Sakin bir yere gidelim.Let's go somewhere quiet.
Hepimiz sakin olalım.Let's all just calm down.
Sakin kalmaya çalışalım.Let's try and stay calm.
Sadece sakin kalalım.Let's just stay calm.
Sadece sakinleşelim.Let's just calm down.
Sakin kalalım.Let's stay calm.
Ona önceden söylesek iyi olur, bu yüzden onu sakinleştirebiliriz.We had better tell her beforehand, so we can calm her down.
Sakinleşmeni istiyorum.I want you to relax.
Sakinleşmenizi istiyorum.I want you to relax.
Ben bir kasaba sakiniyim.I'm a town dweller.
Ben bir kent sakiniyim.I'm a city dweller.
Herkesin sakin olması gerekir.Everybody needs to calm down.
Onlar sakin.They're quiet.
Sakin kal.Stay cool.
Herkes sakin.Everyone's quiet.
Mahalle nasıl? Sakin mi? Gece gürültülü mü?How's the neighborhood? Quiet? Noisy at night?
Sinirlerinizi sakinleştirin.Calm your nerves.
Sakin ol, oğlum.Calm down, son.
Biz sakiniz.We're cool.
Sen sakinsin.You're cool.
Ben sakinim.I'm cool.
Neden sakin olmuyorsunuz ve sorunun ne olduğunu bana söylemiyorsunuz?Why don't you calm down and tell me what the problem is?
Neden sadece sakinleşmiyorsun?Why don't you just calm down?
Neden sakin olmaya çalışmıyorsun?Why don't you try to relax?
Tom sakin kaldı.Tom remained calm.
Tom sakince oturdu.Tom sat calmly.
Tom sakin görünüyor.Tom seems calm.
Tom sakince konuştu.Tom spoke calmly.
Tom kendini sakinleştirdi.Tom steadied himself.
Tom sakince bekledi.Tom waited calmly.
Herkes sakinleşti.Everyone quieted down.
Herkes sakin kaldı.Everyone stayed calm.
Her şey sakin görünüyordu.Everything seemed calm.
Sadece sakin kal.Just stay calm.
Şimdi sakin ol.Now calm down.
Şimdi sakin dur.Now stand still.
İşler daha sakin.Things are quieter.
Çok daha sonrasına kadar sakinleşmedi.He didn't calm down until much later.
Fırtına sakinleşti.The storm let up.
Fırtınadan sonra bir sakinlik vardı.There was a calm after the storm.
Bu, iki yüz sakini olan bir köy.It's a village of two hundred inhabitants.
Tom sakinleşti.Tom has calmed down.
Tom kesinlikle sakin.Tom is absolutely calm.
Tom şimdi daha sakin.Tom is calmer now.
Tom sakinleşiyor.Tom is calming down.
Bana sakinleşmemi söyleme.Don't tell me to calm down.
Bana sakinleşmemi söylemeyin.Don't tell me to mellow out.
Sakın bana sakin olmamı söyleme.Don't you tell me to relax.
Tom'u sakinleştiremedim.I couldn't calm Tom down.
Sadece Tom'un sakinleşmesini istedim.I just wanted Tom to calm down.
Tom'a sakin kalmasını söylemeyi sürdürdüm.I kept telling Tom to calm down.
Sakin olacağıma söz veriyorum.I promise I'll be quiet.
Sakin ol dedim.I said be quiet!
Tom ve Mary, John'u sakinleştirmeye çalışıyorlar.Tom and Mary are trying to calm John down.
Tom ve Mary sakin bir köşede bir masadalar.Tom and Mary are at a table in a quiet corner.
Tom ve Mary birlikte sakin bir anın tadını çıkardı.Tom and Mary enjoyed a quiet moment together.
Fırtınadan sonra gelen sakinlik.The calm that comes after the storm.
Bu sakin bir sokak.This is a quiet street.
Tom'un sakinleşmesini bekliyorum.I'm waiting for Tom to cool down.
Tom Mary'yi sakinleştirmeyi denedi.Tom attempted to calm Mary down.