saklı ile cümle
saklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar 'hesapları rezerv' nakit--saklamak yok sadece elektronik Merkez Bankası hakkını saklı tutar.These 'reserve accounts' don't store cash -- just electronic central bank reserves.
Gregor odasına onun için saklıdır kaldı.Gregor's room remained reserved for her.
Ama harcamanın il sebebi büyük ihtimalle DNAlarımızda saklı.But the first cause of waste is probably even buried in our DNA.
Ki bu da Google indeksteki saklı içeriğin silinmesine neden olabiliyor.This unfortunately can cause a loss of content in Google's index.
Bu olaylarla ilgili bir şeyler saklıyorlardı. 18 EkimYou know, with everything that's happened subsequently, they were hiding stuff.
Mrs. Hall, daha iyi bir fırsat için ona soru ve sempati saklıdır.Mrs. Hall reserved her question and sympathy for a better occasion.
Ve ses bizi zamana da yerleştirir, çünkü sesin içinde zaman daima saklıdır.And sound places us in time as well, because sound always has time embedded in it.
Ben buna saklı koro diyorum.I call that the hidden choir.
Yoksa... Yoksa bunları tefecilerden mi saklıyorsun?Or maybe, you have to protect it from loan sharks?
Gizli saklı koylarım. My secret (under the rose) baysGizli saklı koylarım My secret (under the rose) bays
Bu soruyu nasıl cevapladığınızsa sizde saklı kalacak.How you answer that question will always be yours.
Bir, iki, üç, dört, beş, orada başka bir üçüncü hakkını saklı tutar.And notice, when you do it like this, we have filled out exactly two-- one, two-- of the thirds.
Bir şeyler saklıyorsun değil mi !You're hiding something aren't you?
Alt katmanda, yüzeyde olandan farklı bir şey,... ...saklıdır.And sometimes there's a third, even deeper level.
Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekAnd for some reason, I can see the sad look in his eyes. But, there are times when he does smile.
Bu filmin telif hakki sakli tutulmayacaktir.This film has no copyright.
Afganistan'ın saklı ışığını, nurunu buladildim.I could find noor, the hidden light of Afghanistan.
Saklı nehir, Cebelitarık'tan Hidistan'a kadar mistisizm ile birbirine bağlanmış.Hidden river, interconnected with the mysticism from Gibraltar to India.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.And one day I was exploring this cul-de-sac hidden away a few streets away.
Bütün veri bir Google Dökümanı içinde saklı, ve gerçek anlamıyla kendisini bu veriden üretiyor.The data is all stored in a Google Doc, and it's literally generating itself from that data.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.They put them in foam, little containers.
Ne saklıyorsun arkanda?What are you hiding behind you?
Topu sepetin içine saklıyor.And you tell this story:
Düşünceler saklıdır.Thoughts are hidden, we don't see them.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Then there's the thing of mystery in terms of imagination -- the withholding of information.
Bu ifadede saklı olan bir şeyler var. . Aynı ifadeyi bu şekilde de yazabilirdim.Now, what's implicit when we write it like this is that I'm taking the square root.
İşte biz A notunu bu öğrenciler için saklıyoruz.That's what we try to reserve As for.
Gerçekten bu doğruysa, Biyolojik olarak dünyanın gençleştirilmesinde saklı olan şey var mıdır?If that is indeed true, biologically are there implications in the world of rejuvenation?
Ama şimdi herşeyin gülüşünde saklı olduğunu biliyorum.(Laughter) But now I know it was all in his smile.
Kaybolmasın diye, güvenli bir yerde saklıyordum.Hence, I've always cherished it; making sure I never lose it.
Bu dönen bütün şey ne saklıyor.That's what's keeping the whole thing from rotating.
Siz bunu düşünürken Şunu merak etmelisiniz; bankalar kasalarında sizin için ne saklıyor?And as you think about that, you've got to wonder: so what do banks have in store for you now?
Bu bedeli, artan kilolarımızda saklıyoruz.We are hiding that cost behind the social acceptance of expanding waistlines.
Ve onu dev kazançlarımızda saklıyoruz.And we are hiding that cost behind monster profits.
Bunun yanıtı, kanunlarımızda saklıdır: Anayasamız, ifade özgürlüğü hakkının koruma altına almıştır.The answer is enshrined in our laws: our Constitution protects the right to practice free speech.
Demek, Flütünün için de... okları saklıyordun?Why didn't you tell anyone... that you hid weapons inside your flute?
Kozmonot arkadaşımız ne saklıyor?What's our cosmonaut friend hiding?
Bu durumların pek çoğu saklı.Most of that state is hidden.
Kimisi içinde buğday saklıyor.They sometimes store grain in it.
"Rab Pershore yatağa gitti, Jeeves?" Ben saklıdır hauteur sordu, ve ne- değil."Lord Pershore gone to bed, Jeeves?" I asked, with reserved hauteur and what- not.
Niçin saklıyorlar o zaman?Why do they hide it then?
Dünyadaki her organizma... ...mirasını burada saklıyor... ...hareketli bir kütüphanede.Every organism on Earth... ...contains as its inheritance and legacy... ...a portable library.
Kelime olarak saklıyorum, sonra onları sayılarla değiştiriyorum.I store them as words, and later on retrieve them as numbers.
Yağmurlu bir günün sıkıcılığına karşı sürpriz olarak saklıyorum.I keep it as a surprise for my guests... against the rainy day of boredom.
Özellikle saklıyoruz, politikamız böyle.We suppress it. You know, this is our policy.
Hareket etmesi için esnek deride potansiyel enerji saklıyoruz.We store potential energy to the elastic skin to make it move.
DNA'nın esas güzelliği ise kusurlu yönlerinde saklı.The real beauty of DNA though is in its imperfections.
Ansiklopedinin sonu surpriz, O. Henry romani gibi, o yuzden sonunu sakli tutayim.It's a very exciting twist ending, like an O. Henry novel, so I won't ruin it.
Benim artık bu konuda düşünmem gerekmiyor. art21.org pbs.org/art21 2010 Art21, Tüm Hakları Saklıdır.I don't need to think about it anymore. art21.org pbs.org/art21 2010 Art21, Inc All Rights Reserved
Belki eşyalarının bir kısmına depoda saklıyorsun.And maybe put some of your stuff in storage.
Yıllarca,Galapagos'un asıl dikkat çekici kısmı tamamıyla saklı kaldıFor many years, this brighter side of Galapagos remained completely hidden
Ne akla hizmet balık şiş faturasını saklıyorsun ki?Why on earth do you save receipts for hot bars?
O bütün canlıların gözünden uzaktır, Gökte uçan kuşlardan bile saklıdır.Seeing it is hidden from the eyes of all living, and kept close from the birds of the sky.
Ben onları sıkıntılı günler için, Kavga ve savaş günleri için saklıyorum.which I have reserved against the time of trouble, against the day of battle and war?
Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, Dilinin altında kötülük ve fesat saklı.His mouth is full of cursing, deceit, and oppression. Under his tongue is mischief and iniquity.
Meryem ise bütün bu sözleri derin derin düşünerek yüreğinde saklıyordu.But Mary kept all these sayings, pondering them in her heart.
Çünkü siz öldünüz, yaşamınız Mesihle birlikte Tanrıda saklıdır.For you died, and your life is hidden with Christ in God.
Saklı yumurta gibi bembeyaz eşler.Like sheltered eggs in a nest.
Çevrelerinde de kendilerine mahsus, sedef içinde saklı inci gibi civanlar dolaşır (hizmet eder).And young attendants like pearls within their shells, will go round.
Saklı inciler gibi;Like pearls within their shells,
İlgili Sayfalar