazırlayacağım.I'm going to make a little fruit salad for everyone.
Bu sabah sağ salim geldim.I arrived safe and sound this morning.
Küfürlü bir saldırıydı.It was a scurrilous attack.
Japonya'nın saldırısı Amerika Birleşik Devletleri'ni savaşın içine çekmişti.Japan's attack had brought the United States into the war.
Bu salon 5,000 kişi alabilir.This hall can hold 5,000 people.
Katıksız salak mısın?Are you fucking stupid?
Salvador şehrinde çok tuhaf bir şey oldu.Something very strange happened in Salvador city.
Güzellik salonu cumartesi günleri doludur.The beauty salon is full on Saturdays.
Kral uzun yıllar boyunca ülke çapında saltanat sürdü.The king has reigned over the country for many years.
Mary ve Tom tren istasyonunda bize el sallamak için geldiler.Mary and Tom came to wave us good-bye at the train station.
Bu salon çok büyüktür.This hall is very big.
Bana veda etmek için elini salladı.She waved goodbye to me.
Tom yemek salonunda.Tom is in the mess hall.
Bayan Scarlett balo salonunda bir şamdanla öldürüldü.Miss Scarlett was killed with a candlestick in the ballroom.
Salonda bir karınca var.There's an ant in the hall.
Bu bira salonunda, bir litreye kadar bira sipariş edebilirsiniz.At this beer hall, you can order beers up to one liter in size.
Tom bir köpekbalığı tarafından saldırıya uğradı.Tom was attacked by a shark.
Evin sallandığını hissettiğim için arka bahçeye koştum.Feeling the house shake, I ran out into the backyard.
Dün 26 Ocak 2010, Salı'ydı.Yesterday was Tuesday, January 26, 2010.
O çiçek bana saldırmaya çalıştı.That flower tried to attack me.
Tom sağ salim kurtuldu.Tom survived unharmed.
Biz sağ salim vardık.We have arrived safe and sound.
Tom başını salladı.Tom nodded.
Tom'un büyükannesi salmonelladan öldü.Tom's grandmother died from salmonella.
Tom bir yırtıcı bir hayvan tarafından saldırıya uğradı.Tom was mauled by a vicious animal.
O, kilo vermek için spor salonunda uzun saatler geçiriyor.She spends many hours at the gym to lose weight.
Tom Mary'ye arkasından el salladı.Tom waved goodbye to Mary.
Salyangozlar yavaş hareket eder.Snails move slowly.
Öğrenciler konferans salonunda oturuyorlar mı?Are the students sitting in the auditorium?
Öğrenciler konferans salonunda mı oturuyor?Do the students sit in the auditorium?
Tom mızrağını öfkeyle ayıya sallar.Tom shakes his spear in anger at bear.
Lezzetli bir salata yapabilir misin?Can you make a tasty salad?
O, etli salata yemekten hoşlanır.He likes to eat salad with meat.
Kurtlar salata yemez.Wolves don't eat salad.
İsrail, İran'a saldıracak mı?Will Israel attack Iran?
Bugün o, salt gerçeği nasıl ortaya çıkaracağını öğrendi.Today she learnt how to find out the real truth.
Ona bir tabak salata getir.Bring her a plate of salad.
Onlara bir salata nasıl yapılır öğret.Teach them how to make a salad.
Bir salyangozun kabuğu şeklen spiraldir.A snail's shell is spiral in form.
Mary bir masaj salonunda çalışıyor.Mary works in a massage parlor.
Mary eve giderken saldırıya uğrayıp soyuldu.Mary was mugged on her way home.
O, şalını çıkardı.She took the shawl off.
Bir bozayı tarafından saldırıya uğrarsam ne yapmalıyım?What should I do if I'm attacked by a grizzly bear?
Toplantı salonu şirketin tüm çalışanlarını alması gerekir.The meeting room must be able to receive all the workers of the company.
Lütfen toplantı salonu kapısını kapatmayı unutma.Please, don't forget to close the door of the meeting room.
Telefonumu toplantı salonunda unuttum.I forgot my phone at the meeting room.
Toplantı salonundan ayrılırken lütfen ışığı kapatın.When you leave the meeting room, please, switch off the light.
Bizim merkez ofisimizde iki tane toplantı salonumuz var.In our head office, we have two meeting rooms.
"Herkes nerede?" "Toplantı salonunda"."Where is everybody?" "In the meeting room".
Tom mesaj salonuna gitti.Tom went to the massage parlor.
Dikkat et! Bu maymun saldırgan.Watch out! This monkey is vicious.
Buraya elini kolunu sallayarak giremezsin.You can't just walk in here.
Meyve salatası sever misin?Do you like fruit salad?
Köpeğin salyası akıyor.The dog is drooling.
Tom onun salatasına tuz serpiyor.Tom is shaking salt on his salad.
Evime giderken saldırıya uğradım ve soyuldum.I was attacked and robbed on my way home.
Bugün salı değil mi?Isn't it Tuesday?

İlgili Sayfalar