Ana içeriğe geç
Sözlük

sakin ile cümle

sakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece herkes sakinleşebiliyor ve kendine hakim olabiliyor ve onları Tanrı'ya havale edebiliyor."그는 쿨, 재생할 수 있습니다. 진정 하 고 수집 및 하나님의 손에 맡겨. "
Brahman'nın egosu sakinleşti... ...kadın mahvolmuştu... ...ve tek gözlü maymun gitti.남편 브라만은 자존심을 세울 수 있었고, 그 여인은.. 파멸했습니다. 그리고 남겨진 외눈박이 원숭이는
Brahman'nın egosu sakinleşti... ...kadın mahvolmuştu... ...ve tek gözlü maymun gitti.l'orgoglio di un Bramino fu placato, una donna... fu rovinata, ed una scimmia da un occhio solo rimase...
Brahman'nın egosu sakinleşti... ...kadın mahvolmuştu... ...ve tek gözlü maymun gitti.Брахмин был умиротворён, женщина ... была растоптана, а одноглазая обезьяна осталась
Brahman'nın egosu sakinleşti... ...kadın mahvolmuştu... ...ve tek gözlü maymun gitti.האגו של ברהמין בא על סיפוקו, אישה... נותרה הרוסה, וקופה שתומת- עין נותרה...
Brahman'nın egosu sakinleşti... ...kadın mahvolmuştu... ...ve tek gözlü maymun gitti.وأن كبرياء برامين قد أهين وإمرأة قد دمرت والقرد بعين واحدة
Brahman'nın egosu sakinleşti... ...kadın mahvolmuştu... ...ve tek gözlü maymun gitti.彼女の心は傷つけられ 片目の猿は...私たち人間が言う
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.Az ebben a világ tetején lévő temetőben elhantoltak nagy része gyermek.
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.Casi todos los ocupantes de este cementerio en el tejado del mundo son niños.
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.De begravda i den här kyrkogården, på världens taket, är nästan alla barn.
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.Die Toten, die auf diesem Friedhof auf dem Dach der Welt liegen, sind fast alle Kinder.
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.Na tym cmentarzu na dachu świata leżą głównie dzieci
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.Obyvatelia tohto cintorínu na streche sveta sú väčšinou deti.
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.Os habitantes deste cemitério, no tecto do mundo... ...são, na sua maior parte, crianças.
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.Penghuni pemakaman di atap dunia ini kebanyakan anak-anak
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.Prebivalci tega pokopališča na vrhu sveta so večinoma otroci.
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.Οι τάφοι σε αυτό το νεκροταφείο, στην οροφή του κόσμου, είναι κυρίως παιδιών.
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.Обитатели этого кладбища на крыше мира - в основном дети
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.הדיירים בבית הקברות הזה .על גג העולם, הם בעיקר ילדים
Bu dünyanın çatısındaki mezarlığın sakinleri genelde çocuklar.エルアルトからボリビアの 首都ラパスを見渡せます
Bu evlerin sakinleri ise nehir manzarası olmayan toplu konutlara yerleştirilmiş.Da quel momento gli abitanti sono stati inviati in "case popolari" senza la loro vista sul fiume Douro.
Bu evlerin sakinleri ise nehir manzarası olmayan toplu konutlara yerleştirilmiş.La población ya se ha desplazado a la "vivienda social" sin vistas al río Duero.
Bu evlerin sakinleri ise nehir manzarası olmayan toplu konutlara yerleştirilmiş.Les habitants ont été logés dans des "habitats sociaux" sans vue sur le fleuve Douro.
Bu evlerin sakinleri ise nehir manzarası olmayan toplu konutlara yerleştirilmiş.Seitdem wurden die Bewohner in "Sozialwohnungen" untergebracht, ohne Blick auf den Fluss Douro.
Bu evlerin sakinleri ise nehir manzarası olmayan toplu konutlara yerleştirilmiş.С тех пор жителей переселили в социальное жилье без видов на реку Douro.
Bu ferah ve sakinleştiricidir.Rozpoznajemy go jako kolor zimny i uspokajający.
-Bu iyi. -Herşey sakin mi? -Herşey sakin efendim.- Dobrej nocy.
-Bu iyi. -Herşey sakin mi? -Herşey sakin efendim.- Lahko noč.
Bu küçük duyguların sakinleşmesi ve dengelenmesi için savaş veriyorum.Bojuji za ty drobné pocity, za to abych byl klidný a vyrovnaný.
Bu küçük duyguların sakinleşmesi ve dengelenmesi için savaş veriyorum.Ich kämpfe für diese kleinen Gefühle und dafür ruhig und ausgeglichen zu sein.
Bu küçük duyguların sakinleşmesi ve dengelenmesi için savaş veriyorum.Walczę o te małe uczucia i o t by być spokojnym i zbalansowanym.
Bu küçük duyguların sakinleşmesi ve dengelenmesi için savaş veriyorum.Παλεύω για όλα αυτά τα μικρά, για ηρεμία και ισορροπία.
Bu küçük duyguların sakinleşmesi ve dengelenmesi için savaş veriyorum.Я борюсь за все эти маленькие чувства, чтобы быть спокойным и сбалансированным.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.저는 건축이 cool 하지 말아야 한다고 믿습니다.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Deswegen sollte es nicht cool sein.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Dlatego nie powinna być chłodna.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Donc, je crois qu'elle ne devrait pas être froide.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Ezért azt gondolom, hogy nem kellene hogy hűvös legyen.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Per questo penso che non dovrebbe essere fredda.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Portanto acho que não deve ser "fixe".
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Por tanto, creo que no debería ser "cool".
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Prin urmare cred că nu ar trebui să fie "cool".(n.t. mişto)
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Vì thế tôi tin rằng nó không nên lạnh lùng.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.Затова вярвам, че тя не трябва да е хладна.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.לכן בעיני היא לא צריכה להיות רגועה.
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.لذا أعتقد أنه لا ينبغي أن تكون طريفة
Bundan dolayı ben mimarinin sakin olmaması gerektiğine inanırım.そのような冷たい建築は、非常に高く評価されますが
Bu nedenledir ki, yeni doğan bebekler annelerinin kokusunu alabildiklerinde rahatlar ve sakinleşirler.Esta é a razão por que um recém-nascido se tranquiliza e relaxa quando sente o cheiro da mãe.
Bu nedenledir ki, yeni doğan bebekler annelerinin kokusunu alabildiklerinde rahatlar ve sakinleşirler.이것이 바로 신생아가 엄마 냄새를 맡으면 편안함을 느끼고, 안정을 찾게 되는 이유입니다.
Bu nedenledir ki, yeni doğan bebekler annelerinin kokusunu alabildiklerinde rahatlar ve sakinleşirler.Questo è il motivo per cui un neonato si rilassa e si calma quando sente l'odore della mamma.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.A primeira coisa que quase todas as enfermeiras faziam, era segurar na mão do doente para os confortar.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Aşa că primul lucru pe care îl făcea fiecare asistentă era să ţină mâna pacientului ca să-l consoleze.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Así es que lo primero que cada enfermera hacía era sostener la mano del paciente para brindarles confort.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Dus het eerste wat elke verpleegster deed, was de hand van de patiënt vasthouden ter geruststelling.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.그래서 모든 간호사들이 아마도 처음으로 하게되는 일은 환자의 손을 잡아서 조금이라도 편안하게 해주려고 하는 것입니다. 인간적인 행동이지요.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Pierwsze, co robiła prawie każda pielęgniarka, to ujęcie dłoni pacjenta, żeby dodać mu otuchy.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Praktisch alle Pfleger nahmen also als Erstes die Hand des Patienten, um ihn zu beruhigen.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.První věc, kterou sestra udělá je, že drží pacientovu ruku, aby ho uklidnila.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Quindi la prima cosa che praticamente ogni infermiere faceva era tenere la mano del paziente per calmarlo.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Szóval a nővérek első dolga mindig az volt, hogy vigasztalólag megfogták a páciens kezét.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod