Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Vậy nên điều đầu tiên mà hầu như mọi y tá đều làm là nắm tay bệnh nhân để an ủi họ.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Και το πρώτο πράγμα που λίγο - πολύ έκανε κάθε νοσοκόμα, ήταν να κρατάει το χέρι του ασθενή για παρηγοριά.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Затова първото, което общо взето всяка сестра правеше, беше да хване ръката на пациента, за да го утеши.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.И первое, что почти всегда делает каждая медсестра, она берет пациента за руку, чтобы как-то успокоить его.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.אז הדבר הראשון שכל אחות עשתה, היה להחזיק את היד של החולה לנחמה. מחווה אנושית --
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.ولذا فإن أول شيء عادة ما تفعله كل ممرضة، أن تمسك بيد المريض لتهدئته. لفتة إنسانية --
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.患者の手を握って安心させることでした 人間的な行動です- このため両方の手を利用したデータ入力は 全く不可能でした
Bunlara ek olarak, Kivenkolo sakinleri toplantı salonunda da Fince dili alıştırmalarına katılabilirsiniz.Il est possible de pratiquer le finnois dans le local des résidents de Kivenkolo.
Bunlara ek olarak, Kivenkolo sakinleri toplantı salonunda da Fince dili alıştırmalarına katılabilirsiniz.Man kan även träna sina finskakunskaper i invånarlokalen i Kivenkolo.
Bunlara ek olarak, Kivenkolo sakinleri toplantı salonunda da Fince dili alıştırmalarına katılabilirsiniz.Suomen kieltä voi harjoitella myös Kivenkolon asukastilassa.
Bunlara ek olarak, Kivenkolo sakinleri toplantı salonunda da Fince dili alıştırmalarına katılabilirsiniz.También se puede practicar el finés en el espacio social Kivenkolo.
Bunlara ek olarak, Kivenkolo sakinleri toplantı salonunda da Fince dili alıştırmalarına katılabilirsiniz.Попрактиковаться в финском языке вы можете в Объединении жильцов Кивенколо.
Bunlara ek olarak, Kivenkolo sakinleri toplantı salonunda da Fince dili alıştırmalarına katılabilirsiniz.من الممكن ممارسة اللغة الفنلندية أيضاً في نادي السكان "كيفينكولو" Kivenkolo.
Bunlardan bazıları canlı, bazıları ise daha sakin bir tavra sahipti.침착한 회사들이 저희 영화에
Bunlardan bazıları canlı, bazıları ise daha sakin bir tavra sahipti.שהיו חברות "אפ" וחברות "דאון"
Bunlardan bazıları canlı, bazıları ise daha sakin bir tavra sahipti.الشركات الصاعدة والهابطة
Bunlardan bazıları canlı, bazıları ise daha sakin bir tavra sahipti.「ダメ」と言い 参加を拒みました
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.A poněvadž tomu odpíráno býti nemůže, slušné jest, abyste se upokojili a nic kvapně nečinili.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.A ponieważ się temu nikt sprzeciwić nie może, słuszna, abyście się uspokoili, a nic skwapliwie nie czynili.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Bởi điều đó thật chối cãi chẳng nỗi, nên các ngươi khá ở yên, đừng làm sự gì vội vả.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Bởi điều đó thật chối_cãi chẳng nỗi , nên các ngươi khá ở yên , đừng làm sự gì vội vả .
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Cela étant incontestable, vous devez vous calmer, et ne rien faire avec précipitation.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Da nu ingen motsier dette, må I holde eder rolige og ikke foreta eder noget forhastet.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Dat zal geen mens ontkennen. Blijf dus kalm en doe geen domme dingen.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Eftersom ju ingen kan bestrida detta, bören I hålla eder lugna och icke företaga eder något förhastat.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Ker se torej temu ne more ugovarjati, je treba, da se umirite in se v ničemer ne prenaglite.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.이 일이 그렇지 않다 할 수 없으니 너희가 가만히 있어서 무엇이든지 경솔히 아니하여야 하리라
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Koska ei kukaan voi tätä kieltää, tulee teidän siis pysyä rauhallisina eikä tehdä mitään harkitsematonta.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Når altså dette er uimodsigeligt, bør I være rolige og ikke foretage eder noget fremfusende.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Poiché questi fatti sono incontestabili, è necessario che stiate calmi e non compiate gesti inconsulti
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Tidak seorang pun dapat membantah hal itu. Karena itu tenanglah dan jangan melakukan sesuatu dengan gegabah
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Weil das nun unwidersprechlich ist, so sollt ihr ja stille sein und nichts Unbedächtiges handeln.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Ya que esto no puede ser contradicho, conviene que os apacigüéis y que no hagáis nada precipitado
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Επειδη λοιπον ταυτα ειναι αναντιρρητα, πρεπει σεις να ησυχαζητε και να μη πραττητε μηδεν προπετες.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.А коли нїчого проти сього не можна сказати, то треба вам угамуватись і нїчого нерозважно не робити.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.Если же в этом нет спора, то надобно вам быть спокойными и не поступать опрометчиво.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.ויען אשר אין לכחש בדברים האלה ראוי לכם להיות שקטים ולא לעשות דבר נמהר׃
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.فاذ كانت هذه الاشياء لا تقاوم ينبغي ان تكونوا هادئين ولا تفعلوا شيئا اقتحاما.
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.這 事 既 是 駁 不 倒 的 、 你 們 就 當 安 靜 、 不 可 造 次
Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.這事 既 是 駁不倒 的 、 你 們就當安靜 、 不 可 造次
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.A kettő között pedig van két óra, amit elmélkedő csöndben töltenek az ágyban.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.A medzitým zažívajú v posteli dve hodiny meditatívneho ticha.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.A mezitím mají pár hodin meditativního ticha v posteli.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Dazwischen verbringen sie ein paar Stunden in meditativer Ruhe im Bett.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Di antaranya, mereka menghabiskan beberapa jam untuk bertapa dengan tenang di tempat tidur.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Et entre les deux périodes, ils passent une ou deux heures dans une sorte de calme méditatif au lit.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.그리고 그 사이 몇 시간동안 침대 안에서 일종의 명상적인 고요의 시간을 가집니다.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Nel mezzo, hanno qualche ora di una specie di calma meditativa a letto.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Och däremellan, har de några timmar med något av meditativ tystnad i sängen.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Og i mellemtiden, har de et par timer med en form for meditativ stilhed i sengen.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Şi între, au două ore de linişte meditativă în pat.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Têm, pelo meio, umas duas horas de uma espécie de descanso meditativo, na cama.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Tussenin hebben ze een paar uren van een soort meditatieve rust in bed.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Và giữa 2 khoảng đó, họ có khoảng 2 tiếng nằm trên giường, vắt tay lên trán suy tư.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Vmes imajo približno dve uri meditativne tišine v postelji.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.W przerwie mają parę godzin medytacyjnego spokoju.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Y, entre medio, tienen un par de horas de tranquila meditación en la cama.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Στο ενδιάμεσο, έχουν μερικές ώρες για μία περίοδο συλλογισμού στο κρεβάτι.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.А междувременно имат няколко часа на медитативна почивка в леглото.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Во время двухчасового перерыва они спокойно лежат в кровати в состоянии похожем на медитативное.