Bugün aşırı derecede sakinsin.You're unusually quiet today.
Tom Mary'nin sakinleşmesini istedi.Tom asked Mary to quiet down.
Tom sakin olmamızı istedi.Tom asked us to be quiet.
Sakin bir sokakta yaşıyorum.I live on a quiet street.
Onlar Tom'u sakinleştirdiler.They have Tom sedated.
Ağır şekilde sakinleşmiştim.I was heavily sedated.
Hepiniz çok sakinsiniz.You're all very calm.
Sakin olur musun?Would you calm down?
Hey, sakin ol.Hey, ease up.
Sakinlik, güçlünün bir erdemidir.Calm is a virtue of the strong.
Lütfen, sakin ol!Please, calm down!
Enjektörü görünceye kadar sakindim.I was calm until I saw the syringe.
Polis aracının zırh kaplaması apartman sakinlerinin hayatlarını kurtardı.The police vehicle's armor plating saved the lives of its occupants.
Bu yer güzel ve sakin.This place is nice and quiet.
Tom çok sakin oturdu.Tom sat very still.
Bir saniye sakinleş.Relax for a second.
Tom çok sakindi.Tom was very calm.
Sakin ol, Tom!Take it easy, Tom.
Tom sakin görünüyordu.Tom seemed calm.
Fabrikanın kapatılması şehrin sakinlerine yutmak için zor bir hap oldu.The closure of the factory was a tough pill to swallow to the town's residents.
Sakin olmaya çalışıyor.He's trying to be cool.
Sakin ol şimdi. Sakin ol.Chill out now. Calm down.
Tom her zaman sakin bir çocuktu.Tom was always a quiet child.
Tom şaşırtıcı derecede sakin görünüyor.Tom seems surprisingly calm.
Burası sakin ve sıcak bir yer.This is a placid and cozy place.
Deniz sakindi.The sea was calm.
Rüzgar sakin kaldı.The wind remained calm.
Sakin ol, bütün borçlarım yakında size ödenecek.Calm down, all my debts will soon be paid to you.
Sakin ol, tamam mı?Just take it easy, OK?
Sakin ol ve rahat ol.Calm down and be cool.
Çocuk ağlamayı durdurdu ve sakinleşti.The child stopped crying and calmed down.
Onu sakinleştirmeye çalışıyorum.I'm trying to calm her down.
Sakin bir muhitte yaşıyorum.I live in a quiet neighborhood.
Çok sakindiniz.You were awfully quiet.
Bu sabah çok sakinsin.You're awfully quiet this morning.
Bugün çok sakinsin.You're awfully quiet today.
Çok sakinsin, Tom.You're awfully quiet, Tom.
İkiniz de çok sakinsiniz.You're both awfully quiet.
Tom ve Mary her ikisi de oldukça sakin kaldı.Tom and Mary both remained fairly calm.
Tom sakin bir şekilde kendisine bir içki doldurdu.Tom calmly poured himself a drink.
Tom sakince silahını yeniden doldurdu.Tom calmly reloaded his pistol.
Tom küçük ve sakin bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town.
Tom bugün alışılmışın dışında sakin.Tom is unusually quiet today.
Tom çok sakin görünüyor.Tom seems very calm.
Mary sakin bir göle yakın bahçesinde dinlenmeyi seviyor.Mary likes to relax in her garden by a quiet lake.
Tom tamamen sakin kaldı.Tom remained utterly calm.
Tom, Mary'yi sakinleştirmeye çalıştı.Tom tried to calm Mary down.
Tom sakin olmaya çalıştı ama başaramadı.Tom tried to relax, but he couldn't.
Sadece sakinleş ve endişelenmekten vazgeç.Just relax and quit worrying.
Sadece sakinleşin ve endişelenmekten vazgeçin.Just relax and quit worrying.
Sakin kalalım ve bunu enine boyuna düşünelim.Let's stay calm and think this through.
Sakin kalalım ve bunu enine boyuna dikkatlice düşünelim.Let's stay calm and think this through carefully.
Tatilleri sakin bir yerde geçirmek istiyoruz.We want to spend the holidays in a quiet place.
Bir sakinleştirici ister misiniz?Would you like a tranquilizer?
Hepimizin sakinleşmesini öneririm.I suggest we all calm down.
Sakin ol ve bana ne olduğunu anlat.Calm down and tell me what happened.
Hemşire sana bir sakinleştirici verdi.The nurse gave you a sedative.
Hemşire, Tom'a sakinleştirici verdi.The nurse has given Tom a sedative.
Tom sakindi.Tom was calm.
Tom sakin olmak için mücadele etti.Tom struggled to keep calm.