saklı ile cümle
saklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onu neden saklıyorsun?Why are you keeping that?
Sami derin bir sır saklıyordu.Sami was hiding a deep secret.
Ben hep Tom bir şey saklıyor gibi hissettim.I always felt like Tom was hiding something.
Sami sırrını otuz yıldan fazla saklı tuttu.Sami kept the secret hidden for more than three decades.
Arabamda bir silah saklıyorum.I keep a gun in my car.
Tom bir şeyler saklıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to be hiding something.
Sami skandal bir geçmiş saklıyordu.Sami was hiding a scandalous past.
Tom ve Mary bir şey saklıyor.Tom and Mary are hiding something.
Sanırım Tom, benden bir şey saklıyor.I think Tom's hiding something from me.
Tom bir sır saklıyor.Tom is keeping a secret.
Sami bir şeyleri saklıyordu.Sami was hiding things.
Sami bir şey saklıyordu.Sami was hiding something.
Sami birçok sır saklıyordu.Sami was hiding many secrets.
"Arkanda ne saklıyorsun?" "Hiçbir şey.""What are you hiding behind your back?" "Nothing."
Hâlâ benden sır saklıyorsun, değil mi?You're still keeping secrets from me, aren't you?
Tom'dan bir şey saklıyordum.I've been keeping something from Tom.
Tom bizden bir şeyler saklıyormuş.Tom has been hiding things from us.
"Sen bir şeyler saklıyorsun." "Hayır, saklamıyorum.""You're hiding something." "No, I'm not."
Sanırım bir şey saklıyorsun.I think that you're hiding something.
Bence bir şey saklıyorsun.I think that you're hiding something.
Bir şey saklıyorlar.They are hiding something.
Tom kedisinin küllerini bir urnede saklıyor.Tom keeps the ashes of his cat in an urn.
Yoğurdu süzünce suyunu saklıyor musun?Did you keep the whey after you strained the yogurt?
İnsanlar çok uzun bir süre gizli kitaplar, saklı mekanlar ve şaşırtıcı şeyler olduğuna inandı.For too long people believed that there were secret books, hidden places, and amazing things.
Üç kopyası kalmıştı fakat bunlar on yıllarca saklı kaldılar.Three copies survived, but these remained hidden for decades.
Jenny Macheath'in Suky Tawdry'nin evinde saklı olduğunu söyler.Jenny reveals that Macheath is at Suky Tawdry's house.
Tüm Hakları Saklıdır.Tüm Hakları Korunmaktadır.
Adı Latince Lateo ( saklı-gizli ) den gelmiştir. -os erkek anlamındadır.The name lenticel, pronounced with an , derives from its lenticular (lens-like) shape.
Bu berat şehirde bulunan "Guildhall (Yerel Idare Konağı)"'nda saklı bulunmaktadır.They say, 'This is the custom in the capital, Loyang.'
Bunlar; Âdem Peygamberin, güneşin battığı yerdeki Mahzeninde saklı bulunuyordu.As such, the apostles frequently incorporated verses from Psalms into their writings.
RDBMS içindeki programlama işlemlerinin çoğu saklı yordamlar(SP) kullanılarak gerçekleştirilir.Most of the programming within a RDBMS is accomplished using stored procedures (SPs).
Gizli saklımız yoktur.We do not have any hidden secrets.
Ancak geçmişine dair önemli bir sırr saklıyor.He hides a secret from his past.
PIPER bir sır saklıyor.But Syrus hides a secret.
On Sekiz cildin kaybolduğu ya da saklı tutuldukları varsayılmaktadır.Eighteen are reasonably assumed to have been lost, hidden or destroyed.
Karaçay Saklıkent Kanyonu'nu oluşturan akarsudur.Instead, Gotham continues to coast on the canon.
Eva'ya aşık ama bunu ondan saklıyor.He helps Eva and is secretly in love with her.
Ayrıca ikinci kez seçilebilme hakkını saklı tuttu.He also lifted his excommunication a second time.
Yunancada ise "kumda saklı" anlamına gelen "Ammohostos" olarak geçmektedir.In Greek it is called Ammochostos (Αμμόχωστος), meaning "hidden in sand".
Parkın temel kaynak değeri Saklıkent Kanyonudur.The basic unit of the Code is the canon.
Amon (Amen, Amun, Ammon, Amoun): "Amen" "saklı olan" demektir.Amun (Amun, Amon, Ammon, Aman, Amoun, or Hammon) is an Egyptian god.
Kayken kadınlarca elbiselerinin altında saklı olarak taşınılırdı.Women will appear naked despite their being dressed.
Bu moleküler motorlar ATP'de saklı olan enerjiyi mekanik enerjiye çevirirler.These molecular motors convert the chemical energy present in ATP into mechanical energy.
Elektrik enerjisinin depolandığı pil kadro içinde saklı veya üzerinde monte edilmiş olabilir.Electrical noise going into or coming from the cable can be prevented.
"Saklı Kilise"."Rakkestad kirke".
Geçerli sürüm saklı yordam ve yerel XML veri türünü desteklemez.The current release does not support stored procedures or native XML data type either.
Fakat yine de Tor saklı servislerine ait bazı güvenlik problemleri mevcuttur.There are, however, security issues involving Tor onion services.
Venedikliler bu sırrı büyük ihtimamla saklıyordu.Furthermore, Fernanda has been hiding a terrible secret.
Eski ve saklı bir ahalidir.They are talking about an ancient and forgotten people.
Fakat saklı olduğundan araması lazımdır.They must therefore find where they are hidden.
Kuantum Bilmecesi: Saklı Anahtarı Bulmak.Dyspraxia: The Hidden Handicap.
Yüksek doğumlu olmasını saklıyorsa bunu daha iyi şekilde yapması gerektiğini söyler.He believed that if you were awake you better be doing something.
Fakat asıl kimliğini saklıyordu.She was able to conceal her true identity.
Güney Afrika Cumhuriyeti resmi olarak toprak talebi hakkını saklı tutuyor.South African Commission on Restitution of Land Rights.
Lates adı Latince latēre (saklı olmak) sözünden gelir.It is derived from the Latin latere (to lie hidden).
Ama Labirentte başka şeyler de var: yılankavi koridarlarında büyük bir tehlike saklı bekliyor.However, there is something else in the castle: something even the ghosts are frightened of.
Bu mezralar, Hışu, şakliu ve tarçür'dır.PLUS: advice, jokes and magic tricks.
Hepsini kızımdan saklıyorum.I have to hide it all from the child.
Benden ne saklıyorsun?What are you keeping from me?
Size pek fazla bilgi vermez ama bilgiler tanımın içinde saklı.It doesn't give you much intuition, but the intuition is given by the actual definition.
İlgili Sayfalar