Ana içeriğe geç
Sözlük

saklama ile cümle

saklama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kimliğimi saklamak istyordum ve kimseye söylemek istemiyordum.I wanted to hide my identity and tell no one.
Fakat biliyorsunuz, bu cümlelerin tamamını toplamak ve kendimize saklamak üzücü olabilir.But you know, it would be sad to collect all these sentences and keep them for ourselves.
Çünkü bir çok insan bu bağ işaretlerini saklamaya çalışır.Because a lot of what we do in life, people in situations try to cover up their tie-signs.
Neden saklamaya çalışıyorum ki? "Why should I attempt to conceal it?"
Şimdi bakalım. Üstü açık dikdörtgenler prizması şeklinde bir saklama kabının hacmi 10 metreküp. -A rectangular storage container with an open top is to have a volume of 10 meters cubed.
Dikdörtgenler prizması şeklinde bir saklama kabı ve üstü açık. Farklı bir renkte çizeyim. -So let's see, let me do it a different color.
Robert harcamak 10.000 £ DIY henüz geçirmek için saklamak için onlar için mevcut değildir.The £10,000 that Robert spend isn't available to the DlY Store for them to spend just yet.
Bunlar 'hesapları rezerv' nakit--saklamak yok sadece elektronik Merkez Bankası hakkını saklı tutar.These 'reserve accounts' don't store cash -- just electronic central bank reserves.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.It's no good storing the seeds if you don't know they're still viable.
Hücresel saklamanın öncüsü Oliver Ryder oldu.Cryopreservation pioneer of great depth is Oliver Ryder.
Onu saklamanın faydası yok.It's no use hiding her.
Fakat her zaman olduđu gibi bu gücü kendine saklamak isteyenler var."Information is power.
Neden saklamaya çalışıyorsun ki?Why are you hiding that?
Böylelikle sırrınızı bir kasada saklamaya karar verebilirsiniz.So you might have decided that you're going to protect it in a vault.
Arama ihtimaline karşı çok iyi bir yere saklamalısın.Yeah, Georg's right. Just dismantling the back seat and hiding your nephew underneath.
Ticari sırları,... ...bir sır olarak saklamak gerekir ve ekonomik bir değerleri bulunmaktadır.No registration is required.
Astral Seyahat konusuna şimdi girmek isterdim ama bu konuyu sonraya saklamamız gerekiyor.As much as I'd love to break into Astral Travel right now, we have to save it for later.
Paranin iyi olduğunu varsayıyorlardı, o zaman neden hepsini kendine saklamasın ki?They assumed money is good, why not keep it all?
Sır saklamakta iyiyimdir.I'm good at keeping secrets.
1999'da eğer size, bir veri okuma ve saklama sistemi geliştirelim deseydim.If in 1999 I told you, let's build a data storage and retrieval system.
Bay Truman, ben kızım Grace'den sır saklamam.Mr. Truman, I don't keep any secrets from my daughter, Grace.
...bazý ţeyleri saklamanýzda fayda var.They will ask you some questions
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Take it from me: Under the bed is not a good hiding spot.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Two pairs of stockings for school, each to hide the holes in the other.
Gerçeđi saklamak istiyorumI want to hide the truth
Gerçeđi saklamak istemiyorumDon't want to hide the truth
Bunlar elektronlarını saklamak isterlerThese guys want to keep electrons.
Biliyorsun ki, Seung Jo benden hiç bir şey saklamaz.As you may already know, Seung Jo doesn't hide anything from me.
Ama o bunu saklamamı söylemişti...But he said it was a secret...
fakat tokaları saçın içine saklamayı unutmayın. 4'ten fazla gerekmez büyük ihtimal.tokaları saçın altına saklamayı unutmuyoruz, muhtemelen 4'ten az kullanmazsınız.
Aslında Ha Ni ve Seung Jo'nun .....bizden bir şeyler saklamaya çalıştıklarının farkında değil misin?Actually, Ha Ni and Seung Jo... you don't know that they're trying to hide something from us do you?
Bir şeyler saklamak mı?Hide something?
Herşeyi saklamam, ama bir şekilde bu kutuyu açmamışım.I don't keep everything but for some reason I haven't opened this box.
Kitabı saklaması gereken kişi bendim fakat bu müthiş bir andı.So, I was the one who should have kept the book, but it was a really wonderful moment.
Kötü bir şeyler yapıyorsanız bunları saklamak zorlaşıyor.It's getting harder to hide if you're doing bad stuff.
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."He pays me a lot to keep it a secret."
Sadece yetim olmaktan utandığımı ve bunu saklamak istediğimi biliyorum.To me, that's just an orphan trying to hide her embarrassment.
Sadece hareketlerinizi gerçekten etkileyecek şeyleri saklama ihtiyacı duyarsınız.You only need to store things which are really going to effect movement.
Bir daha benden bir şey saklamayınDon't keep anything from me again.
Bundan sonra hiç sır saklamayacağım.I won't keep any secrets from now on.
Ama şimdi saklamaya çalışıyor!My gosh! [Mooji] Now she wants to hide it!
Seni tutarım.(saklamak).^^ <i>Seninle konuştuğum zaman garipti.I'll keep you (keep you) It was awkward when I talked to you.
Ama artık saklamak istemiyormuş.But she didn't want to hide it anymore
Bir dosya ya da kaydedilmiş bir belge için, on yıllık kayıtları saklamalıyız.For a case or filed report, we do keep records for 10 years.
Bu bir hikaye anlatıcı olarak sizin göreviniz, seyircinin yemeği için çalıştığı gerçeğini saklamak.That's your job as a storyteller, is to hide the fact that you're making them work for their meal.
Bankanız diyelim ki saklama ücretini de yıl sonunda tahsil ediyor olsun.Well, we get $1200 and we had to pay back $1150.
Artı 50 $ da saklama için ödediniz.So we make... So, $1200 minus $1000 minus $100 minus $50...
Tüm suyu kendilerine saklamak için emiyorlar ve aşağıdaki şehri damlalarla veriyorlar.They suck up all the water, keep to themselves, and they drip feed the lower city.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.They had to put him in hiding, because people wanted to kill him, and then his mother and his wife.
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?If, however, I am right, whatever you do, don't keep it to yourself, OK? (Laughter)
Bunu saklama imkanı veren şeyler neydi?What were those things that allowed us to hide this?
Artık sır saklamak yok, ha?No more secrets now, huh?
Ve bilginin düzenlenme şekli bilgiyi saklamaktan yoksundur.And the way information is structured is totally incapable of keeping up with this process.
Bizi eşkıyaları saklamakla suçladılar.They've accused us of sheltering bandits
Onun gibi, ben de... ... seni kalbimde saklamak istedim.Like her I wanted to keep you in my heart
Yani o igrenç çiftçiler, seneye ekeriz diye tohumlarını saklamasalar iyi ederler!So those naughty farmers better not save their seeds for next year's crop!
Satmaması için ısrar etmeliydim ve saklamalıydım ama o...That's what I kept telling him, but he...
Avantaj kazanmak için yanıltırız, ve zayıflıklarımızı saklamak için.We deceive to gain advantage and to hide our weaknesses.
Sana yüzüğü saklaman için yalvarırım.I beg you to hide the ring.
Kim olduğumu asla saklamam, nefes aldığım sürece, ve kılıcım elimde olduğu sürece.I will not hide from who I am, while I have a breath in my body, and a sword in my hand.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod