salınım ile cümle
salınım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Işık elektrik alanın salınım yaptığı yönde bir polarizasyona sahiptir.Light also has a polarization, which is the direction in which the electric field oscillates.
Güneş nötrinosu Nötr parçacık salınımıSolar neutrino Neutral particle oscillation
Salınımların oluşumundan sorumlu fazın sıklıkla yazılma şekli ( c ve geri alınarak)The phase that is responsible for oscillation is often written as (with c and restored)
MSW etkisi Majoron Nötr kaon karışımı Nötr parçacık salınımı Nötrino astronomisiMSW effect Majoron Neutral kaon mixing Neutral particle oscillation Neutrino astronomy
Işın nötrinosu salınımlarıBeam neutrino oscillation
Nötrino salınımları, nötrinoların türleri ve kütle özdeğerlerinden kaynaklanır.Neutrino oscillation arises from a mixture between the flavor and mass eigenstates of neutrinos.
Bu biçimde salınım katsayılarını yazmak daha elverişlidir:In this form, it is convenient to plug in the oscillation parameters since:
Güneş nötrinosu salınımlarıSolar neutrino oscillation
Atmosfer nötrinosu salınımlarıAtmospheric neutrino oscillation
Reaktör nötrinosu salınımlarıReactor neutrino oscillation
Bu salınımlar θ13 katsayısını verdi.Such oscillations give the value of the parameter θ13.
Hedefi nötrino salınımlarının parametreleri hakkında daha derin bir anlayışa ulaşmaktı.The goal of T2K is to gain deeper understanding of parameters of neutrino oscillation.
Ayrıca Bkz: Nötrino SalınımlarıAlso see: Neutrino Oscillation.
Mısır nişastası zamanla bir tip glukoz salınımını sağlama özelliğine sahiptir.Cornstarch has properties that allow it to slowly releases a type of glucose over time.
Salınım periyodu her durumda tüm katların bireysel gecikmelerinin toplamının iki katına eşittir.The oscillator period is in all cases equal to twice the sum of the individual delays of all stages.
Belli bir eşik voltajının üstünde salınımlar kendiliğinden başlar.Above a certain threshold voltage, oscillations begin spontaneously.
Salınım frekansını arttırmak için iki yöntem yaygın olarak kullanılır.To increase the frequency of oscillation, two methods are commonly used.
Bu, hem salınımın frekansını hem de tüketilen akımı arttırır.This increases both the frequency of the oscillation and the current consumed.
Halka salınıcı, zaman gecikmeli salınım üreteci sınıfının bir üyesidir.The ring oscillator is a member of the class of time delay oscillators.
Amplifikatör istenilen salınım frekansında 1'den büyük bir kazanca sahip olmalıdır.The amplifier must have a gain greater than 1 at the intended oscillation frequency.
Halka salınıcı, gecikmeli salınım üretecinin dağıtılmış bir versiyonudur.The ring oscillator is a distributed version of the delay oscillator.
Nötrino salınımlarının bir modelidir.It is a model of neutrino oscillation.
Nötrino salınımları Koide formülü Cabibbo–Kobayashi–Maskawa matrisiNeutrino oscillations Koide formula Cabibbo–Kobayashi–Maskawa matrix
Uyku döngüsü, uykunun yavaş dalga ve REM arasındaki (paradoksal) fazları arasındaki bir salınımdır.The sleep cycle is an oscillation between the slow-wave and REM (paradoxical) phases of sleep.
O zamandan beri daha küçük salınımlar gerçekleşti.[1]Since then smaller oscillations have taken place.[18]
Bu perspektifte, hayvanlar da insanlar gibi dopamin salınımını artıran davranışlarda bulunurlar.In this perspective, animals, like humans, engage in behaviors that increase dopamine release.
Salınımlar yeniden başladı.The oscillations resumed.
Bu salınım(osilasyon) enerjinin korunumundan kaynaklanmaktadır.Und des Gottes (meines) Heils erwarten.
Çin, Dünya'nın en büyük karbon dioksit salınımcısıdır.Die Volksrepublik China ist die Nation mit dem höchsten CO2-Ausstoß der Welt.
Ülkelerin karbon gazı salınımlarını azaltmalarına dair bir karar içermiyor.Indien akzeptiert keine bindenden Verpflichtungen zur Reduzierung der Treibhausgas-Emissionen.
Maury Goodman, "Nötrino Salınım Sanayi" (2006).Magnus Zawodsky: "Der "Lutzgarten" in Großreuth wird 300 Jahre alt" in Nürnberger Zeitung 2006, (
O zamanda beri devamlı, büyüklü küçüklü duman salınımları ve küçük patlamalar kaydedilmiştir.Nur ab und an entdeckte man noch kleinere Dampfexplosionen und die dazugehörigen Wolken.
Sarkacın salınım düzlemi gözle görünür biçimde dönmektedir.Die Leberschau wird anscheinend unter freiem Himmel durchgeführt.
3) Glucagon-like peptide 1 (GLP-1) – İnsülin üretimini ve salınımını artırır.Das Hormon Glucagon-like Peptid 1 (GLP-1) regt die Freisetzung des Insulins an.
Bunlar bir dış kuvvet ya da etki tarafından oluşturulup sürdürülen salınımlardır.Sie entstehen durch Druck oder Zug.
Sıvı sızıntısı ve kötü koku salınımı yasaktır.Schneemobile und das Entzünden von Feuer sind strikt verboten.
Hareket halindeyken salınımlar daha da büyüktür.Zudem ist bei Moving Heads der Aktionsradius größer.
Salınım periyodundaki bu değişiklik seğirme (jitter) olarak adlandırılır.Cette période variable est appelée "Jitter".
El Niño Güney Salınımları, küresel bir okyanus-atmosfer olayıdır.Cette oscillation est reliée au El Niño, un phénomène climatique global.
Çin, Dünya'nın en büyük karbon dioksit salınımcısıdır.Il est le deuxième pays émetteur de dioxyde de carbone du monde derrière la Chine.
Sarkacın salınım düzlemi gözle görünür biçimde dönmektedir.El redescubrimiento parece estar en camino.
Melanositlerde daha önceden üretilmiş olan melaninin salınımı sağlar.Como el que estimula la fabricación de melanina en los melanocitos.
Küresel harmonikler bir kürenin yüzeyi üzerinde salınım işlevleri yapar.Los armónicos esféricos son funciones que oscilan en la superficie de una esfera.
Anjiyotensin II aynı zamanda adrenal korteksten aldosteron hormonunun salınımını uyarır.Las angiotensinas también estimulan la liberación de aldosterona, otra hormona, de la corteza adrenal.
Belli bir eşik voltajının üstünde salınımlar kendiliğinden başlar.Sin descendencia, le sucedió su primo lejano.
Başka bir deyişl, neredeyse dairesel yörüngelerin radikal bir salınım yapacağı söylenebilir.In altre parole, le orbite quasi circolari presenteranno un'oscillazione radiale.
Anjiyotensin II aynı zamanda adrenal korteksten aldosteron hormonunun salınımını uyarır.L'angiotensina II stimola anche la secrezione dell'ormone aldosterone dalla corteccia surrenale.
1982-83 yıllarındaki El Niño Güney Salınımından sonra yalnızca 0,2 milyon kuş kalmıştır.Dopo il Niño del 1982-83, rimasero meno di 200.000 esemplari.
Yani tüm devre bitecek olan salınım yapar.Ovviamente sarà compito suo mettere la parola fine a tutto.
Engelleme sistemleri çevreye radyoaktif madde salınımını önlemek için tasarlanmıştır.L'edificio di contenimento ha lo scopo di prevenire il rilascio di radioattività nell'ambiente.
Salınımların varlığı nihayet 1998 yılındaki Süper-Kamiokande deneyinde kanıtlandı.Окончательно наличие атмосферы было подтверждено в 1988 году интенсивными наблюдениями нового покрытия.
Zur Theorie der Lichterzeugung und Lichtabsorption (Işığın Salınımı ve Soğurumu Kuramı Üzerine), 1906.Вологда прежде и теперь. — Вологда: Типография Знаменского и Цветова, 1906.
Çubuk ve disk, çok güçlü bir radyo salınım kaynağıdır.القضيب والقرص هي مصدر انبعاثات لاسلكية قوية جدا.
Çin, Dünya'nın en büyük karbon dioksit salınımcısıdır.أستراليا هي المصدر الرئيسي للفحم في العالم.
Nötrino salınımları ile ilgili ikna edici kanıt ise 2001'de Sudbury Nötrino Gözlemevi'nden geldi.وجاء أول تنويه عن تذبذب نيوترينو الشمس في عام 2001 من مرصد سودبري للنيوترينو ب كندا.
Nötrino tür salınımının keşfi kütleleri olduğunu göstermiştir.تفترض طريقة نيوتن في الدالة كونَها تمتلك مشتقا متصلا.
X-ışını kristalografisi bu salınımın boyutunu da ölçmeye imkan sağlar.A cristalografia de raios X permite medir o tamanho destas oscilações.
Bir Hertz saniyede bir salınıma eşittir.Um hertz equivale a um ciclo por segundo.
Bu tutarsızlık yakın zamanda nötrino salınım etkilerinin keşfiyle çözüldü.Este problema foi resolvido recentemente com a descoberta dos efeitos da oscilação de neutrinos.
Elektronun ivmesi Bremsstrahlung radyasyonunun salınımı ile sonuçlanır.A aceleração do elétron resulta na emissão da radiação Bremsstrahlung.